DENİZLİ’DE "ÖTANAZİ İLACI" İHALESİNE SERT TEPKİ: KATLİAM HAZIRLIĞI MI!
Denizli’deki hayvan hakları savunucuları, Büyükşehir Belediyesi’nin 400 flakon ötanazi ilacı almak için açtığı ihaleye karşı ayağa kalktı. Miktarın "istisnai durumlar" için çok yüksek olduğunu belirten dernekler, kamu kaynaklarının yaşatmak yerine öldürmeye harcandığını savunarak ihalenin iptalini istedi.
Denizli'de faaliyet gösteren çok sayıda hayvan hakları derneği ve platformu, Denizli Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü'nün 12 Haziran'da yapacağı ihaleye tepki göstermek için bir basın toplantısı düzenledi. Hayvanseverler, Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından açılan 12 Haziran’da yapılacak ihalenin şartnamesinde yer alan “400 flakon T61 ötanazi solüsyonu” alımının, vicdani, hukuki ve idari açıdan ciddi soru işaretleri doğurduğuna ilişkin Denizli Gazeteciler Cemiyetinde basın toplantısı düzenlediler.
Hayvan Hakları Platformu Türkiye, Denizli Hayvan Hakları Platformu, Denizli Hayvan Dostları Derneği, Denizli Patilerin Sesi Derneği, Antalya Hayvan Hakları Platformu, Attalos Pati Gönüllüleri temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Denizli Patilerin Sesi Derneği Avukatı Yağmur Yalçın’ın yaptığı basın açıklamasından sonra hayvanseverler soruları yanıtladı.
Hayvanseverler, ihale şartnamesinde yer alan "400 flakon T61 ötanazi solüsyonu" alımının vicdani ve hukuki açıdan büyük soru işaretleri yarattığını ifade etti. Denizli Patilerin Sesi Derneği Avukatı Yalçın, belediyenin ötanazinin sadece "tedavisi mümkün olmayan vakalarda" kullanılacağı yönündeki açıklamasıyla, alınan bu yüksek miktardaki ilacın çeliştiğini vurguladı.

BÜTÇE YÖNETİMİ VE KAYIP HAYVANLAR SORUSU
Bir flakon ile birden fazla hayvana işlem yapılabildiği göz önüne alındığında, 400 flakonluk stok "ölüm kampı" endişelerini artırdı. Hayvanseverlerin dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise belediyenin bütçe dağılımı oldu. Hayvan hakları savunucuları, sahipsiz hayvanlar için ayrılan bütçenin toplam bütçenin yalnızca binde 4,2’si olduğunu açıkladı.
Rehabilitasyon, kısırlaştırma ve bakım gibi "yaşatma" odaklı hizmetlere ayrılan payın bu kadar düşük olması eleştirilirken, yüksek miktarda T61 alımına kaynak ayrılmasının kamu vicdanını derinden yaraladığı belirtildi. Büyükşehir’in 10 aylık süreçte yaklaşık 60 milyon TL harcadığı belirtilirken, 2.700 köpeğin kısırlaştırıldığı söylenmesine rağmen barınak kapasitesinin 750 ile sınırlı olması "Aradaki 2.000 köpek nerede?" sorusunu gündeme getirdi.

ŞEFFAFLIK VE ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Barınakların ziyarete kapatılmasına ve denetlenememesine tepki gösteren gönüllüler, yerel yönetimlere şeffaflık çağrısında bulundu. Hayvan popülasyonunu kontrol altına almak için ötanazi yerine daha ekonomik ve insani bir yöntem önerildi. Bölgedeki yaklaşık 650 veteriner hekimin ve özel kliniklerin sürece dahil edilmesiyle maliyetlerin yüzde 80 oranında düşürülebileceği ve popülasyonun 6 ay içinde kontrol altına alınabileceği savunuldu.
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILIYOR
Hayvan hakları savunucuları, 2026/916047 numaralı ihaledeki ötanazi ilacı kaleminin derhal iptal edilmesini ya da istisnai kullanım sınırlarına uygun, kamuoyunun vicdani kaygılarını giderecek makul bir seviyeye düşürülmesini istedi. Konuyla ilgili CİMER üzerinden şikayetlerin yapıldığı belirtilirken, hukuki sorumlulukların yerine getirilmesi için gerekli adımların atılacağı kaydedildi. Platform üyeleri, "Amacımız yaşatmak olmalı, yok etmek değil" diyerek yetkilileri yaşam hakkını önceleyen politikalar üretmeye davet etti.




