YATIRIM FONLARINDA VERGİ ARTIRILDI

Yatırım fonu kazançlarına uygulanan vergi oranlarında kapsamlı bir değişikliğe gidilerek stopaj oranı yüzde 17,5 seviyesine yükseltildi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren karara göre, finans profesyonelleri tarafından yönetilen fon portföylerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilme usulü yeniden belirlendi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen düzenleme, bugünden itibaren iktisap edilecek yatırım araçlarını kapsayacak şekilde sisteme dahil edildi.

Sermaye piyasalarındaki vergi yükünü yeniden şekillendiren kararla birlikte, yatırım fonu alım satım kazançları üzerindeki tevkifat oranları güncellendi. Daha önce farklı oranlara tabi olan veya istisna kapsamında bulunan pek çok fon türü, yeni düzenleme ile yüzde 17,5 stopaj vergisi dilimine alındı. Resmi Gazete’de yer alan hükümlere göre, vergi artışı sadece bugünden itibaren satın alınan yeni fon payları için geçerli olacak. Geçmiş dönemde portföye eklenen mevcut fonların ise eski vergi oranlarıyla değerlendirilmeye devam edileceği açıklandı.

İSTİSNA KAPSAMINDAKİ FONLAR BELİRLENDİ

Düzenleme kapsamında bazı fon türleri için uygulanan vergi avantajlarının devam etmesine karar verildi. Hisse senedi yoğun fonlar ile iki yıldan fazla süreyle elde tutulan girişim sermayesi ve gayrimenkul yatırım fonlarından elde edilen kazançlarda yüzde 0 vergi oranı korunmaya devam edecek. Ancak Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) işlem görmeyen serbest fonlar, bu vergi istisnasının dışında bırakıldı. Yatırımcıların mevcut portföylerine yapacakları eklemelerin de yeni oran üzerinden vergilendirileceği belirtildi.

DÜZENLEMENİN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ESASLARI

Yeni vergi rejimi, yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerek Hazine ve Maliye Bakanı'nın yetki alanına dahil edildi. Uzmanlar, düzenlemenin özellikle kısa ve orta vadeli yatırım stratejilerini etkileyebileceğine dikkat çekerken, serbest fonlar üzerindeki istisnanın kaldırılmasının sektörel bazda yeni bir maliyet kalemi oluşturacağını ifade etti. Kararın ardından banka ve aracı kurumların işlem sistemlerini yeni oranlara göre güncellediği, yatırımcıların ise mevcut varlıklarını koruma eğilimine girdiği gözlemlendi.