KEÇECİ, FITCH’IN NOT İNDİRİMİNİ DEĞERLENDİRDİ

2016 yılı biterken Moody’s tarafından yapılan ve Türkiye’nin kredi derece notunu düşüren açıklama sonrası başka bir uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu olan Fitch’in yaptığı açıklama gündeme oturdu.

  Fitch’in de Türkiye’nin kredi notunu indirmesinin ardından, Türkiye “yatırım yapılabilir ülkeler” kategorisine veda etti. Özellikle son günlerde kurda yaşanan dalgalanmalarla sıkıntı yaşayan ekonomik hayatın ve sanayicilerin bu kararlardan nasıl etkileneceğini Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Keçeci şu sözlerle açıkladı:

 

“Moody’s ardından Fitch tarafından yapılan negatif değerlendirmeler, ekonomimiz için oldukça önemli olgulardır. Fitch tarafından yapılan açıklamada, not indiriminde politik gelişmelerin ve güvenlik konusundaki endişelerin ön planda olduğu vurgulandı. Diğer taraftan artan dış finansman kırılganlığının ve kamu borcu/GSYH oranındaki bozulmaların da etkisi olduğu yetkililer tarafından dile getirildi. Bu konuda görüştüğüm sanayicilerin de kafasında olan 2 konuya açıklık getirmek isterim: 1) Not değerlendirmeleri bizim için neden önemli? 2) Türkiye’nin kredi notunun düşürülmesi iş adamlarını nasıl etkiler?

Tüm Dünyadaki yatırımcıların dikkate aldığı 3 uluslararası kredi değerlendirme kuruluşu var ve uluslararası yatırımların yönünü belirleyen yatırımcıların, bir ülkeye yatırım yapabilmesi için bu 3 değerlendirme kuruluşundan en az ikisinin o ülkeye “yatırım yapılabilir” notu vermesi gerekiyor. Türkiye uzun bir aradan sonra 2013’te ilk defa Moody’s ve Fitch tarafından “yatırım yapılabilir ülke” kategorisinde notlandı ve bu bizim uluslararası repütasyonumuz oldukça faydalı oldu. Bunun sonucu olarak ülkeye döviz girişi arttı, döviz kredilerinin vadeleri uzadı ve maliyetleri azaldı. Şimdi notumuzun indirilmesinden sonra bu etkiler tam tersine dönecek. Sanayicileri ilgilendiren en önemli nokta da bu değerlendirmelerden sonra kurun çok farklı yerlere gelmemesidir. Son zamanlarda farklı nedenlerle kurda yaşanan değişimler sonucu TL çok değer kaybetti. Bu hususta Merkez Bankası’na önemli görevlerin düştüğünü ve sanayicinin Merkez Bankası’ndan beklentisinin zamanında alınacak uygun tedbirler olduğunu belirtmek isterim.”

 

Not indirimi sonrası ekonomistler, kredi maliyetlerinin bir miktar yükselebileceğini ancak reel sektörün bundan çok da etkilenmeyebileceğini belirtseler de Keçeci, tekrar “yatırım yapılabilir ülke” seviyesine çıkmak için siyasi iradenin şapkasını önüne alıp dersine çalışması gerektiği görüşünde. Kredi derecelendirme kuruluşları tarafından verilen kararların siyasi olduğu iddiaları için de görüş bildiren Keçeci, “Kredi değerlendirme kuruluşlarının kararlarının siyasi olup olmadığı konusunda yorum yapamam ancak şöyle bir gerçek var ki tüm Dünyadaki yatırımcılar bu kuruluşların kararlarına göre yatırımlarını şekillendiriyor. Bu nedenle kararların siyasi olup olmadığı tartışmasını aşıp bir an önce çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Özellikle sanayi kentlerindeki altyapı problemlerini çözmemiz ve sanayicilerin önünü açmamız gerekiyor. Öncelikle kendimize yatırım yapmalıyız, sanayicimizi güçlendirmeliyiz ki bunlar ekonomimize yansısın. Bu nedenle bir an önce ekonomiyi ve yatırımları gündemin ilk maddesine taşımamız gerektiğini düşünüyorum.” dedi.