ŞENİZ DOĞAN VE MERKEZEFENDİ BELEDİYESİ OLAY YERİ’NDE

Yeni Olay’da yayınlanan Olay Yeri programında gazeteciler Osman Nuri Boyacı ve Serkan Urgancı, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın tutuklanmasıyla sonuçlanan operasyonu, soruşturmanın hukuki boyutunu, siyasi kulislerdeki iddiaları ve belediyede yaşanabilecek yönetim değişikliğini değerlendirdi. Programda, AK Parti’ye geçiş söylentilerinden belediye başkan vekilliği seçimine kadar birçok konu ele alınırken, yargılama sürecinde adaletin herkese eşit uygulanması gerektiği vurgulandı.

Deneyimli gazeteciler Osman Nuri Boyacı ve Serkan Urgancı, Yeni Olay’da yayınlanan Olay Yeri programında Denizli gündemini değerlendirdi. Programın ana gündemini, 27 Ekim’de gerçekleştirilen operasyonun ardından Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın da aralarında bulunduğu 5 kişinin 31 Ekim’de tutuklanması oluşturdu. Rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma iddialarının konuşulduğu programda, soruşturmanın geçmişi, gözaltı ve tutuklama işlemlerine yönelik tepkiler, siyasi gelişmeler ve belediyenin bundan sonraki yönetim süreci ayrıntılı biçimde ele alındı.

SORUŞTURMANIN GEÇMİŞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Merkezefendi Belediyesi hakkında yürütülen adli sürecin yalnızca son operasyonla sınırlı olmadığını belirten Osman Nuri Boyacı, yaklaşık bir yıldır belediyeyle ilgili çeşitli gelişmeler yaşandığını ifade etti. Boyacı, daha önce 8 belediye çalışanı hakkında yargılama izni verilmesini, bir belediye başkan yardımcısına yönelik iddiaları, belediye yöneticilerinin adının geçtiği başka bir ihaleye fesat karıştırma soruşturmasını ve son operasyondan yaklaşık 10 gün önce belediyede yapılan arama ve evraklara el koyma işlemlerini hatırlattı.

Bu gelişmelerin birbirini izlediğine dikkat çeken Boyacı, son operasyonun kendisi açısından beklenmedik olmadığını, belediyeyle ilgili hukuki sürecin aşamalı şekilde ilerlediğini değerlendirdi.

Bununla birlikte gazeteciler, mevcut soruşturmanın henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sonuçlanmadığını ve tutuklanan kişilerin suçlu ilan edilemeyeceğini özellikle vurguladı.

“AK PARTİ’YE GEÇSEYDİ OPERASYON YAPILIR MIYDI?”

Programın öne çıkan başlıklarından biri, Şeniz Doğan’ın AK Parti’ye geçeceğine ilişkin siyasi kulislerde gündeme gelen iddialar oldu.

Serkan Urgancı, operasyonun ardından haberlerin ve sosyal medya paylaşımlarının altında sıkça karşılaştıkları “Şeniz Doğan AK Parti’ye geçseydi bu operasyon yapılır mıydı?” sorusunu gündeme taşıdı.

Osman Nuri Boyacı ise bu konuda kesin bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını belirtti. Operasyondan birkaç gün önce Doğan’ın AK Parti’ye geçeceği yönünde sosyal medyada paylaşımlar yapıldığını hatırlatan Boyacı, Denizli siyasi kulislerinde de farklı iddiaların konuşulduğunu söyledi.

Doğan’ın parti kongresine yalnızca oy kullanmak için katılması ve ardından rahatsızlığını gerekçe göstererek ayrılması ile Özgür Özel’in katıldığı toplu açılış programından başka bir programı bulunduğunu belirterek erken ayrılmasının da çeşitli yorumlara neden olduğu ifade edildi.

Boyacı, söz konusu dönemde görüşmeler yapıldığına, parti değişikliğinin gündeme geldiğine ve AK Parti içerisinde bu ihtimale yönelik farklı yaklaşımlar bulunduğuna ilişkin söylentiler dolaştığını anlattı. Ancak bunları doğrulayacak somut bilgilerin bulunmadığını vurguladı.

Doğan’ın AK Parti’ye geçmesi halinde operasyonun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda hüküm vermenin doğru olmayacağını belirten Boyacı, siyasi iddialarla adli soruşturmanın birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

HÜSEYİN GÜRLESİN ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN YARGILAMA USULÜ TARTIŞILDI

Serkan Urgancı, programda eski belediye başkanı Hüseyin Gürlesin hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen 2 yıl 2 aylık hapis cezasını da gündeme getirdi.

Gürlesin’in yargılama sürecinde gözaltına alınma ve tutuklu yargılanma gibi uygulamalarla karşılaşmadığını ifade eden Urgancı, Şeniz Doğan’a yönelik işlemlerle bu süreç arasındaki farklılıkları sorguladı.

Boyacı ise iki dosyanın aynı kapsamda değerlendirilmesinin doğru olmayacağını belirtti. Gürlesin hakkındaki suçlamanın görevi kötüye kullanma olduğunu, Doğan’ın adının geçtiği soruşturmada ise birden fazla suç iddiasının bulunduğunu hatırlattı.

Bununla birlikte yargılama usullerinde eşitliğin önemine dikkat çeken Boyacı, adresi ve görevi bilinen kişilerin ifadeye davet edilmesi seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Boyacı, hakkında suç iddiası bulunan herkesin soruşturulabileceğini ve gerektiğinde yargılanabileceğini ancak bu işlemlerin hukuka uygun ve ölçülü şekilde yürütülmesinin önem taşıdığını ifade etti.

GAZETECİLERDEN GÖZALTI YÖNTEMİNE ELEŞTİRİ

Programda, Şeniz Doğan’ın sabah saatlerinde evinden gözaltına alınması ve soruşturma kapsamında uygulanan yöntemler de tartışıldı.

Urgancı, Doğan’ın hem belediye başkanı hem de bir anne olduğunu hatırlatarak gözaltı işlemlerinin daha farklı biçimde yürütülebileceği görüşünü dile getirdi. Özellikle ailesinin bulunduğu ortamda gerçekleştirilen işlemin kendisini üzdüğünü belirten Urgancı, soruşturmanın hukuki boyutundan bağımsız olarak uygulanan yöntemin kamuoyunda tartışma yarattığını söyledi.

Boyacı da Türkiye genelinde benzer operasyonlarda gözaltı ve tutuklama yöntemlerine yönelik eleştirilerin gündeme geldiğini belirtti.

Her iki gazeteci, soruşturmanın sonucunu bilmeden suçluluk veya suçsuzluk konusunda kesin değerlendirme yapılamayacağını vurgularken, yargı süreçlerinin kamuoyunda güven oluşturacak şekilde yürütülmesi gerektiği görüşünü paylaştı.

Urgancı, konuyla ilgili yaklaşımını “Adaletin sadece adil olması yetmez. Adil görünmesi de gerekir.” sözleriyle ifade etti.

DOSYADAKİ GİZLİLİK KARARI VE SAVCILIK AÇIKLAMASI GÜNDEME GELDİ

Soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğunu hatırlatan gazeteciler, bu nedenle kamuoyuna yansıyan birçok bilginin henüz doğrulanamadığını belirtti.

Boyacı, soruşturmanın kapsamı, şüphelilerin ifadeleri, olası tanık beyanları ve dosyada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişilerin bulunup bulunmadığı gibi konuların henüz açıklığa kavuşmadığını ifade etti.

Denizli'de daha önce gerçekleştirilen bazı operasyonlarda savcılık tarafından kamuoyuna bilgi notları sunulduğunu hatırlatan Boyacı, bu soruşturmayla ilgili benzer bir bilgilendirme yapılmadığını söyledi.

Urgancı ise Doğan’ın adliyeye getirildiği süreçte gazetecilerin adliye içerisindeki belirli alanlara erişiminin sınırlandırıldığını ve basın mensuplarının işlemleri takip etmekte güçlük yaşadığını anlattı.

Programda, avukatların dosyadaki gizlilik kararının kaldırılması için başvuruda bulunduğu, tutuklama kararlarına yönelik itiraz sürecinin de gündeme geleceği belirtildi.

Boyacı, soruşturmanın tamamlanması ve iddianamenin hazırlanmasıyla birlikte iddiaların daha açık biçimde değerlendirilebileceğini kaydetti.

FATMA ATICI'NIN AÇIKLAMASI TARTIŞILDI

Merkezeffendi Belediyesi'ndeki gelişmeler kapsamında, gözaltı sürecinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtilen Fatma Atıcı’nın kamuoyuna yaptığı açıklama da programın gündemindeydi.

Serkan Urgancı, Atıcı’nın açıklamasında kendisine yöneltilen ihanet iddialarını reddettiğini ve Şeniz Doğan’ın tutuklanmasından üzüntü duyduğunu ifade ettiğini aktardı.

Atıcı’nın cezaevinde Doğan’ı ziyaret ettiğini söylediğini belirten Urgancı, belediye çalışanlarına iletildiği ifade edilen mesajı da gündeme getirdi. Buna göre Atıcı, Doğan’ın çalışanlardan belediyeye sahip çıkmalarını ve çalışmalarına devam etmelerini istediğini dile getirdi.

Urgancı, Atıcı’nın açıklamasında yer alan gerektiğinde konuşabileceği yönündeki ifadeleri de değerlendirdi.

Boyacı ise Atıcı’nın açıklamasının, serbest bırakılmasının ardından hakkında ortaya atılan iddialara karşı kendisini savunma amacı taşıdığı görüşünü dile getirdi.

Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararına dikkat çeken Boyacı, kimin hangi ifadeyi verdiği ve iddiaların dayanaklarının neler olduğu gibi konuların yargılama sürecinde açıklığa kavuşacağını belirtti.

MERKEZEFENDİ BELEDİYESİ'NDE BAŞKAN VEKİLİ KİM OLACAK?

Programın bir diğer önemli gündem maddesini, Şeniz Doğan’ın tutukluluğunun devam etmesi halinde Merkezefendi Belediyesi'nin nasıl yönetileceği oluşturdu.

Serkan Urgancı, belediye başkan vekilliği için Osman Bartal isminin ön plana çıktığını, ancak bu konuda henüz kesinleşmiş bir karar bulunmadığını ifade etti.

Boyacı, başkan vekili seçiminin yapılabilmesi için öncelikle idari sürecin tamamlanması gerektiğini belirterek İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırma kararı alınması, kararın Valilik tarafından tebliğ edilmesi ve ardından belediye meclisinin seçim için toplanması gerektiğini anlattı.

Başkan vekilini belirleme yetkisinin belediye meclisine ait olduğunu vurgulayan Boyacı, siyasi partilerin adaylarının mecliste yapılacak oylamayla değerlendirileceğini söyledi.

37 ÜYELİ MECLİSTE SİYASİ DENGELER

Programda aktarılan bilgilere göre Merkezefendi Belediye Meclisi’nin 37 üyeden oluştuğu ve siyasi partilere göre dağılımın şu şekilde olduğu belirtildi:

  • Yeni Parti: 22 üye

  • AK Parti: 9 üye

  • Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): 4 üye

  • Milliyetçi Hareket Partisi (MHP): 2 üye

Boyacı, mevcut sandalye dağılımına bakıldığında olağan dışı bir siyasi gelişme yaşanmaması halinde Yeni Parti grubunun göstereceği adayın başkan vekili seçilmesinin beklendiğini ifade etti.

Bununla birlikte meclis üyelerinin oy tercihleri ve aday belirleme sürecinde yaşanabilecek gelişmeler nedeniyle kesin bir isim açıklamanın erken olacağını belirtti.

Programda, mevcut birinci başkan vekilinin Fatma Atıcı, ikinci başkan vekilinin ise Osman Bartal olduğu ifade edildi. Atıcı’nın CHP üyeliğini sürdürdüğüne dikkat çekilirken, belediye meclisinin ilk oturumuna başkanlık etme ihtimali de değerlendirildi.

Osman Bartal isminin başkan vekilliği için ağırlık kazandığı belirtilmekle birlikte, nihai kararın ilgili siyasi süreçler ve belediye meclisindeki seçim sonucunda ortaya çıkacağı vurgulandı.

TUTUKLULUK SÜRESİNE İLİŞKİN OLASILIKLAR KONUŞULDU

Gazeteciler, Şeniz Doğan’ın tutukluluğunun ne kadar sürebileceği sorusunu da değerlendirdi.

Urgancı, soruşturma ve iddianame hazırlık sürecinin birkaç ay sürebileceği ihtimalini gündeme getirirken Boyacı, tutukluluğa yapılacak itirazların sonucunun belirleyici olabileceğini söyledi.

Soruşturmanın tamamlanmasının ve yargılama aşamasına geçilmesinin zaman alabileceğini belirten Boyacı, sürece ilişkin kesin bir takvim öngörmenin mümkün olmadığını ifade etti.

Tutuklamanın bir koruma tedbiri olduğunu vurgulayan gazeteciler, koşulların uygun olması halinde tutuksuz yargılama seçeneğinin de değerlendirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

ŞENİZ DOĞAN'IN SEÇMEN DESTEĞİ VE TOPLUMSAL TEPKİLER

Programda, Doğan’ın Merkezefendi’deki siyasi geçmişi ve seçmenlerle kurduğu ilişki de ele alındı.

Serkan Urgancı, Doğan’ın özellikle kadınlar ve gençler arasında belirli bir seçmen desteği oluşturduğunu belirterek tutuklama kararına yönelik tepkilerin değerlendirilmesinde bu siyasi geçmişin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Programda, Doğan’ın yüzde 57 oy oranıyla seçim kazandığı hatırlatıldı. Gözaltı ve tutuklama sürecinde adliye ve belediye önünde gerçekleştirilen bekleyişler ve protestolar da değerlendirildi.

Boyacı, toplumdaki siyasi kutuplaşmanın adli süreçlerin değerlendirilmesine de yansıdığını belirtti.

Muhalefet ve iktidar seçmenlerinin aynı operasyonu farklı siyasi bakış açılarıyla yorumlayabildiğini ifade eden Boyacı, bu yaklaşımın olayların nesnel biçimde değerlendirilmesini zorlaştırabileceğini söyledi.

GAZETECİLERDEN HIZLI VE ADİL YARGILAMA ÇAĞRISI

Programın Merkezefendi Belediyesi'ne ayrılan bölümünün sonunda Osman Nuri Boyacı ve Serkan Urgancı, soruşturmanın gecikmeden tamamlanması ve iddiaların yargı önünde açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

Boyacı, adaletin siyasi parti, makam veya toplumsal konuma göre farklı uygulanmaması gerektiğini ifade ederken, suç iddialarının araştırılmasının ve kanıtlanması halinde hukuki sonuçlarının ortaya konulmasının önemine işaret etti.

Gazeteciler, dosyada gizlilik kararı bulunması nedeniyle henüz bilinmeyen birçok ayrıntının soruşturmanın tamamlanması ve yargılama sürecinin ilerlemesiyle netleşeceğini belirtti.

Programda, Merkezefendi Belediyesi'ndeki yönetim sürecinin de hukuki gelişmelere bağlı olarak şekilleneceği ifade edildi.

LİKOS YARI MARATONU DA GÜNDEMDEYDİ

Olay Yeri programında Merkezefendi Belediyesi'ndeki gelişmelerin yanı sıra Denizli'de gerçekleştirilen Likos Yarı Maratonu da değerlendirildi.

Serkan Urgancı, organizasyona 10 bin kayıtlı sporcu ve yaklaşık 20 bin kişinin katıldığını belirterek etkinliğe ilişkin gözlemlerini paylaştı. Özellikle sıcak hava balonlarının oluşturduğu görüntülerin sosyal medyada ilgi gördüğünü ifade etti.

Osman Nuri Boyacı ise Likos Yarı Maratonu'nun Denizli'nin tanıtımı açısından sürdürülmesi gereken etkinliklerden biri olduğunu dile getirdi.

Boyacı, Çal Bağ Yolu Projesi, yılbaşı festivali, Denizli Caz Festivali ve Uluslararası Amatör Tiyatrolar Festivali gibi organizasyonların da kent turizmi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Programda, gelecek yıllarda katılımın artması ihtimaline karşı konaklama kapasitesi ve fiziki altyapının planlanması gerektiği üzerinde duruldu.