MESELE TEKNOLOJİ DEĞİL BAĞIMLILIK
Bağımlılık kısaca, kişinin kullandığı bir madde, alkol, nesne veya yaptığı bir davranış (eylem) üzerinde kontrolünü kaybetmesi diye tanımlanıyor. Kontrolsüzce kullanılan her madde ya da gerçekleştirilen her davranış bağımlılık olarak nitelendiriliyor.
Dünya ülkelerinin birçoğunda olduğu gibi ülkemizde de küçük yaşlardaki çocukların internet üzerinden yayın yapan sosyal medya platformlarına veya benzeri uygulamalara erişmesinin, hesap açmasının önüne geçebilmek için çalışmalar yapıldığı biliniyor.
Değerli okur, okuduğunuz yazı bağımlılık hastalığı üzerine çalışmalar yapan uzman kişilerin söylemlerinden derlenmiştir. Uzmanlara göre insanlar hayatta birçok şeye karşı bağımlı olabiliyor.
Örnek: uyuşturucu madde, alkol, sigara, kumar, teknoloji veya kontrolsüzce davranış.
Son sürat gelişen teknolojiyle birlikte günümüz dünyasında bağımlılık, artık yalnızca alkol ya da madde kullanımıyla sınırlı kalmıyor. Tabletler, cep telefonları, sosyal medya, sanal kumar ve dijital oyunların da en az bunlar kadar güçlü bir çekim alanı oluşturduğu, üstelik bu yeni nesil bağımlılıkların, çoğu zaman fark edilmeden hayatımızın merkezine yerleşiyor olduğu söyleniyor.
EN TEHLİKELİ YANI SİNSİ OLMASI
Bağımlılığın en tehlikeli yanının, sinsiliği olduğu vurgulanarak, başlangıçta “sadece biraz vakit geçirmek” ya da “rahatlamak” amacıyla yapılan bir davranış, zamanla kontrol dışına çıkabiliyor. Hepsi masum bir alışkanlık gibi başlayıp zamanla kontrolü ele geçirebiliyor. Kişi farkına varmadan kendini tekrar eden bir döngünün içinde buluyor. Bu döngüde size artık ihtiyaçlar değil, alışkanlıklar yön veriyor.
Özellikle çocuklar ve gençler bu riskin tam ortasında. Çocuklar ödül mekanizmalarına karşı daha zayıf ve savunmasız. Bir oyunda kazanılan puan, sosyal medya paylaşımına alınan bir beğeni, özellikle çocuklarda bir mutluluk hali sağlıyor. Ancak bu geçici tatmin ve de “tuzak” daha fazlasını isteme dürtüsünü de beraberinde getiriyor. Sonuçta ortaya çıkan şey, artık kontrol edilmesi oldukça zor bir bağımlılık haline dönüşmüş oluyor.
YARGILAMAK YERİNE ANLAMAK GEREKİYOR
Gelinen bu evreden sonra kişi çoğu zaman yakalandığı bu bağımlılık hastalığından kurtulmak istiyor ama her birey ne yazık ki bunu başaramıyor. İşte gelinen bu noktada yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekiyor. Ailelere ve eğitimcilere önemli görevler düşüyor. Yasaklamak, baskı kurmak ya da cezalandırmak sorunu çözmek yerine derinleştirebiliyor. Bunun yerine iletişim kurmak, sınırlar koymak ve alternatifler sunmanın daha etkili bir yaklaşım olacağı, çocuğun hayatında spor, sanat ve sosyal aktiviteler ne kadar yer kaplarsa, bağımlılık riskinin de o kadar azalacağı belirtiliyor.
Unutulmamalıdır ki, mesele teknoloji değil, onu nasıl kullandığımızdır. Sonuç olarak bağımlılık, modern çağın en büyük görünmez sorunlarından biridir. Farkındalık, erken müdahale ve doğru yaklaşım ile bu sorunun önüne geçmek mümkündür. Aksi halde, kontrol ettiğimizi sandığımız şeyler zamanla bizi kontrol etmeye başlıyor.
Umarım hayatımızı zorlaştıran tüm kötü bağımlılıklardan bir an önce kurtuluruz.
Sevgiyle kalın.
Diğer Yazılar




