GELİŞTİRDİKLERİ DEPREME DAYANIKLI YAPI PROJESİ DÜNYA BİRİNCİSİ OLDU
İzmir’de mühendislik bölümü öğrencileri, geliştirdikleri depreme dayanıklı yapı tasarımı projesiyle ABD’deki yarışmada dünya birincisi oldu.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi bünyesinde yer alan ve inşaat mühendisi öğrencilerinden oluşan Sismik Takımı, ‘depreme dayanıklı yapı tasarım’ projesi geliştirdi. Ekip, bu proje ile 13-17 Temmuz tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Oregon eyaletine bağlı Portland şehrinde düzenlenen EERI SDC 2026’ya (Deprem Mühendisliği Araştırma Enstitüsü Sismik Tasarım Yarışması) katıldı.
Yarışma kapsamında, tasarlanan çok katlı bina maketleri gerçek deprem ivmelerini simüle eden sarsma tablası üzerinde test edildi. Yapının iki farklı deprem simülasyonuna dayanıklılığının yanı sıra sönümleyici tasarımı, sayısal modelleme tahminleri, maliyet analizi, mimari estetik ve teklif dosyası sunumları da jüri tarafından değerlendirildi. Proje, değerlendirmelerin ardından dünyanın çeşitli ülkelerinden katılan 49 üniversiteyi geride bırakarak dünya 1’incisi seçildi. Ekip, elde ettiği bu başarıyla yarışma tarihinde şampiyon olan ilk Türk takımı unvanını kazandı.
Projeye dair bilgilendirmelerde bulunan İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hasan Emre Demirci "Deprem Mühendisliği Araştırma Enstitüsü’nün 23 yıldır düzenlediği uluslararası bir yarışma. Yarışmaya Amerika, Kanada, Avustralya, İngiltere, Avrupa ve Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere dünyanın en iyi üniversitelerinden katılan takımlar yer alıyor. Buradaki temel amaç, her sene paylaşılan teknik şartnameye uygun olarak proje geliştirmek ve bu projeyi bir makete dönüştürmek. Ayrıca yapılan maketin sayısal modellemelerle tahmin edilmesi gereken durumları var. Bunlar yapı ivmesi, yapı deplasmanı gibi değerlerdir. Bu değerlerin tahmin edilmesi, ardından projenin mimari ve estetik açıdan düzgün bir şekilde geliştirilmesi gerekiyor. Orada yaptığımız maket aynı zamanda sarsma tablası deneylerine tabi tutuluyor. Aslında deprem simülasyonu sağlayan bir sistemdir. Yapıya tek bir deprem değil, iki farklı deprem simülasyonu uygulanıyor. Bu iki deprem altında yapınız ayakta kalırsa testi geçmiş oluyorsunuz" diye konuştu.
Yapıya gelen deprem etkilerini azaltmak için sönümleyicilerin de tasarlandığını ifade eden Demirci, "Sönümleyici, yapı üzerine konumlandırılan bir alettir. Depremden gelen ivmeleri ve yapı deplasmanlarını azaltarak binaya, kolonlara ve taşıyıcı elemanlara gelecek kuvvetleri düşürür. Biz de yarışma kapsamında yenilikçi bir sönümleyici tasarladık. Öğrencilerimiz henüz mezun olup mühendislik unvanını almadan yapı tasarımı projesinde yer alıyorlar. Stres, zaman yönetimi ve karşılaştıkları birçok problemi bu projenin içinde öğrenip deneyimliyorlar" dedi.
"Türkiye’de birincilik alan ilk üniversite olduk"
"Depremin büyüklüğünden ziyade, geçmişte yaşanmış depremlerin ivme-zaman kayıtları sarsma tablasına veriliyor" diyen Demirci, şunları kaydetti:
"Bu sarsma tablasında, San Francisco depremi kayıtları kullanılabiliyor. Türkiye’de ve dünyada depremleri ölçen istasyonlara gelen ivme-zaman kayıtları yapıya aktarılıyor ve gerçek bir deprem altında yapının nasıl davrandığına bakılıyor. Yarışmada daha önce Türkiye’den birincilik alan hiçbir üniversite olmamıştı. Bunu biz başardık ve ülkemizi gururla temsil ettik. Bu da bizi çok mutlu etti. Biz bir deprem ülkesiyiz ancak Kaliforniya, İtalya veya Yunanistan gibi dünyada deprem riski yüksek başka bölgeler de var. 9 öğrencimle beraber bir sene boyunca gece gündüz demeden, çok yoğun bir tempoda çalıştık. Asıl emek öğrencilerimizin. Çünkü burayı ev bilerek çalıştılar ve sonunda ülkemize ile üniversitemize bu başarıyı getirdiler. Onlarla gurur duyuyoruz."
"Tarifsiz bir mutluluktu"
İki senedir yarışmaya katılan takım kaptanı mühendislik bölümü öğrencisi Muhammet Haktan Korkmaz, "Yaklaşık 10-11 ay süren, çok güzel ve heyecanlı bir çalışma dönemi geçirdik. Bu süreçte verdiğimiz emeği bir başarıyla taçlandırmak çok önemliydi. Bizi en çok mutlu eden şey, bu kadar kişinin desteğinin ve beklentisinin karşılığını verebilmek oldu. Hepimizin tek bir amacı vardı, birinci olmak. Yarışma anındaki heyecanımız tarif edilemezdi. Yarıştığımız rakipler çok ciddi üniversitelerdi. Biz görece daha yeni bir üniversite olduğumuz için belki de birçok kişinin yapamayacağımızı düşündüğü bir konumdaydık. Aralarında çok köklü kurumların da yer aldığı yaklaşık 49 üniversite arasından böyle bir başarı elde etmek tarifi mümkün olmayan bir duygu. Arkadaşlarımla sarılırken bir an arkama döndüm, 500 kişinin bizi ayakta alkışladığını gördüm. Tarifsiz bir mutluluktu" cümlelerine yer verdi.
"Zorluklar yaşadık, omuz omuza vererek çözüm bulduk"
Sürecin zorlu olduğunu ve çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını ifade eden mühendislik bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Ayça Dervişoğlu, "Arkadaşlarımızla omuz omuza vererek hepsine bir çözüm bulduk. Çok yorucu bir dönem olsa da disiplinli ve planlı bir şekilde çalışarak tüm zorlukların üstesinden geldik. Türkiye’ye böyle güzel bir ödül getirmek hem bizi hem de ailelerimizi çok gururlandırdı. Okulumuz da bu süreçte bize büyük destek sağladı. Yarışma bize mesleki açıdan çok şey kazandırdı. Önümüze çıkan bir projede sorunlarla karşılaştığımızda bunları nasıl çözmemiz gerektiğini bizzat tecrübe ettik. Ödülün ötesinde, hayatımızı belki de değiştirecek çok büyük bir deneyim kazandık. Çok mutlu ve gururluyuz" diye vurguladı.
Makette kullandıkları, bulunması çok zor olan bir malzemenin olduğunu ve yarışmaya az bir süre kala bu malzemeyle ilgili sıkıntı yaşadıklarını belirten Dervişoğlu, şöyle devam etti:
"Pes etmeyip çözümü kendimiz ürettik. Büyük parçaları alıp tek tek keserek ihtiyacımız olan malzemeyi kendi imkanlarımızla hazırladık. Binamızı zamanında ve eksiksiz bir şekilde tamamlamayı başardık. Yarışma alanında da diğer üniversitelerden gelen katılımcılar, binamızdaki el işçiliğini görünce çok şaşırdılar ve çalışmamızı çok beğendiler."




