KAYMAKAMA SARI POŞİLİ DAVET

Denizli'nin Çal ilçesindeki 853 yıllık "Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı" etkinliği öncesi Aşağıseyit Mahalle Muhtarı Saffet Oğuz, Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran’ı makamında ziyaret ederek, Türk kültüründe önemli bir yeri olan sarı poşi verdiği kaymakamı etkinliğe davet etti.

Denizli’nin köklü geleneklerinden biri olan ve 8 asrı aşkın süredir yaşatılan Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı için hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan etkinlik Çal ilçesinin Aşağıseyit Mahallesi Köprübaşı mevkisinde 22-23 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek.

SARI POŞİ İLE DAVET

Bu yıl 853’üncüsü gerçekleştirilecek Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı etkinliği öncesi Aşağıseyit Mahalle Muhtarı Saffet Oğuz, Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran’ı makamında ziyaret ederek, hafta sonu gerçekleştirilecek köklü programa davet etti. Ziyaret sırasında Aşağıseyit Muhtarı Oğuz, Yörük-Türkmen kültürü açısından simgesel bir değeri bulunan sarı renkli poşiyi Kaymakam Kuran’a hediye etti.

Mahallelerinde, 8 yüzyılı aşkın zamandır önemli bir geleneği yaşatmanın onur ve gururunu yaşadıklarını belirten Muhtar Oğuz, “Geleneksel kıyafetler ve kültürel motifler arasında önemli bir yere sahip olan sarı poşi; Türk kültüründe ve Yörük geleneğinde bereketi, toprağın verimliliğini, güneşi, misafirperverliği ve köklü aidiyeti simgelemektedir. Geçmişten bu yana başa sarılan veya boyuna takılan bu özel örtü, zorlu doğa şartlarına karşı işlevsel bir kullanım sunmasının yanı sıra bölgenin kültürel kimliğini ve geleneksel giyim kuşam kültürünü kuşaktan kuşağa aktaran en önemli unsurlar arasında yer alıyor” dedi.

“GELENEĞİN COŞKUNU YİNE YAŞAYACAĞIZ”

Nazik davet ve anlamlı hediye dolayısıyla duyduğu memnuniyeti dile getiren Çal Kaymakamı Kuran, köklü mirasa sahip çıkacaklarını vurgulayarak şunları kaydetti: "850 yılı aşkın zamandır düzenlenen geleneksel Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramına büyük bir heyecanla katılacağım. Bu eşsiz kültürün yaşatılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."

Çobanların kınalı koçları ve koyun sürülerini Büyük Menderes Nehri'nin bir yakasından diğerine geçirdiği bu köklü gelenek, bu yıl da yüzlerce yıllık ritüelleri ve renkli görüntüleri meraklılarıyla buluşturacak. Çoban ile beyin kızının birbirlerine aşık olması ve kızını vermek istemeyen beyin çobana kızıyla evlenebilmesi için ‘koyunlara 3 gün boyunca tuz yedirip, Büyük Menderes Nehri’nden su içirmeden karşıya geçirmesi’ne dayanan bu gelenek bu yıl da çobanların ve kınalı koçların heyecan dolu mücadelesine sahne olacak.