GENEL SAĞLIK-İŞ: KAMU MALLARI ŞİRKET VARLIĞI DEĞİLDİR

Genel Sağlık-İş Sendikası Denizli Şube Başkanı Kazım Boyacıoğlu, Hazineye ait taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Boyacıoğlu, kamu varlıklarının sadece kısa vadeli gelir hedefiyle elden çıkarılamayacağını vurgulayarak, bu sürecin anayasal ilkelere ve kamu yararına aykırı olduğunu belirtti.

Hazineye ait çok sayıda taşınmazın özelleştirme programına alınması üzerine bir basın açıklaması yapan Genel Sağlık-İş, mülkiyet rejimindeki bu değişikliğin toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Sendika tarafından yapılan açıklamada, kamu taşınmazlarının yönetiminin yalnızca “bütçe geliri” mantığıyla ele alınamayacağı hatırlatıldı. "Hangi taşınmazlar hangi gerekçeyle kapsama alınmıştır? Kamu yararı analizi yapılmış mıdır?" sorularını yönelten sendika, şeffaflık ve denetlenebilirlik vurgusu yaptı.

"SAĞLIK HİZMETİNİN NİTELİĞİ ZEDELENMEMELİ"

Özellikle sağlık hizmetleriyle ilişkili taşınmazların özelleştirilmesinin hizmet sürekliliğini tehdit edebileceğini belirten Kazım Boyacıoğlu, "İtirazımız; toplumun ortak varlığı niteliğindeki taşınmazların, Anayasal ilkelerden koparılarak yalnızca kısa vadeli gelir hedeflerine indirgenmesi riskinedir. Kamu malları, yönetimlerin 'elden çıkaracağı şirket varlığı' değil; hukuk devleti içinde korunması gereken ortak değerlerdir" dedi. Sağlık alanındaki taşınmazlarda kamu hizmeti önceliğinin açık güvencelere bağlanması gerektiği ifade edildi.

YARGISAL DENETİM SİNYALİ

Açıklamanın sonunda, özelleştirme işlemlerinde kamu yararı gerekçesinin somut ve ölçülebilir şekilde ortaya konulması talep edildi. Tüm taşınmaz listesinin kamuoyuna açıklanması çağrısında bulunan Genel Sağlık-İş, sürecin takipçisi olacaklarını ve gerekli görülen hallerde idari başvuru ile yargısal denetim yollarını sonuna kadar işleteceklerini kamuoyuna saygıyla duyurdu.