DOSYA İNCELEMEDE UYGULAMAYA İTİRAZ
Denizli Barosu; avukatların soruşturma dosyasını inceleme taleplerine yönelik son dönemde ortaya çıkan sorunlar ve uygulama birliğinin olmayışı nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan sorunun düzeltilmesini istedi. Barodan yapılan açıklamada; savunma hakkının kullanılması ve avukatların meslek faaliyetlerini yürütmesi önündeki sınırlamaların kaldırılması istendi.
Denizli Barosu; avukatların özellikle son günlerde soruşturma dosyalarının incelenmesine yönelik talepleri karşısında farklı uygulamalar ile karşı karşıya kaldığı yönünde çok fazla şikayet aldığını duyurdu. Baro Başkanı Engin Yıldız meslektaşlarından gelen şikayetlerin yoğunlaşması üzerine Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşme yaptıklarını, uygulamadaki sorunları aktardıklarını kaydetti.
Bu girişimin ardından Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı bakanlığın ilgili birimine görüş sordu ve konuya ilişkin bir cevap yazısı gönderdi.
DETAYLI AÇIKLAMA GELDİ
Başsavcı Mustafa Akbulut imzasıyla gönderilen yazıda; avukatların soruşturma dosyası inceleme taleplerinin soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları tarafından geri çevrildiği yönündeki şikayetler üzerine, soruşturma birimleri arasında uygulama birliğinin sağlanması için yazılı bir açıklama yapma ihtiyacının doğdu kaydedildi. Yazıda avukatların hangi şartlarda soruşturma dosyası inceleyebileceğine ilişkin görüşe yer verilerek şu ifadeler kullanıldı:
*CMK’nın 150’nci maddesi müdafiinin ve 234’ncü maddesi ise vekilin nasıl görevlendirileceğini düzenlemektedir. Her iki madde de şüpheli veya mağdurun iradesini esas almaktadır.
* Buna göre şüpheli veya mağdurun, avukatın hukuki yardımından faydalanmak istediğini Cumhuriyet savcısına beyan etmesi durumunda, dilekçe ile başvurması durumunda, Noter marifetiyle vekaletname düzenlenmesi durumunda şüpheli veya mağdur kendisine müdafi veya vekil seçebilir.
* Müdafi veya vekil, şüpheli ve mağdurun CMK’da düzenleme altına alınan yasal haklarını kullanabilmektedir. Bu haklardan birisi de soruşturma dosyasını inceleme, bilgi edinme, belgelerden ve delillerden bir suretini alma hakkıdır.
* Bir kişinin avukat olması, o kişiye soruşturma dosyasını inceleme yetkisi vermemektedir. Bu nedenle müdafi, vekil ve avukat sıfatlarının birbirine karıştırılmaması gerekir.
* Uygulamada karşılaşılan asıl mesele ise müdafi veya vekil olarak görevlendirilmemiş bir avukatın soruşturma dosyasını incelemeye yetkili olup olmadığı ile ilgilidir.
* CMK’ya göre bir avukatın soruşturma dosyasını inceleme yetkisi olmadığı gibi soruşturmada yetkisi bulunmayan bir başka hakim veya cumhuriyet savcısının da soruşturma dosyasını inceleme yetkisi yoktur.
Yazıda ayrıca Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün görüşüne yer verilerek avukatların hangi durumlarda dosyayı inceleyeceği açıklandı, hangi durumlarda kısıtlama getirileceği yer aldı.
BARODAN ‘TAKDİR’ DEĞERLENDİRMESİ
Denizli Barosu, başsavcılığın yazısını ve baronun Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği yazıyı sosyal medya platformlarında paylaşarak avukatları bilgilendirdi. Bu yazıda; soruşturma dosyasını inceleme talebinin sınırlandırılması yetkisinin cumhuriyet savcısına bırakılmadığı, savcının istemi üzerine hâkim kararının arandığı kaydedildi. Denizli Barosu Başkanı Engin Yıldız imzalı yazıda şu ifadelere yer verildi:
* Soruşturmanın gizliliği ilkesi, avukatın dosyaya erişimini engelleyen genel ve mutlak bir kural değildir.
* CMK 153’ncü maddesinde müdafiinin soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebileceği ve istediği belgelerin örneğini alabileceği açıkça düzenlenmiştir. Bu yetkinin hangi hallerde sınırlandırılabileceği Cumhuriyet savcısına bırakılmamış, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararı aranmıştır.
* Dolayısıyla hâkim kararına bağlı bir sınırlamanın genel nitelikte bir idari uygulama veya Cumhuriyet savcısına ait olduğu kabul edilen soyut bir takdir yetkisi aracılığıyla fiilen gerçekleştirilmesi hukuken kabul edilemez.
* İlgili yazınızda ise henüz müdafi veya vekil sıfatı kazanmamış avukatın dosya inceleme talebinin kabulünde takdirin cumhuriyet savcısında olduğu ifade edilmektedir.
* Kanunda açıkça ön görülmeyen bir sınırlamanın takdir yetkisi yoluyla oluşturulması mümkün değildir. Takdir yetkisi kanunu yetkinin sınırları içerisinde kullanılabilir. Kanunda bulunmayan yeni bir sınırlama sebebinin kaynağı haline getirilemez.
* Kanun koyucunun iradesinin, avukatın mesleki faaliyetini yerine getirebilmesi için bilgiye erişimini kolaylaştırmak olduğu açıktır. Öte yandan avukatın hukuki yardım talebinde bulunan kişinin işini üstlenip üstlenmeyeceğine karar verebilmesi için dosyanın hukuki ve fiili durumunu öğrenmesi kimi hallerde zorunludur.
*Dayanak gösterilen Ceza İşleri Genel Müdürlüğü görüşünde, vekâletname veya görevlendirme yazısı bulunmayan avukatın dosyaya erişimini mutlak biçimde yasaklamamaktadır.
* Hakkında yakalama emri bulunan şüpheliler yönünden dosya inceleme taleplerine ilişkin değerlendirme de ayrıca hukuki tereddüt doğurmaktadır.
* Bir kişi hakkında yakalama emri bulunması, o kişinin hukuki yardım alma ve savunmasını avukat aracılığıyla hazırlama hakkını ortadan kaldırmadığı gibi o kişi lehine dosya inceleme talebinin soruşturmayı tehlikeye düşürdüğünün kabul edilmesi, savunma faaliyetinin olağan kullanımını şüpheli bir davranış haline getirme sonucunu doğuracaktır.
BARO GÖRÜŞ BİLDİRDİ
Denizli Barosu; soruşturma dosyası inceleme taleplerine ilişkin değerlendirmesinde; soruşturmanın gizliliği ilkesinin genel bir ret gerekçesi olarak kullanılmaması gerektiğini işaret etti.
Değerlendirmede kanunda bulunmayan vekâletname, yazılı muvafakat veya benzeri şartların dosya incelemenin mutlak ön koşulu haline getirilmemesi istendi. Ayrıca dosya inceleme taleplerinin kabul veya reddinin genel ve sınırsız bir cumhuriyet savcısı takdirine tabi tutulmaması gerektiğine işaret edildi.
Soruşturmanın amacının tehlikeye düşeceğinin ileri sürüldüğü durumlarda, bunun somut dosyaya özgü bulgulara dayandırılması gerektiği, CMK’nın ön gördüğü usul ve güvencelere riayet edilmesi kaydedildi.
Dosya inceleme talebinin reddedilmesi halinde, ret işleminin hukuki ve somut gerekçesinin avukata açıkça bildirilmesi gerektiği de değerlendirmede yer aldı.
SAVUNMA HAKKI ETKİN KULLANILMALI
Yazının son bölümünde; “Savunma hakkı, soruşturma makamlarının uygun gördüğü ölçüde kullanılabilecek bir imkân değil, Anayasa ve kanunlarla güvence altına alınmış temel bir haktır. Avukatın mesleki faaliyetini yerine getirirken ihtiyaç duyduğu bilgiye erişimi de bu hakkın etkili kullanımının ayrılmaz bir unsurudur.
Bu nedenle kanunda açıkça ön görülmeyen sınırlamaların, yorum veya idari uygulama yoluyla oluşturulması, savunma hakkının özüne, hukuki güvenlik ilkesine ve avukatlık mesleğinin bağımsız niteliğine zarar verecektir” denildi.
Denizli Barosu Başkanı Yıldız uygulamanın çok fazla hak kaybına neden olacağını, kişinin savunma hakkının önüne geçeceğini ifade etti.
Diğer yandan baronun sosyal medya paylaşımında; “Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın avukatların soruşturma dosyalarını inceleme taleplerine ilişkin yazısı üzerine, müdafi ve vekillerin kanundan doğan dosya inceleme haklarının sınırları ile uygulamada tereddüt yaratabilecek hususlara ilişkin hukuki görüş ve değerlendirmelerimiz Başsavcılığa iletilmiştir.
Savunma hakkının etkin kullanılması ve avukatların mesleki faaliyetlerinin kanunda öngörülmeyen sınırlamalara tabi tutulmaması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Meslektaşlarımızın mesleki hak ve yetkilerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz” denildi.




