KÜTAHYA’DA UZMANINDAN MANTAR UYARISI
Kütahya Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Aycan Acet, sonbahar mevsimiyle birlikte doğada mantarların çoğalması üzerine vatandaşları mantar zehirlenmelerine karşı uyardı. Zehirli mantarların ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirten Acet, bazı zehirlenmelerde belirtilerin günler, hatta haftalar sonra ortaya çıkabildiğini söyledi. Acet, yakın zamanda sosyal medyada fotoğrafını gördüğü mantarı toplayarak tüketen bir vatandaşın böbreklerinde diyaliz gerektirecek düzeyde hasar meydana geldiğini de açıkladı.
Sonbaharda yağışların artması, nem oranının yükselmesi ve havanın ılık seyretmesiyle birlikte doğada mantarların yetişmesi için uygun şartlar oluşuyor. Özellikle kırsal bölgelerde vatandaşların doğadan mantar toplama alışkanlığının devam etmesi, zehirlenme vakaları açısından risk oluşturuyor. Kütahya Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Aycan Acet, zehirli mantarların yenilebilir türlere çok benzediğini ve bu mantarların uzman olmayan kişiler tarafından ayırt edilmesinin neredeyse imkânsız olduğunu belirterek, doğadan toplanan mantarların tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.
Zehirli mantarlar yenilebilir türlere benzeyebiliyor
Mantar zehirlenmelerinin özellikle sonbahar aylarında daha fazla gündeme geldiğini ifade eden Acet, yağış ve nemin artmasıyla doğada mantar miktarının çoğaldığını söyledi.
Kırsal bölgelerde mantar toplamanın uzun yıllardır devam eden bir alışkanlık olduğuna dikkat çeken Acet, "Sonbaharda yağışlar artıyor, nem yükseliyor ve hava ılık kalıyor. Bu şartlarda doğada mantarın en bol çıktığı dönemi oluşturuyor. Özellikle kırsal bölgelerde mantar toplamak eskiden beri süren bir alışkanlık. Ancak zehirli türlerin pek çoğu yenebilen mantarlara çok benziyor ve ayırt etmek uzman olmayan biri için neredeyse imkânsız" dedi.
Bulantı, kusma ve karın ağrısına dikkat
Mantar zehirlenmelerinde görülen belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişiklik gösterdiğini belirten Aycan Acet, en sık karşılaşılan şikâyetlerin mide ve bağırsak sistemiyle ilgili olduğunu kaydetti.
Acet, "En sık görülen ilk belirtiler mide ve bağırsakla ilgilidir: bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal. Bazı türler baş dönmesi, sersemlik, bilinç bulanıklığı ve halüsinasyonlara da yol açabilir" ifadelerini kullandı.
Zehirlenmelerde belirtilerin ortaya çıkış süresinin de önemli olduğuna işaret eden Acet, bazı ölümcül mantar türlerinde şikâyetlerin 6 ila 24 saat sonra başladığını, böbreklere zarar veren bazı türlerde ise belirtilerin birkaç gün, hatta birkaç hafta sonra görülebildiğini söyledi.
Mantar tüketiminin ardından uzun süre herhangi bir şikâyet yaşanmamasının kişinin güvende olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Acet, vatandaşların bu konuda dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
Kendini iyi hissetmek tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor
Bazı mantar zehirlenmelerinde hastaların ilk kusma ve ishal döneminin ardından 1 ila 2 gün boyunca kendilerini iyi hissedebildiğini belirten Dr. Acet, bu durumun ciddi bir yanılgıya neden olabileceğini söyledi.
Acet, "Bu zehirlenmelerde ilk kusma ve ishal döneminin ardından hastanın 1 ila 2 gün kendini iyi hissettiği aldatıcı bir düzelme dönemi yaşanabilir. Hasta ve yakınları bu dönemde tehlikenin geçtiğini sanır, oysa karaciğer hasarı sessizce ilerlemektedir" diye konuştu.
Bu nedenle mantar yedikten sonra ilk belirtilerin hafiflemesinin veya tamamen ortadan kalkmasının zehirlenmenin sona erdiği şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Karaciğer ve böbrek yetmezliğine yol açabiliyor
Mantar zehirlenmelerinin bazı durumlarda hayati tehlike oluşturduğunu belirten Aycan Acet, mantar kaynaklı ölümlerin büyük ekseriyet içeren mantar türlerinin sorumlu olduğunu ifade etti.
Bu tür zehirlenmelerde ölümün genellikle akut karaciğer yetmezliği, buna eşlik eden böbrek yetmezliği ve kanama bozukluklarından kaynaklandığını aktaran Acet, bazı hastaların hayatta kalabilmesi için karaciğer nakline ihtiyaç duyabildiğini kaydetti.
Sosyal medyadaki mantar fotoğraflarına güvenmeyin
Mantarların fotoğraflarına bakılarak yenilebilir olup olmadığına karar verilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Acet, yakın zamanda yaşanan bir vakayı da paylaştı.
Sosyal medyada fotoğrafını gördüğü mantarı doğadan toplayarak tüketen bir vatandaşın böbreklerinde diyaliz tedavisi gerektirecek düzeyde hasar meydana geldiğini açıklayan Acet, hastanın takibinin sürdüğünü söyledi.
Bu olayın doğadan mantar toplama konusunda ne kadar dikkatli olunması gerektiğini gösterdiğini belirten Acet, yalnızca görüntüsüne veya başkalarının tavsiyelerine bakılarak mantar tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.
Zehirlenme şüphesinde 112 veya 114 aranmalı
Mantar zehirlenmesi şüphesinde zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirten Acet, vatandaşların belirtilerin ağırlaşmasını beklemeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni veya 114 Ulusal Zehir Danışma Merkezi’ni aramalarını ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalarını istedi.
Tüketilen mantarın artığının, pişmiş hâlinin veya kusmuk örneğinin sağlık kuruluşuna götürülmesinin mantar türünün belirlenmesine yardımcı olabileceğini ifade eden Acet, aynı yemekten tüketen kişilerin herhangi bir şikâyeti bulunmasa bile sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini kaydetti.
Evde kusturmaya çalışmak, süt ve yoğurt tüketmek ya da bitkisel yöntemlerle tedavi aramak gibi uygulamalardan kesinlikle kaçınılması gerektiğini belirten Aycan Acet, vatandaşlara özellikle sonbahar döneminde doğadan topladıkları ve türünden emin olmadıkları mantarları tüketmemeleri çağrısında bulundu.




