TEKSTİL VE HAZIR GİYİMDE DÖNÜŞÜM MÜ KAYIP MI?

Sektörün en etkili fuarlarından biri olan HEIMTEX Fuarı kısa bir süre önce Almanya’da gerçekleşti.  Sektör temsilcileri 2026 yılı için üretim ve ihracat beklentilerinin cevaplarını bu fuarda bulmaya çalıştı. Ev tekstilinin başkenti kabul edilen Denizli’de bu fuarda geniş katılımla yerini aldı. 

Geçtiğimiz günlerde Ekonomi gazetesinde Türkiye’nin sektör bazlı 5 yıllık ihracatı raporu paylaşıldı. Tekstil ve hazır giyim sektöründeki daralma acı bir tablo olarak karşımıza çıkıyor. Daralma ile ilgili iki farklı görüş var.

İlk görüş; tekstil sektörünün tarihsel gelişimi çerçevesinde, üretimin gelir düzeyi düşük ülkelere kaydığı yönünde…

İkinci görüş ise; durumun geçici olduğu para politikaları sonucu değerli Türk Lirası ile fiyatların tutmadığı şeklinde…

RAKAMLAR NE DİYOR?

Hazır giyim ve konfeksiyonda beş yıllık toplam daralma oranı yüzde 17. Türkiye’nin 2021 yılı ihracatı 20,3 milyar dolar iken, 2022 yılında 21,2 milyar dolara yükselmiş.  2023 yılında 19,3 milyar dolara düşen ihracat, 2024’te 17,9 milyar dolara, 2025 yılında ise 16,8 milyar dolara gerilemiş. 

Tekstil ve hammaddeleri sektöründe ise 5 yıllık daralmanın yüzde 7 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. 2021 yılı ihracatı 10,1 milyar dolar iken, 2022’de 10,4 milyar dolar, 2023’te 9,6 milyar dolar, 2024 yılında 9,5 milyar dolar, geçen yıl ise 9,4 milyar dolar tutarında tekstil ve hammaddeleri ihraç etmişiz. Hazır giyim hızlı ve sert bir düşüş yaşarken, tekstil hammaddesi daha dirençli ama aşağı yönlü daralma devam ediyor.

BU SADECE PAZARA YÖNELİK BIR SORUN MU?

Bu tabloyu yalnızca “pazar daraldı” diye okumak eksik olur. AB ve ABD pazarında tekstil ithalatında düşüş bitti ve eski seviyelerine dönüyor. Peki neden kaybediyoruz? Reel olarak değerlenen TL, ihracatçının fiyat silahını köreltti. Bugün Türk üreticisi hızda güçlü ama fiyatta zayıf. Ücretler arttı, enerji pahalandı, finansman zorlaştı. Ama verimlilik aynı hızda artmadı. Emek yoğun sektörler bu baskıyı taşıyamadı.

KÜRESEL ÜRETİM GÖÇÜ

Tekstil ve hazır giyim sektöründe alım yapan markaların gözünde artık tablo Türkiye’nin hızlı ama pahalı, Mısır, Fas, Ürdün’ün yavaş ama ucuz olduğu yönünde. Hazır giyim uzun yıllar boyunca istihdamın sigortası, döviz kazancının lokomotifi, Anadolu şehirlerinin sanayi omurgasıydı. Bugün ise başka bir evreye giriyoruz. Bu sektör artık hacimle değil, akılla ayakta kalabilir. Yeni dönem şunu söylüyor. Daha çok üretmek değil, daha değerli üretmek zamanı.

Tekstil ve hammaddesi bugün hâlâ görece güçlü. Ama üretimde altın kural şudur. Nihai ürün nereye giderse, hammadde de oraya gider. Bugün hazır giyim Mısır’a kayıyorsa, yarın kumaş ve iplik de oraya yaklaşır. Bu nedenle bugünkü tablo bir alarm değil belki ama çok güçlü bir erken uyarıdır.

BÜYÜK RESİM: İKİ LIG ARASINDA TÜRKİYE

Türkiye uzun süre tekstilde düşük maliyetli üretici liginde oynadı. Şimdi o ligden çıkıyor ama henüz yüksek katma değerli üretici ligine tam girebilmiş değil. Şu an bulunduğumuz yer, iki lig arasında sıkışmış bir geçiş dönemi.

Bu geçiş doğru yönetilmezse; ihracat düşer, istihdam erir, sanayi kültürü zayıflar.

Ama doğru yönetilirse; daha az hacimle, daha çok değer üretmek mümkün olur. 

Sektör bileşenlerinin ve politika belirleyicilerin bu geçişi doğru yönetmesi ve yol gösterici olması gerekiyor.

Esen Kalın…

MEHMET UĞUR ÇOBAN

BASİAD YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI