GÖZLER İÇSEL ÇATIŞMAYI ELE VERİYOR
Pamukkale Üniversitesi’nde 699 üniversite öğrencisiyle yürütülen araştırmada, güvenli ve korkulu bağlanma stillerinin göz hareketleri ve dikkat örüntülerinde farklılık gösterebildiği ortaya konuldu. Çalışma kapsamında geliştirilen “PAÜ Bağlanma İlişkili Duygusal İmaj Bataryası” bilimsel literatüre kazandırılırken, araştırma uluslararası psikoloji dergisi Current Psychology’de yayımlandı.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) araştırmacıları, yakın ilişkilerde insanların yaşadığı yakınlaşma ve uzaklaşma eğilimlerinin bakışlara nasıl yansıyabileceğini göz izleme teknolojisi kullanarak araştırdı. “Gözler Kalbin Aynası Mı?” başlığıyla duyurulan çalışma, bağlanma biçimleriyle dikkat süreçleri arasındaki ilişkiye yönelik dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Araştırma; PAÜ’den Doç. Dr. Turgut Türkdoğan, Arş. Gör. Funda Bekil, Arş. Gör. Dr. Ayşe Cansu Bilgen, Dr. Öğr. Üyesi Tolga Coşguner ve Doç. Dr. Ceren Tekin Karagöz tarafından gerçekleştirildi.
699 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ DEĞERLENDİRİLDİ
Çalışmanın ilk aşamasında 699 üniversite öğrencisinin bağlanma özellikleri değerlendirildi. Ardından güvenli ve korkulu bağlanma özelliklerinin belirgin olduğu 63 katılımcı araştırmanın göz izleme aşamasına dahil edildi.
Katılımcıların duygusal ve ilişkisel içerikli görüntülere yönelik bakışları göz izleme teknolojisiyle incelenerek dikkatlerinin hangi uyaranlara yöneldiği ve nerede yoğunlaştığı araştırıldı.
YAKINLIK VE YALNIZLIK İSTEĞİ DİKKATTE KENDİNİ GÖSTERDİ
Araştırmanın temel bulgularından biri, bağlanma stillerine özgü yakınlaşma ve uzaklaşma eğilimlerinin dikkat süreçlerinde de gözlemlenebilmesi oldu.
Güvenli bağlanan katılımcıların yakınlık ve duygusal destek içeren görüntülere daha belirgin şekilde yöneldiği görüldü.
Korkulu bağlanma özellikleri gösteren katılımcılarda ise yakınlığı ve yalnız kalmayı temsil eden görüntülerin birbirine yakın ölçüde dikkat çektiği belirlendi.
Araştırmacılar bu sonucun, korkulu bağlanmanın temelindeki yaklaşma-kaçınma çatışmasının dikkat düzeyinde de karşılık bulabileceğine işaret ettiğini değerlendirdi. Bulgular, yakınlık isteğinin ortadan kalkmadığını ancak yalnız kalma isteğinin de bununla birlikte varlığını sürdürebildiğini gösterdi.
STRES KARŞISINDA DA FARKLI DİKKAT ÖRÜNTÜLERİ
Çalışmada katılımcıların stres uyaranlarına yönelik dikkat tepkileri de incelendi.
Korkulu bağlanma özellikleri gösteren kişilerin özellikle benlik değerlendirmesi ve başarısızlık tehdidi içeren sahneler karşısında daha kaçınmacı bir dikkat örüntüsü sergilediği gözlendi.
Güvenli bağlanan katılımcıların ise stres verici uyaranlarla daha uzun süre bilişsel temas kurabildiği belirlendi.
Elde edilen sonuçlar, korkulu bağlanmada yalnızca kişilerarası yakınlık ve uzaklaşmanın değil, kişinin kendi benliğine yönelik değerlendirilme ve başarısızlık tehdidinin de dikkat süreçleriyle ilişkisini inceleyecek yeni çalışmalar için araştırma alanı oluşturdu.
PAÜ ADIYLA BİLİMSEL MATERYAL GELİŞTİRİLDİ
Araştırmanın önemli sonuçlarından biri de çalışma için özel olarak hazırlanan “PAÜ Bağlanma İlişkili Duygusal İmaj Bataryası” oldu.
Yakınlık, yalnızlık isteği, duygusal nötrleşme ve farklı bağlanma temalarını içeren özgün çizimlerden meydana gelen batarya, uzman değerlendirmeleri ve pilot çalışmalar sonucunda geliştirildi.
Böylece çalışma, bağlanma ve dikkat ilişkisine yönelik bulgular ortaya koymanın yanı sıra gelecekte göz izleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilecek araştırmalarda yararlanılabilecek özgün bir bilimsel materyalin literatüre kazandırılmasını sağladı.
Bataryaya PAÜ adının verilmesiyle Pamukkale Üniversitesi’nde geliştirilen bilimsel aracın ilerleyen dönemde farklı araştırmalarda kullanılması, akademik çalışmalarda atıf alması ve üniversitenin uluslararası bilimsel literatürdeki görünürlüğüne katkı sunması hedefleniyor.
İLİŞKİLERDEKİ YAKLAŞMA-KAÇINMA DİNAMİĞİNE YENİ BAKIŞ
Araştırmanın bulguları, günümüz ilişkilerinde tartışılan yoğun yakınlaşma ve ardından gelen ani uzaklaşma davranışlarını da gündeme getirdi.
Çalışmada “love bombing” veya “ghosting” gibi davranışlar doğrudan araştırılmadı. Ancak korkulu bağlanma özelliklerinde yakınlık ile yalnızlığın aynı anda dikkat çekebilmesinin, ilişkilerdeki yaklaşma-kaçınma dinamiklerinin gelecekte farklı araştırmalarla incelenmesine zemin oluşturabileceği belirtildi.
Uluslararası psikoloji dergisi Current Psychology’de yayımlanan araştırma, bağlanma stilleri arasındaki farklılıkların yalnızca insanların ne hissettiği veya ilişkilerinde nasıl davrandığı üzerinden değil; neye baktıkları, hangi uyaranlardan kaçındıkları ve dikkatlerini nerede sürdürdükleri üzerinden de araştırılabileceğini ortaya koydu.




