DEMOKRASİ PLATFORMU’NDAN GÖZALTI TEPKİSİ
Odalar ve sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Denizli Demokrasi Platformu, Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik operasyon ve Başkan Şeniz Doğan’ın gözaltına alınması tedbirine tepki gösterdi. Doğan’ın çağırılması durumunda ifadeye gideceği hatırlatıldı, gözaltı tedbirinin cezalandırma aracı olarak kullanılamayacağına işaret edildi.
Denizli Barosu, bazı odalar ve sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Denizli Demokrasi Platformu, Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik operasyon ve Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yaptı.
Denizli Gazeteciler Cemiyeti’ndeki toplantıda platform adına açıklamayı Denizli Tabip Odası Başkanı Gökhan Önem ve Denizli Barosu Başkan Yardımcısı Hilmi Cem Tutulmaz yaptı.
Açıklamada gözaltı kararı ve tedbiri eleştirildi, Şeniz Doğan’ın çağırılması durumunda ifadeye gideceğine işaret edildi.
Açıklamayı okuyan Önem, gözaltı tedbirinin peşinen suçlu ilan etme algısına dönüşmemesi gerektiğini kaydetti, bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi. Açıklamada şüphelilerin avukatlarla görüşme haklarının 3 avukatla sınırlandırıldığı kaydedildi, bu idari kısıtlamanın yasaya aykırı olduğu belirtildi.

ENDİŞEYLE TAKİP EDİYORUZ
Önem konuşmasında yaşanan süreçte hukuka aykırı uygulamalar bulunduğunu kaydederek; “Uygulamaları ilk andan itibaren derin bir endişeyle takip ettiğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Suçlama her ne olursa olsun, yürütülen adli süreçlerin meşruiyeti; masumiyet karinesi, adil yargılanma ve savunma hakkı gibi evrensel ilkelerin eksiksiz uygulanmasıyla ölçülür. Bu ilkelerin zedelendiği yerde adaletten değil, ancak keyfilikten bahsedilebilir” ifadelerini kullandı.
HÜKÜM GİYMİŞ GİBİ…
Gözaltına alınan belediye başkanı ve belediye personelinin çağırıldıklarında adli makamlara giderek ifade vereceklerini kaydeden Önem konuşmasını şöyle sürdürdü:
*İkametgahı, iş yeri ve kimliği belli olan kamu görevlilerinin adeta peşinen hüküm giymiş gibi gözaltı tedbiriyle karşı karşıya bırakılması, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
* Ceza muhakemesinde gözaltı ve benzeri koruma tedbirleri asli bir unsur değil, ancak kanuni şartları oluştuğunda başvurulabilecek istisnai ve geçici önlemlerdir.
* Bu tedbirlerin peşinen suçlu ilan etme, cezalandırma ve kamuoyu önünde itibarsızlaştırma aracı olarak kullanılması, anayasal güvence altındaki ölçülülük ilkesinin açık bir ihlalidir. Bu süreçte yaşanan bir diğer ağır hukuksuzluk ise doğrudan savunma hakkını hedef almıştır.
* Denizli Barosu tarafından yapılan incelemeler ve tutanak altına aldığı tespitlerle de sabit olduğu üzere; gözaltındaki kişilerin avukatlarıyla görüşme hakkı hukuksuz bir şekilde ‘üç avukat’ ile sınırlandırılmış, bu sayıyı aşan görüşmeler ise savcılık iznine bağlanmıştır.
* Savunma hakkına yönelik bu hukuksuz üç avukat kısıtlamasını kesinlikle reddediyoruz. Uygulanan bu idari kısıtlama, açık bir yasa ihlali ve savunma hakkına vurulmuş ağır bir darbedir.
* Savunma hakkının ve avukat yardımının keyfî sınırlamalara, bürokratik izinlere tabi tutulması, adalet mekanizmasının işleyişine gölge düşürmekte ve şüphe uyandırmaktadır. Buradan bir kez daha hatırlatıyoruz: Savunma hakkı bir lütuf değil, dokunulmaz bir anayasal haktır!
* Denizli Demokrasi Platformu olarak; savunma hakkını sakatlayan, adil yargılanma ilkelerini zedeleyen bu hukuk dışı uygulamanın derhal sonlandırılmasını ve avukat-müvekkil görüşme hakkının önündeki hukuka aykırı engellerin kaldırılmasını adli ve idari makamlardan talep ediyoruz. Yargının siyasi düşüncelerden uzak, tamamen tarafsız, bağımsız şekilde ve de en önemlisi evrensel hukuk normlarına bağlı kalarak hareket etmesi hayati önem taşımaktadır
* Kentimizde hukukun üstünlüğünün, kişi özgürlüğünün ve adalet duygusunun korunması adına, bu soruşturmanın her aşamasını en ince ayrıntısına kadar takip etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla ilan ederiz. Katılımınız için teşekkür ediyorum.




