FAİZİYLE GERİ ALINACAK
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, boşanmanın samimi ya da muvazaalı olup olmadığına bakılmaksızın, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişilerin yetim aylığının kesilmesi gerektiğine hükmetti. Daire, somut olayda yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle alt derece mahkemesi kararını bozdu.
Babasından aldığı yetim aylığı, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen bir kadının açtığı dava Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne taşındı. Yargıtay, birlikte yaşama olgusunun tespit edilmesi halinde boşanmanın hangi amaçla gerçekleştirildiğinin ayrıca araştırılmasına gerek olmadığına karar verdi.
BİRLİKTE YAŞAMA OLGUSU ESAS ALINACAK
Kararda, ilgili düzenlemede “eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen” kişilere ilişkin hüküm bulunduğu hatırlatıldı. Boşanmanın sosyal güvenlik hakkı elde etmek amacıyla yapılıp yapılmadığının ya da eşlerin boşanma iradesinin samimi olup olmadığının Kurum veya yargı organları tarafından araştırılmaması gerektiği belirtildi.
Yargıtay, 1 Ekim 2008’den itibaren boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin gelir veya aylıklarının kesilmesinin zorunlu olduğuna hükmetti.
ALT MAHKEME KARARI BOZULDU
Davacı kadın, 2002’de vefat eden babası üzerinden yetim aylığı aldığını, SGK’nın 26 Ekim 2008’de eski eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığı kestiğini ve yapılan ödemeleri borç kaydettiğini belirterek dava açtı. Daha sonra 2022’de yeniden aylık bağlanması talebinde bulunan kadının başvurusu SGK tarafından reddedildi.
İş Mahkemesi, SGK işleminin iptaline ve yetim aylığının 19 Temmuz 2022’den itibaren yasal faiziyle ödenmesine karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi de SGK’nın istinaf başvurusunu reddetti.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise davacı ile boşandığı eşinin adres kayıtlarının ayrıntılı biçimde incelenmesi, ilgili adreslerde kimlerin yaşadığının kolluk aracılığıyla araştırılması ve muhtar, komşu, kapıcı ile yönetici gibi kişilerin dinlenmesi gerektiğini belirtti. Eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılırken, ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu.




