KESK: DEPREM FELAKETİ RANT DÜZENİNİN SONUCU

KESK Denizli Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Yusuf Yurdakul, 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıldönümünde yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan yıkımın depremin değil rant düzeni, ihmaller ve cezasızlığın sonucu olduğunu belirtti.

KESK Denizli Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Yusuf Yurdakul, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin üçüncü yıldönümünde yazılı bir açıklama yaptı. Yurdakul, yaşamını yitirenleri saygıyla andıklarını belirterek, gerçek sorumlulardan hesap sorulması ve benzer acıların tekrarlanmaması için mücadeleyi büyüteceklerini ifade etti.

Yurdakul açıklamasında, 7,8 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin on binlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüz binlercesinin yaralanmasına ve milyonlarca insanın hayatının kökten değişmesine yol açtığını hatırlattı. Resmi verilere göre 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiğini, 107 bin 213 kişinin yaralandığını, 2 milyondan fazla kişinin barınma sorunu yaşadığını ve en az 5 milyon kişinin göç etmek zorunda kaldığını aktardı. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre ise 658 bin kişinin geçim olanaklarını kaybettiğini belirtti. Bu rakamların gerçeğin yalnızca küçük bir bölümünü yansıttığını ifade etti.

“YIKIMIN BOYUTU SİYASAL TERCİHLERİN SONUCUDUR”

Açıklamada, yıkımın boyutunun depremin doğal bir olay olmasından değil, siyasal tercihlerden kaynaklandığı vurgulandı. Türkiye nüfusunun yüzde 75,8’inin aktif fay hatları üzerinde yaşamasına rağmen kent merkezlerinin değiştirilmediği, depreme dayanıklı olmayan yapıların aynı alanlarda yeniden inşa edildiği belirtildi. Depremlerin “kader” ve “fıtrat” söylemleriyle geçiştirildiği, sorumluluğun birkaç müteahhide yıkıldığı ifade edildi.

Yurdakul, son 21 yılda deprem vergisi adı altında toplanan yaklaşık 40 milyar doların nerelere harcandığının açıklanmadığını belirtti. Bilim insanlarının uyarılarının dikkate alınmadığı, rant odaklı kentleşmenin teşvik edildiği, imar aflarıyla çürük yapıların yasallaştırıldığı ve denetim mekanizmalarının işlevsizleştirildiği kaydedildi.

ÜÇ YIL SONRA HALA GÜVENCESİZ YAŞAM KOŞULLARI

Depremin üçüncü yılında kentlerin ne ölçüde yaşanabilir hale getirildiğinin bilinmediğine dikkat çekilen açıklamada, yüz binlerce yurttaşın hâlâ güvencesiz koşullarda yaşadığı, geçici konteyner kentlerin kalıcı hale geldiği belirtildi. Kış aylarında elektrik ve su kesintilerinin yaşamı zorlaştırdığı, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlere erişimde sorunlar yaşandığı ifade edildi.

Açıklamada, kadın emekçilerin artan bakım yükü nedeniyle çalışma yaşamından kopma riskiyle karşı karşıya kaldığı, çocuk yoksulluğunun derinleştiği ve çocuk işçiliğinin yaygınlaştığı belirtildi. Güvenli barınma hakkının yok sayıldığı ifade edildi.

KESK’İN TALEPLERİ

Yurdakul dant odaklı yaklaşımların terk edilmesi gerektiğini ifade ederek KESK’in taleplerini açıkladı. Tüm kamu binalarının bağımsız ve bilimsel ölçütlerle denetlenmesi gerektiğini kaydeden Yurdakul; “Deprem risk raporlarının kamu tarafından yapılması, tek evi olanlara güçlendirme teşviki sağlanması gerekmektedir. Güvenli ve ücretsiz barınma hakkının güvence altına alınması, imar aflarının kaldırılmasını talep ediyoruz. Kentsel dönüşümde yerindelik esası benimsenmeli. Deprem vergileri amacına uygun kullanılmalı. Bilim çevreleri ve meslek örgütlerinin katılımıyla bağlayıcı bir Deprem Kanunu hazırlanmalı. Afet yönetiminin demokratik biçimde yeniden yapılandırılmalıdır” ifadelerini kullandı.