ESKİ BAŞKANA HAPİS CEZASI

Bağbaşı Kültür Merkezi’nin inşası sırasında yapılan ödeme protokolünü ihlal ettiği bu yolla 8 milyon lira kamu zararına neden olduğu ileri sürülen önceki dönem Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin hakkındaki karar çıktı. Yeni Parti Pamukkale İlçe Başkanı Uğur Coşkun, Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Gürlesin’e 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası verdiğini duyurdu.

Pamukkale Belediyesi önceki dönem başkanı Ak Partili Hüseyin Gürlesin’in, Bağbaşı Kültür Merkezi’nin inşasını gerçekleştiren müteahhit firmalara yaptığı ödemeler nedeniyle ceza aldığı duyuruldu.

2024 yerel seçimlerinde partisi tarafından yeniden aday gösterilmeyen Gürlesin’in yerine Avni Örki aday gösterilmiş ve seçimi kazanmıştı. Dönemin CHP Pamukkale İlçe Başkanı Osman Tabu, Bağbaşı Kültür Merkezi’nin inşasına yönelik iddiaları 2018 yılında yargıya taşımıştı.

Hakkında “Görevi Kötüye Kullanma” suçlamasıyla dava açılan Hüseyin Gürlesin’in Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyasında karar çıktı. Mahkeme heyetinin 14 Ekim’deki kararında Gürlesin’e 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası verildi.

FİNANS ŞİRKETİ YERİNE MÜTEAHHİTE ÖDEME YAPILMIŞ

Müteahhit firma, ilçe belediyesi ve bir finans şirketi arasında ‘Temlik Sözleşmesi’ bulunmasına rağmen belediyenin ödemelerini doğrudan yüklenici firmalara yaptığı iddia edilmişti. Ödeme alamayan finans şirketinin alacağını talep etmesi üzerine Pamukkale Belediyesi’nin bu şirkete de ödeme yapmak zorunda kaldığı, müteahhit firmanın batması nedeniyle zarar giderimi de yapamadığı belirtiliyor. Kararda Pamukkale Belediyesi’nin 8 milyon lira zarara uğratıldığı belirtiliyor.

ADALETTE ÇİFTE STANDART İDDİASI

Dosyayı örnek gösteren Yeni Parti Pamukkale İlçe Başkanı Uğur Coşkun; “Karar metninde, dosyaya konu olan işlemler ve usulsüz ödemeler nedeniyle Pamukkale Belediyesinin milyonlarca liralık kamu zararına yol açıldığı belirtilmektedir. Halkın vergileriyle oluşturulan kamu kaynaklarının kullanımı söz konusu olduğunda, bu tutar görmezden gelinebilecek bir mesele değildir.

Aradan geçen yıllara ve siyasi değişimlere rağmen kamu yararını önceleyen bir tutumun önemini özellikle vurgulamak isteriz. Ancak bu karar, kamu zararının hesabının sorulması kadar, yargı uygulamalarında eşitlik meselesini de gündeme getirmektedir. Muhalefet partilerine mensup siyasetçiler ve belediye yöneticileri hakkında henüz soruşturma aşamasında bulunan iddialar nedeniyle sabaha karşı gözaltı işlemleri yapıldığı, devamında tutuklama tedbirlerinin uygulandığı ve mal varlıklarına el konulduğu tüm kamuoyunun malumudur” ifadelerini kullandı.

MUHALEFET OLSAYDI, SABAHA KARŞI ALINIRDI

Coşkun açıklamasında şu soruları yöneltti: “Şayet milyonlarca kamu zararı muhalefetteki bir belediye başkanı tarafından yapılmış olsaydı, o belediye başkanı sabaha karşı bir operasyonla gözaltına alınıp tutuklanır mıydı, tutuklanmaz mıydı?

Milyonlarca kamu zararının yaşandığı dönemde AKP’li belediye başkanının hiç tutuklanmamış olması mı normaldir yoksa bugün muhalefet partilerindeki belediye başkanlarının ve bürokratlarının yaşadıkları mı normaldir?

Kamu zararının hesabı sorulurken de soruşturma ve tutuklama tedbirleri uygulanırken de aynı hukuk ilkeleri herkes için geçerli değil midir?”

Tutuklanmamaya yönelik bir itirazları olmadığını, ancak adalet ölçülerinin siyasi kimliğe göre farklı uygulandığı yönündeki algıya itiraz ettiklerini belirten Coşkun; “Hukuk, iktidara yakın olanlar için başka, muhalefette yer alanlar için başka türlü işlememelidir. Şüphe, hiç kimse bakımından peşinen suçluluk anlamına gelmediği gibi, yargı süreçlerinde de herkese aynı hukuki güvenceler ve ölçütler uygulanmalıdır. Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İntikam değil, adalettir. Siyasi kimliğe göre değişen uygulamalar değil, bağımsız ve tarafsız yargıdır” diye konuştu.