“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİN TEMELİDİR”

Denizli Barosu, Halk TV'ye yönelik operasyonla kayyım atanması ve yayının durdurulmasına tepki gösterdi. Açıklamada, ceza muhakemesi tedbirlerinin basını susturma aracına dönüştürülmemesi gerektiği vurgulandı.

Denizli Barosu, Halk TV'nin merkez binasına düzenlenen polis operasyonu, kanal yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyım atanması, yayın faaliyetlerinin durdurulması ve gazetecilere yönelik adli işlemlere ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Gelişmeleri büyük bir endişeyle takip ettiklerini belirten Denizli Barosu, basın özgürlüğünün demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez bir unsuru olduğuna dikkat çekti.

"BASINA MÜDAHALE TOPLUMUN HABER ALMA HAKKINI ETKİLER"

Açıklamada, basın kuruluşlarına yapılan müdahalelerin sadece ilgili kurumu kapsamadığı, doğrudan toplumun haber alma hakkı ile düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef aldığı ifade edildi.

Anayasal güvencelere dikkat çekilen metinde şu ifadelere yer verildi:

"Anayasa'mızın 28. maddesinde yer alan 'Basın hürdür, sansür edilemez.' hükmü ile 26. ve 30. maddelerinde düzenlenen temel güvenceler, basın özgürlüğünün anayasal koruma altında olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu özgürlüklere yönelik müdahalelerin hukuk devleti, ölçülülük ve hukuki güvenlik ilkelerine uygun olması zorunludur."

"CEZA MUHAKEMESİ TEDBİRLERİ BASINI SUSTURMA ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ"

Hiçbir kişi veya kurumun hukukun üzerinde olmadığını belirten Denizli Barosu, yürütülen soruşturmaların henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaksızın basın faaliyetlerinin fiilen durdurulmasına gerekçe oluşturamayacağını vurguladı. Açıklamada, ceza muhakemesi tedbirlerinin halkın haber alma hakkını engellemenin bir aracı haline getirilmemesi gerektiği kaydedildi.

DENİZLİ BAROSU'NDAN HUKUKİ TALEP

Açıklamada hukuki taleplerini dile getiren Denizli Barosu, “Halk TV'ye yönelik kayyım uygulamasının ve yayın faaliyetlerini engelleyen tedbirlerin sonlandırılmasını, basın mensuplarına yönelik adli süreçlerin temel hak ve özgürlükler gözetilerek yürütülmesini ve gazetecilerin mesleklerini hiçbir baskı altında kalmaksızın sürdürebilmelerinin güvence altına alınmasını talep ediyoruz.” dedi.

Açıklama, "1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun barolara yüklediği hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma sorumluluğuyla, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını korumaya, sürecin hukuki takipçisi olmaya devam edeceğiz. Özgür basın, özgür toplumun teminatıdır. Hukuk, susturmanın değil, özgürlüklerin güvencesi olmalıdır" ifadeleriyle tamamlandı.