CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ’NDEN ÇOCUK İSTİSMARINA TEPKİ
Cumhuriyet Kadınları Derneği Denizli Şubesi, Ankara’da pavyonlara yönelik operasyonların ardından yaptığı açıklamada, reşit olmayan kız çocuklarının fuhşa zorlanmasının yalnızca bir suç değil, aynı zamanda insanlık suçu olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Denizli Şubesi, Aralık ayında Ankara’da pavyonlara yönelik gerçekleştirilen ve reşit olmayan çocukların fuhşa zorlandığının ortaya çıktığı operasyonlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, çocukların sistematik şekilde istismara maruz bırakılmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.
“ÇOCUĞU FUHŞA ZORLAMA SUÇU İŞLENMİŞTİR”
CKD tarafından yapılan açıklamada, Ankara’da iki kız çocuğunun polise başvurması üzerine 11 pavyona operasyon düzenlendiği, bu operasyonlarda yaklaşık 15 reşit olmayan kız çocuğunun fuhşa zorlandığının ve söz konusu mekânlarda uyuşturucu satışı yapıldığının belirlendiği hatırlatıldı.
Dernek açıklamasında, “Burada çocuğu fuhşa zorlama suçu işlenmiştir. Ancak önündeki uzun geleceği karartma gücü göz önüne alındığında, çocukların mağdur olduğu bu suçlar aynı zamanda insanlık suçu olarak görülmelidir” ifadelerine yer verildi.
“REŞİT OLMAYAN ÇOCUK, ZORUNLU EĞİTİM ÇAĞINDAKİ ÇOCUKTUR”
Açıklamada, reşit olmayan çocukların zorunlu eğitim çağında olduğuna dikkat çekilerek şu sorular yöneltildi: “Bu çocukların aileleri nerede? Bu çocuklar neden okulda değil? Okul kayıtları yok mu? Yoksa bir milyonu aşkın açık öğretim öğrencisi arasında, nerelerde dolaştıkları belli olmayan birer isim ve sayıdan mı ibaretler?” Bazı çocukların bu mekânlara ücretsiz yeme içme imkânı sunulması nedeniyle gidip gelmeye başladıklarını, daha sonra fuhşa zorlandıklarını ifade ettikleri aktarılan açıklamada, bu çocukların ne eğitimde ne de çalışma hayatında yer aldıkları ve ciddi bir sahipsizlik içinde oldukları vurgulandı.
“BU SADECE BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI”
CKD Denizli Şubesi açıklamasında, ortaya çıkan vakaların buzdağının sadece görünen kısmı olduğu belirtilerek, benzer her olayda faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasının çocukların istismarının önüne geçilmesi açısından hayati önem taşıdığı kaydedildi.
Sorunun bireysel değil, sistemsel olduğuna dikkat çekilen açıklamada, küresel sömürü sisteminin yarattığı toplumsal ve ahlaki çürümenin çocukları hedef aldığı ifade edildi. Açıklama, “Kamucu ve halkçı bir yönetim anlayışıyla çocuklarımızın tamamı korunabilir. Cumhuriyetimizi kurduğumuz bu topraklarda, merkezinde insan olan yeni bir uygarlık için mücadelemiz sürecektir” sözleriyle sona erdi.




