HAVUZ KAPANDI CAZİBE AZALDI

Pamukkale’deki antik havuzun tadilat nedeniyle bir yıldır kapalı olması ören yeri ziyaretlerini de etkiledi. Bu sürede ziyaretçi sayısı 2024’ün de gerisine düştü. Turizmciden uyarı geldi.

 

Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (DENTUROD) Başkanı Gazi Murat Şen, Antik Havuz’un kapalı olmasının bedelini Pamukkale’nin ödediğini savundu. 

Antik Havuz’un Pamukkale’nin en ayırt edici ve ilgi çekici yönlerinden biri olduğunu işaret eden Şen, geçtiğimiz yıl 25 Ocak’ta tadilat nedeniyle kapatılan havuzun hala açılmadığına dikkat çekti. 

Antik Havuz’un kapalı olmasının Pamukkale’nin turizm cazibesini de etkilediğine işaret eden Şen; “İhale şartnamesine göre 30 Ağustos 2025’te teslim edilmesi gereken imalatlar, ilgili müteahhit tarafından tamamlanarak teslim edildi. Buna rağmen Antik Havuz hâlâ ziyarete açılamadı. Bunun temel nedeni, Antik Havuz işletmecisi ile DÖSİM arasında teslim sürecine ilişkin idari mutabakatın sağlanamamış olmasıdır.

Teknik olarak tamamlanmış bir çalışmanın, idari süreçlerde yaşanan tıkanıklıklar nedeniyle aylarca kapalı kalması; kamu kaynaklarının verimli kullanımını tartışmalı hale getirirken, destinasyon algısında da ciddi bir aşınmaya yol açmaktadır” ifadelerini kullandı. 

SIRADAN BİR TESİS DEĞİL

DENTUROD Başkanı Şen Antik Havuz’un sıradan bir tesis olmadığının altını çizerek, ziyaretçilerin sadece travertenleri görmek için değil, binlerce yıllık sütunların arasında yüzme deneyimini yaşamak için de Pamukkale’yi tercih ettiğine dikkat çekti. 

HAVUZ KAPANDI CAZİBE AZALDI

Şen; “Bu deneyimin uzun süre devre dışı kalması, Pamukkale’yi benzersiz kılan unsurlardan birinin eksilmesi anlamına gelmektedir. Bugün sahada hissedilen durum da tam olarak budur” dedi. 

ZİYARETÇİ SAYISI AZALDI

Türkiye’nin geride kalan 2025 yılında turizmde büyüme kaydetmesine rağmen Pamukkale’nin ziyaretçi sayısında bir önceki yılın da altına düştüğünü kaydeden Şen; “Bu tablo, Antik Havuz’un kapalı kalmasının destinasyon üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır. Pamukkale, yalnızca yerel bir turizm alanı değil; Türkiye’nin uluslararası vitrini ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan en kıymetli değerlerinden biridir.

Bu vitrinin en önemli parçalarından birinin, tadilat tamamlanmış olmasına rağmen uzun süre kapalı kalması, sürdürülebilir turizm anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Bu noktada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sürece daha güçlü bir inisiyatifle müdahil olması önem taşımaktadır. Teslim sürecindeki idari tıkanıklığın giderilmesi ve Antik Havuz ‘un ivedilikle ziyarete açılması, Pamukkale açısından kritik bir eşiktir. Ancak mesele yalnızca havuzun açılmasıyla sınırlı değildir. Bir yılı aşkın sürede oluşan ziyaretçi kaybının telafisi için, Antik Havuz yeniden açıldıktan sonra Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) öncülüğünde Pamukkale–Hierapolis’e yönelik yoğun, hedefli ve uluslararası ölçekte bir tanıtım atağının başlatılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. 

Aksi durumda kaybın bir yılla sınırlı kalmayacağı hatırlatmasını yapan Şen; “Türkiye’nin en güçlü turizm markalarından birinin küresel algısında kalıcı bir zedelenme riski doğacaktır. Pamukkale’nin bu kaybı telafi edecek potansiyeli vardır” diye konuştu.