BU NEFRET BİZİ YAKAR…
Hepimiz bir kez daha büyük bir üzüntüyle izledik. Geçtiğimiz günlerde yeni atanan Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanının Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yemin töreni esnasında Gazi Meclis bir kez daha boks ringine döndü. Kim kime vurabilirse… Daha önceleri de çok yaşandı buna benzer sahneler yabancısı değiliz ama Meclis'te yaşananlar, sokağa da aynı şekilde maalesef yansıyor.
Açık ve dürüst konuşalım. Lafı eğip bükmenin bir alemi yok. Birbirimizden nefret ediyoruz, hem de öyle böyle bir nefret değil. Ölümüne, öldürürcesine, tiksinircesine, geberircesine nefret ediyoruz.
Evet başardılar! Türkiye’nin yarısı öteki yarısından, öteki yarısı da beri ki yarısından nefret ediyor. Hem de bir kaşık suda boğsa doymayacak gibi, kanını içse kanmayacak gibi. Ben bu ülkede 70 yılımı geçirdim, aklım erdi ereli de siyaseti takip ederim.
Farklı düşünür, farklı inanır, farklı yaşardık, belki farklılıklara sempati duymazdık ama bu denli bir nefret yoktu. Bu noktaya ama öyle geldik ama böyle geldik; kesin olan bir şey var, geldik. İşte bu ülkeyi yakacak olan da bu nefrettir. Aklımızı bir an önce başımıza almalıyız. Bu nefret bizi yakar.
Bu yazımda söylediklerim bir işe yarar, ya da yaramaz bilemiyorum ama bu ülkede yaşayan bir vatandaş ve bu toprakların bir çocuğu olarak bunları söyleme ihtiyacı duyuyorum. Nefret, kin ve intikam duyguları insanların içerisine yer ettiği zaman ruhu yakar, ruh yanınca ne akıl, ne fikir, ne vicdan ne de basiret kalır. Sonrası, sonrasını düşünmek bile istemiyorum
Ne yazık ki bu nefret ateşini söndürmesi gerekenlerin ise sürekli ateşe odun atmaları da en büyük açmaz. Bu ülkenin nefret ile çözülebilecek hiçbir sorunu yok. Akıl, birazcık sevgi ve insani yöntemler ile bu açmazdan çıkılabilir.
Evet, hiçbir cümle, hiçbir insani haykırış, hiçbir vicdani talep kimseye ulaşmıyor biliyorum. Çünkü nefret ediyoruz, birbirimizden ölümüne, geberircesine, çıldırırcasına nefret ediyoruz. Nefret içinde boğuluyoruz, artık çocuklarımız için de ciddi ciddi endişe duymaya başladım.
Elimden, Tanrı hepimize akıl, basiret ve vicdan versin ve bizi bu kin ve nefret bataklığından kurtarsın dilemekten başka bir şey gelmiyor.
Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın. Sevgiyle kalın.
Diğer Yazılar




