“MEDENİ KANUN BİR DÜŞÜNCE DEVRİMİDİR”
Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Denizli Şubesi, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Medeni Kanun’un yalnızca bir yasal düzenleme değil, aynı zamanda bir düşünce devrimi olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Kadınları Derneği Denizli Şubesi, 17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklama, CKD Genel Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Elif Eskin tarafından kamuoyuna sunuldu.
“BİR DÜŞÜNCE DEVRİMİ”
Açıklamada, Kurtuluş Savaşı’nın Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanıldığı, ardından tam bağımsız ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ifade edildi. Siyasi bağımsızlığın ekonomik ve sosyal bağımsızlıkla korunabileceği bilinciyle eğitimden hukuka kadar birçok alanda köklü devrimler gerçekleştirildiği belirtildi.
1926 yılında kabul edilen kanunların, özellikle de Türk Medeni Kanunu’nun toplumsal yapıda köklü değişiklikler sağladığı kaydedilen açıklamada, laik hukuk sistemine geçişin ve hukuk birliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekildi.
“TOPLUMSAL YAŞAMDA KÖKLÜ DEĞİŞİM”
Medeni Kanun ile vatandaşlar arasında ırk, din, cinsiyet ve mezhep ayrımının sona erdirildiği; evlenme, boşanma, velayet, miras, vasiyet ve mülkiyet gibi alanlarda çağdaş düzenlemelerin getirildiği ifade edildi. Kadınların ekonomik ve sosyal hayata eşit katılımının güvence altına alındığı vurgulandı.
Açıklamada, 2002 yılında yürürlüğe giren değişikliklerle Aile Hukuku alanında düzenlemelerin çağın gereklerine uygun şekilde güçlendirildiği ve kadın-erkek eşitliği temelinde sağlıklı aile yapısının desteklendiği belirtildi.
“MEDENİ KANUN TEMEL DAYANAĞIMIZDIR”
CKD’nin yürüttüğü çalışmalarda Medeni Kanun’un temel dayanak olduğu ifade edilen açıklamada, aile kurumunun korunması ve geliştirilmesinin önemine vurgu yapıldı.
Türk Medeni Kanunu’nun mimarı olarak gösterilen Mahmut Esat Bozkurt’un “Hiçbir halkın geriye gitme hakkı yoktur” sözüne yer verilen açıklamada, Medeni Kanun’un çağdaş ve aydınlık Türkiye’nin en önemli güvencelerinden biri olduğu kaydedildi.
Açıklamanın sonunda, Türk milletinin Cumhuriyet devrimlerine sahip çıkma kararlılığına ve Türk kadınlarına duyulan güven ifade edilerek, kadınlar Milli Kadın Hareketi içinde yer almaya davet edildi.




