BASIN KARTINDA RESMİ KİMLİK DÖNEMİ

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla yayımlanan genelgeyle, basın kartının sahada resmi kimlik belgesi olarak esas alınması kararlaştırıldı. Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak, düzenlemenin meslektaşlarının görevlerini daha hızlı ve etkin yapabilmesi adına tarihi bir adım olduğunu ifade etti.

İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü, basın mensuplarının sahadaki çalışma koşullarını kolaylaştıracak kritik bir genelge yayımladı. 31 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren genelgeye göre, usulüne uygun basın kartını ibraz eden gazetecilerden, kolluk kuvvetleri tarafından ayrıca bir nüfus cüzdanı veya ek kimlik belgesi talep edilmeyecek. Düzenleme, 5187 Sayılı Basın Kanunu’nda yer alan "basın kartı resmi nitelikte bir kimlik belgesidir" hükmünün sahadaki uygulamada tam karşılık bulmasını hedefliyor.

KİMLİK TESPİTİNDE BÜROKRASİ AZALIYOR

Yayımlanan yeni talimatla birlikte, basın kartının tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilmesi gereken bir belge olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu. Özellikle toplumsal olaylar, sıcak gelişmeler ve saha görevleri sırasında gazetecilerin yaşadığı kimlik tespit süreçlerindeki zaman kaybının önüne geçilmesi planlanıyor. Genelgede, basın kartının gazetecilere mesleki faaliyetlerini yerine getirirken yetki ve kolaylık sağlayan en temel belge olduğunun altı çizildi.

BAŞKAN TOKMAK: MESLEK ONURU İÇİN ÖNEMLİ

Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Özkan Tokmak, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye teşekkürlerini sundu. Tokmak, "Basın kartının sahada resmi kimlik olarak esas alınmasını teminat altına alan bu genelgeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Gazetecilik, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan hayati bir köprüdür. Bu kartın uygulamada güçlü bir kimlik olarak kabul edilmesi, mesleki onur ve işleyiş açısından önemli bir eşiktir" dedi.

SAHA ÇALIŞMALARINA POZİTİF ETKİ

Düzenlemenin sahadaki iş akışını doğrudan etkileyeceğini belirten Özkan Tokmak, atılan adımın kamuoyunun bilgi edinme hakkına da hizmet ettiğini savundu. Tokmak, "Bu yaklaşım; basın mensuplarımızın yükünü hafifleten, sahadaki akışı hızlandıran ve doğru bilgiye erişimi kolaylaştıran bir kapı aralamıştır. Güçlü ve ilkeli bir basının, toplumsal hafızayı diri tutan bir omurga olduğu gerçeğinden hareketle, bu düzenlemeyi çok kıymetli buluyoruz" ifadelerini kullanarak uygulamanın takipçisi olacaklarını belirtti.