ANKARA’DA SERİNHİSAR RÜZGÂRI

Hatırlarsanız önceki yazılarımda Leader Projesinden ve projenin öneminden bahsetmiştim.

Leader Projesi IPARD III dönemi lansman toplantısı Geçtiğimiz günlerde Ankara’da yapıldı. Türkiye’nin 60 şehrinden 155 Yerel Eylem Grubu Derneği (YEG) arasında Denizli Serinhisar’da kurulu Kızılhisar Yerel Eylem Grubu Derneği de yer aldı. Tabiri caizse etkinliğin "parlayan yıldızı" olduk.

Yazının başında belirteyim: “Olduk” diyorum çünkü bu satırların yazarı olarak bir gözlemci sıfatıyla değil, bu hikâyenin mutfağında, Kızılhisar YEG Derneği’nin kuruluşunda yer alanlardan ve Leader Projesi’nin 2020-2024 dönemi yürütücüsü olarak Ankara’daki toplantıda yer aldım.

Tekrar Ankara’ya dönelim.

LEBLEBİ ÇORBASI

Etkinlik kapsamında kurduğumuz tanıtım standımız tam bir Serinhisar mozaiğiydi. Bir yanda coğrafi işaret tescilli leblebimiz, diğer yanda 850 yıllık mirasımız Yatağan Bıçağı, diğer yanda coğrafi işaret tescil belgesi için gün sayan Yatağan Kemik Tarağı. Ama asıl sürprizimiz Leader Projesi kapsamında geliştirdiğimiz "Leblebi Çorbası" oldu.

Leblebi Çorbası’nın projemiz ve Serinhisar için önemini kısaca hatırlatmak isterim. Leblebi Çorbası leblebinin kullanım alanlarını çeşitlendirme çalışmalarımız sürecinde geliştirdiğimiz bir ürün. Leblebi üretim sürecinde kırılan leblebilerin öğütülmesi ile elde edilen leblebi unundan yeni ürün yapıyoruz. Böylelikle leblebinin firesi değerlendirilmiş ve ortaya katma değerli ürün çıkmış oluyor. Leblebi Çorbası Leader Projesi IPARD II döneminde yerel ürünün firesinden geliştirilen tek katma değerli ürün. Bu özellikleri ile gerek Leader Projesi için gerek Kızılhisar YEG Derneğimiz için ve nihayetinde Türk Mutfağı için önemli bir ürün.

Ankara’daki lansman toplantısında başta Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı olmak üzere stant misafirlerimize yenilikçi lezzetimizi ikram ederken, aslında bir ürünün katma değerli bir şekilde nasıl yeniden doğabileceğini de kanıtlamış olduk. Leblebinin sadece çerez olmadığını, sofralarımızın önemli unsuru çorbaya (ve daha birçok ürüne) dönüşebileceğini görenlerin şaşkınlıkları ve beğenileri, harcadığımız emeğin en tatlı karşılığıydı.

ANKARA’DA SERİNHİSAR RÜZGÂRI

KININDAN ÇIKAN KILIÇ

Derneğimiz için günün gurur verici anlarından biri Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız tarafından Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya kadim demircilik mirasımızın simgesi olan Yatağan Kılıcı takdim edilmesiydi. Bir önceki “850 YILLIK GELENEK: YATAĞAN” başlıklı yazımda “vakit Yatağan’ın kınından çıkma vakti' demiştim ya; işte o kılıç Ankara’da kınından çıktı ve Leader Projesi’nin en üst makamına bir gurur nişanesi olarak sunuldu. Bu kılıcı Kızılhisar YEG Derneği olarak özel hazırlatmış olmamız ve 850 yıllık geleneğimiz Yatağan Kılıcı’nın seçilmiş olması derneğimiz için değerliydi.

"SİZİ TÜRKİYE GÜNDEMİNE TAŞIYACAĞIZ"

Sayın Bakan’ın konuşmasında Kızılhisar YEG Derneği’nden övgüyle bahsetmesi ve "Serinhisar’ın nişanesi olan leblebinin katma değerini artıran bu başarılar Türkiye’nin gündemine girmeli" sözleri, sadece derneğimizin değil, tüm Serinhisar halkının emeğinin takdir görmesiydi.

Konuşmaların ardından temsili çek takdimi için sahneye davet edildim. Çeki Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanımız Ahmet Antalyalı’nın elinden alırken, elimizde sadece bir proje bütçesini değil, önümüzdeki 5 yılın sorumluluğunu ve heyecanını da taşıyorduk.

ANKARA’DA SERİNHİSAR RÜZGÂRI

DENEYİM PAYLAŞIMI

Etkinliğin ikinci gününde "Tecrübe ve Bilgi Paylaşımı" oturumunda 5 panelistten biri olarak yer aldım. Panelde sadece Kızılhisar YEG Derneği’ni değil, ilçemiz Serinhisar’ın yerel kalkınma potansiyelini de anlattım. Sahadaki zorlukları, çözüm yollarını ve Leader ruhunu Türkiye’nin 60 şehrinden gelen 155 Yerel YEG Derneği’nin temsilcileriyle olabildiğince paylaşmaya çalıştım.

EYLEM VAKTİ

Ankara’daki tablo bize gösterdi ki doğru yoldayız. İyi niyet ve azimli çalışma bir araya geldiğinde, Serinhisar’ın meşhur rüzgârı Ankara’nın bozkırında bile esebiliyormuş. Bu başarı sadece derneğimizin değil, "Birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen" bir vizyona inanan her Serinhisarlı’nın gururudur.

Hatırlayacaksınız, yazılarımda yeri geldikçe "vakit, eylem vakti" tabirini kullanıyorum. Şimdi Ankara’dan aldığımız bu motivasyonla, Serinhisar’ın ekonomik ve kültürel değerlerini dünyaya duyurmak için daha çok çalışma vakti.

Diğer Yazılar