DENİB BAŞKANI UĞURLU: FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞMALI
Merkez Bankası’nın politika faizini sabit tutmasını değerlendiren DENİB Başkanı Osman Uğurlu, enflasyonla tüm ekonomik aktörlerin ortak mücadele etmesi gerektiğini belirtti. Uğurlu; Finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini hatırlattı, ihracat kredilerine yönelik mevcut uygulamaların gözden geçirilmesini istedi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, temmuz ayı toplantısını 23 Temmuz'da gerçekleştirdi. Piyasalarda politika faizinin mevcut seviyesinde korunacağı, olası bir faiz indiriminin ise eylül-ekim dönemine ertelenebileceği yönünde oluşan beklenti doğrultusunda Merkez Bankası politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece ocak ayında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilen politika faizi, üst üste dördüncü toplantıda da aynı seviyede bırakıldı.
"ENFLASYONLA MÜCADELE ORTAK SORUMLULUK"
Kararın ardından değerlendirmelerde bulunan Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, enflasyonla mücadelenin kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğunda yürütülmesi gerektiğini belirtti. Uğurlu, enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasının ardından para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştıracak uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
İHRACATÇI İÇİN FİNANSMAN KANALLARI GÜÇLENDİRİLMELİ
İhracatçı firmaların finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının üretim, yatırım ve ihracata önemli katkı sağlayacağını vurgulayan Uğurlu, ihracat kredilerine yönelik mevcut uygulamaların gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Uğurlu, ihracatçı firmalara yönelik kredi kullanımı sınırlamalarının yeniden değerlendirilmesi, ticari kredilere erişimin kolaylaştırılması, Eximbank kaynaklarının artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin kullandırılmasının önem taşıdığını belirtti. İhracatçıların küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uğurlu, fiyat istikrarının yatırım, öngörülebilirlik ve sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.
"YÜKSEK FİNANSMAN MALİYETLERİ SANAYİCİYİ ZORLUYOR"
Osman Uğurlu, İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verilerinin reel sektör üzerindeki finansman yükünü açık şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Sanayicilerin elde ettiği faaliyet kârının yaklaşık yüzde 87'sinin finansman giderlerine ayrıldığını ifade eden Uğurlu, işletmelerin yatırım, üretim, teknoloji ve ihracata yönlendirebilecekleri kaynakların önemli bölümünü finansman maliyetleri için kullanmak zorunda kaldığını söyledi. Finansman giderlerinin ulaştığı seviyenin, elde edilen kazancın büyük ölçüde finansman maliyetleri tarafından eritildiğini gösterdiğini dile getiren Uğurlu, bu tablonun yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesi, yatırım iştahı ve uluslararası rekabet gücü üzerindeki baskısını somut verilerle ortaya koyduğunu ifade etti.
"ÜRETİM VE İHRACAT DESTEKLENMELİ"
Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığına ve uluslararası rekabetin her geçen gün yoğunlaştığına dikkat çeken Uğurlu, yüksek finansman maliyetlerinin işletme sermayesi, yatırım kararları ve firmaların rekabet gücü üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtti. Enflasyonla mücadele sürerken ihracatçıların uygun koşullarda finansmana erişimini destekleyecek mekanizmaların güçlendirilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Uğurlu, ihracatçıların mevcut küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkeye döviz kazandırmaya devam ettiğini söyledi.
Uğurlu, bu başarının sürdürülebilmesi için enflasyonun kalıcı şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla uygulanması gerektiğini belirterek, fiyat istikrarını önceleyen politikalar ile üretim ve ihracatı destekleyen uygulamaların birlikte yürütülmesinin, para politikasında başlayacak normalleşme sürecinde yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyecek bir zemin oluşturacağına inandığını ifade etti.




