YUNUS CAN'IN AZMİ SANATA DÖNÜŞTÜ

Dünyada yalnızca 22 kişide görüldüğü belirtilen SAVI hastalığında, Türkiye'de kayıtlı tek vaka olarak mücadele veren 30 yaşındaki Yunus Can, hastane odalarında başlayan resim tutkusunu sergi salonlarına taşıdı.

Denizli'de yaşayan 30 yaşındaki Yunus Can, dünyada oldukça nadir görülen SAVI hastalığıyla mücadelesini sürdürüyor. Bebeklik döneminde başlayan TMEM173 genindeki mutasyonlara bağlı olarak her geçen gün parmaklarını biraz daha kaybeden Yunus Can, hastalıkla henüz 1 yaşındayken tanıştı. Türkiye'de uzun yıllar boyunca kesin tanı konulamayınca, 2015 yılında ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne giden Yunus Can'a burada yapılan kapsamlı tetkiklerin ardından SAVI hastalığı tanısı konuldu. Tanının ardından Yunus Can'ın tedavi süreci de uzun yıllar Amerika'da devam etti. Can, 12 yıl boyunca her ay Denizli'den Amerika Birleşik Devletleri'ndeki hastaneye giderek ilaç tedavisi gördü.
 

Zorlu bir tedavi süreci yaşayan Yunus Can, resim yapmadaki yeteneğiyle çizimler yapmaya başladı. Hastalığı nedeniyle 3 el parmağını kaybeden Yunus Can, tüm zorluklara rağmen resim yapmayı bırakmadı. 2008 yılında, henüz 12 yaşındayken resim yapmaya başlayan Can, hastane salonlarında ve odalarında geçirdiği zamanı kara kalem çalışmaları yaparak değerlendirdi.
Parmaklarının bir kısmını kaybetmesine rağmen resim tutkusundan vazgeçmeyen Yunus Can, iki parmağıyla çalışmalarını sürdürdü. Yıllar boyunca yaptığı kara kalem eserler, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan'ın destekleriyle Merkezefendi Kültür Merkezi'nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Yunus Can'ın Kaleminden Karakalem Portre Sergi, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü ve ziyaretçiler eserlere hayran kaldı.
"Yunus Can'ın Kaleminden Karakalem Portre" sergisi, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Yunus Can'ın yaşam mücadelesini ve sanat azmini eserleriyle ortaya koyduğu sergiyi Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir de ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

TÜRKİYE’DE TEK

SAVI hastalığı hakkında bilgiler veren Ressam Yunus Can, "Bu resim sergisini açarken beni yalnız bırakmayan ve sergime gelip eserlerimi gören, güzel dileklerini paylaşan herkese teşekkür ederim. Benim resim sevdam hastane odalarında ve hastane koridorlarında başladı. Dünya'da çok nadir görülen ve Türkiye'de yalnızca benim taşıdığım bir hastalıkla mücadele ediyorum. Dünyada ise bu hastalığın görüldüğü kişi sayısının 22 olduğu biliniyor. Türkiye'de daha önce bu hastalığı yaşayan başka kişiler daha vardı. Ancak o tedavi süreci için yurt dışına gitti. Şuanda Türkiye'de bu hastalığı taşıyan tek kişiyim.  Resme olan ilgim küçük yaşlarda, 2008 yılında başladı. O zamanlar küçük kâğıtlara çizimler yapıyordum. Daha sonra hastanede, hastalığımla mücadele ettiğim dönemlerde kalemimi hiç bırakmadım. Kendi çabamla, zaman içerisinde kendimi geliştirerek bugünlere kadar geldim. Herhangi bir sanat eğitimi almadım. Yalnızca uzaktan eğitim aldım. Geri kalan her şeyi kendi çabamla öğrenmeye ve geliştirmeye çalıştım. Asıl hedefim, eserlerimin satılmasından çok daha iyi yerlere gelebilmek. Yaptığım çalışmaların daha fazla insan tarafından görülmesini, verdiğim emeğin fark edilmesini ve sanat yoluyla kendime güzel bir gelecek oluşturabilmeyi istiyorum. Beni bu yolculukta yalnız bırakmayan ve eserlerimi görmek için sergime gelen herkese gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu.