"ZENGİNLERE SATTILAR, FAKİRİ DIŞARI ATTILAR"
Büyük Menderes İnisiyatifi’nin kahvaltı etkinliğinde konuşan Avdan’ın simge ismi 77 yaşındaki Hatice Kocalar; “Şirketlere, zenginlere parsel parsel sattılar, fakirleri dışarı attılar” ifadesini kullandı. Baro Başkanı Kök; “Ne gerekiyorsa biz hazırız” dedi. Dernek Başkanı Akyol; “Biz bu işin içinde hep vardık, yarın da bu mücadeleye devam edeceğiz” diye seslendi.
Denizli’de çevre mücadelesi veren Büyük Menderes İnisiyatifi ‘Denizli Dayanışması’ adı altında kahvaltı etkinliği gerçekleştirdi.
Pamuk Kafe’deki etkinliğe Büyük Menderes Çevre ve Ekoloji Derneği Başkanı Şenol Akyol, Denizli Barosu Başkanı Ufuk Kök, Ziraat Mühendisleri Odası Onur Kurulu üyesi Gülhan Saruhan, Avdan Muhtarı İlhan Kulaç, Alcı’da HES mücadelesinin öncülerinden aktivist İlhan Ergene, Avdan mücadelesinin simge isimlerinden Hatice Kocalar, Işıklı Gölü’nde kirlilik ve kuraklığa karşı mücadele veren Tahsin Nayiş ve Mustafa Naltacı, inisiyatif üyeleri ve çevreciler ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.
TEMİZ SUYUN ÖNEMİ VURGULANDI
Büyük Menderes İnisiyatifi Sözcüsü Ahmet Ergun kısa bir açılış konuşması yaparak etkinliği başlattı. Temiz Suya Erişim başlıklı sunumda Denizli’deki sanayi kuruluşlarının arıtmadan Menderes Nehri’ne bıraktıkları atık sular gösterildi, kimyasal atıkların tehlikesine dikkat çekildi. Kirliliğe karşı yürütülen çalışmalar ve verilen mücadele de sunumda yer aldı.
Aynı sunumda Işıklı Gölü’ndeki doluluk oranının yüzde 6’ya kadar düştüğü hatırlatıldı, gölün ve onu besleyen Kufi Çayı’nın yok olmanın eşiğinde olduğu kaydedildi. Çal ilçesine bağlı Akkent Mahallesi’nde meyve suyu fabrikasının Menderes Nehri’ne arıtmadan bıraktığı atıklar gösterildi, Büyük Menderes havzasının son 50 yılda büyük bir yıkıma uğradığına dikkat çekildi, ‘sessiz kalmayın’ diye seslenildi.
İnisiyatif sözcüsü Ergun sanayi atıklarının neden olduğu kirliliğin sürdüğüne dikkat çekti, kirli su ile yapılan tarım nedeniyle kirliliğin sofralara kadar ulaştığını ifade etti. Ayrıca atık suların engellenmesi ve bölgedeki kaçak sondajların ortadan kalkması amacıyla Denizli Barosu ile hukuki mücadele başlatıldığını kaydetti.

ACELE KAMULAŞTIRMA KARARLARI HATIRLATILDI
Temiz Su Temiz Toprak başlığını taşıyan ikinci sunumda ise acele kamulaştırma kararı ile topraklarına el konulan üreticilere ses verildi. Ayrıca el konulan topraklarda yürütülen madencilik faaliyetleri ve bu faaliyetlerin yol açtığı çevre felaketlerine ilişkin görseller gösterildi. Tavas’a bağlı Gümüşdere’deki mermer ocağı mücadelesi, Işıklı Gölü’nde endüstriyel kirliliğe karşı verilen mücadele, Eşeler Yaylası’nda kapasite artırımı talep eden krom madenine karşı verilen mücadele örnek olarak gösterildi.
MÜCADELE ANLATILDI
Son olarak Büyük Menderes İnisiyatifi’nin verdiği çevre mücadelesi ve elde ettiği kazanımların yer aldığı bir sunum daha yapıldı. İnisiyatif Sözcüsü Ergun sunum üzerine yaptığı konuşmada; “Mücadelemiz sürüyor. Bu mücadelede biz bilimin, bilginin, hukukun ve bilimsel olan gerçeklerin dışında hiçbir şey hedeflemiyoruz. Yerelde gelişen karşı duruşun yanında ve kolaylaştırıcı olarak görevimiz var. Bunu kendimize görev atfettik. Eğer yereldeki dostlarımız kendileri mücadele verir bu işin altına elini koyarlarsa o şekilde yürütebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Tavas’a bağlı Seki, Solmaz, Tilkili’de jeotermal sondajları ve kamulaştırma çabalarına karşı mücadelede başarılı olduklarını, ÇED süreçlerine müdahil olarak ihalelerin iptal edilmesini sağladıklarını kaydeden Ergun; Avdan’da termik santral ve kömür ocağı işletmesine karşı mücadelede gösterilen çabayı ve elde edilen sonucu anlattı. Eşeler Yaylası’ndaki krom madeni kapasite artırımına karşı verilen mücadeleyi ve başarıyı anlatan Ergun; yerel halkın sürece sahip çıkışını övdü. Bu mücadelelerde öne çıkan yerel kahramanlar ve inisiyatif üyelerinin isimlerini tek tek sayarak alkışlattı.
UZUN BİR YOLUMUZ VAR
Sunumların ardından söz alan Büyük Menderes Çevre ve Ekoloji Derneği Başkanı Şenol Akyol ekolojik sorunların geçmişten beri yaşandığını ve gelecekte de yaşanacağını işaret etti. Akyol; “Ekolojik problem dün de vardı, yarın da olacak. Biz bu işin içinde hep vardık yarın da bu mücadeleye devam edeceğiz.
2018 yılında Büyük Menderes Nehri İnisiyatifi’ni oluştururken Büyük Menderes Nehri’nin kirliliği üzerinden bir araya gelmiştik. Fakat bununla mücadele ederken gördük ki gerçekten Dünyamız her yönüyle talan ediliyor. Ekolojik denge her yönüyle bozuluyor. Biz de bunları vazife edindik.
Problem sadece Büyük Menderes değil, içtiğimiz sudan tükettiğimiz gıdaya kadar birçok problem olduğunu görerek mücadele ağımızı büyüttük. Ve bugünlere geldik. Bu kahvaltımız da zaten Büyük Menderes İnisiyatifi’nin dayanışma kahvaltısı olarak tertip ettik. Derneğimize veya inisiyatifimize gönüllü arkadaşlar peyderpey üye oluyorlar.
Önümüzdeki süreç zor bir süreç... Aslında Türkiye’nin neredeyse yüz ölçümünün yüzde 86’sına maden arama ruhsatları verilmiş durumda. Göletleri, akarsuları şirketlere satılmış durumda. Bunun için daha uzun bir yolumuz var. Sizlerle beraber bu mücadelenin üstesinden geleceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.
AKAKÇA’NIN FOTOĞRAFLARINI HEDİYE ETTİ
Katılımcılardan Avdan Muhtarı İlhan Kulaç, Avdan’ın simge isimlerinden Hatice Kocalar, Alcı’dan aktivist İlhan Ergene, Çivrilli çevre mücadelecisi Tahsin Nayin’e, fotoğraf sanatçısı Zeki Akakça tarafından kayda alınmış fotoğraflar hediye edildi.
Ergene; “Buradaki insanlar çok büyük fedakarlıklar yaptılar, bizlere yol gösterdiler” diye konuştu. Nayiş ise Işıklı Gölü mücadelesinde elinden geleni yaptığını söyledi; “Elimden geldiği kadar doğa ve çevre mücadelesine destek vermeyi sürdüreceğim” dedi.
Kocalar’a hediyesini takdim eden Denizli Barosu Başkanı Kök; “Hatice Teyze sen hep var ol. Senin gibi analarımız hep var olsunlar. Denizli Barosu olarak ne yapmak gerekiyorsa biz hazırız” diye seslendi.

77 YAŞINDAKİ KOCALAR: BEN BOYUN EĞMEM
Avdan mücadelesinin simge isimlerinden 77 yaşındaki Hatice Kocalar birlik ve beraberlik çağırısı yaptı, boyun eğmeyeceğini söyledi. Alkışlarla kesilen konuşmasında; “Arkadaşlar hepimiz birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Birlik olacağız. Şirketlere, zengin insanlara parsel parsel sattılar, fakirleri kıyıya katıp, dışarı attılar. Bizim arazilerimizi talan ettiler. Biz bunun mücadelesini verdik, kazandık. Derdimi anlatmaya geldim. Ömür biter, hak bitmez. Hakkımızı aramaya geldim.
Eşim hastanede yatıyor beni hastaneye yatırdılar. Tüm Türkiye’ye buradan selam ediyorum. Türkiye’nin hiçbir yanında maden kalmasın, herkes mücadele etsin. Ben boyun eğmem. Mücadelem sonuna kadar sürecek. Kellem gitse bedenim çalışır” ifadelerini kullandı.
HER GEÇEN GÜN KÖTÜYE GİDİYOR
Büyük Menderes İnisiyatifi üyelerinden Mustafa Çallıca etkinliğin son bölümünde yaptığı konuşmada; “Aslında dünyamızda son 40 yıldır bilim insanları iklim değişikliğinin her geçen gün kötüye gittiğinin haberini verdiler, Bilimsel toplantılarını yapmaya başladılar. Ancak küresel sermaye ile emperyalist devletler işbirliği yaparak, gelişmiş ülkelerde de o ülkelerin siyasal iktidarlarıyla işbirliği yaparak, yaşam alanlarımızı tek tek yok ediyor. Havamızı, suyumuzu, ormanlarımızı ve topraklarımızı kirletiyor. Dolayısıyla yediğimiz içtiğimiz gıdalarımız kirleniyor. Biz artık sağlığımızı, yaşam alanlarımızı kaybediyoruz. Üzgünüz… Maalesef insanoğlu doğayla savaşı kazandığı gün kaybedecek. O nedenle ama devletlerin, ama küresel sermayenin, ama biz insanoğlunun doğayla barışık yaşatabilmek için doğanın bir parçası olduğunu kabul ettiğimiz gün maalesef savaşı kazanmayacağız, yaşamı kazanacağız diyorum” ifadelerini kullandı.




