NAFAKA
Türkiye son günlerde oldukça fazla bir kesimi ilgilendiren yeni bir gündemi konuşuyor.
"Nafaka"
Hukuk terimi olarak sözlükte bir kimsenin geçindirmekle, bakıp gözetmekle yükümlü bulunduğu kimseye ya da kimselere, mahkeme kararıyla ödenen aylık şeklinde belirtiliyor.
Yasada yeni bir düzenlemeyle süresiz nafaka sisteminin kaldırılacağı söylemi, son günlerin en çok konuşulan konuları arasında başı çekiyor. Neredeyse ekonomi ve siyasi gündemini sollamış vaziyette.
Ve ben bu konuda tahmin edilenin aksine erkek tarafındayım. Elbette kadınlarımız gözetilmeli, korunmalı ortada bırakılmamalı fakat bir yere kadar.
Düşünsenize, evlilik iki yıl sürüyor, ödeme planı otuz yıl.
Bana bu matematik denkleminde bir tuhaflık var gibi geliyor.
Böyle bir soru KPSS'de karşınıza çıksa afallar kalırsınız. Nasıl çözeceğinizi şaşıracağınızdan eminim.
Nikâh masasında kimse imzayı “iyi günde, kötü günde ve ömür boyu nafaka ödeme” diye atmıyor sonuçta.
Bu arada yanlış anlaşılmakta istemem. Gerçekten mağdur olan, çalışamayacak durumda olan, hayatını evlilik nedeniyle askıya almış insanlar elbette korunmalı. Buna kimsenin itirazı yok.
Ama sistem istisnaya göre değil, genele göre kurulmalı. Yoksa evlilik, duygusal bir beraberlikten öteye geçip maddiyata dayalı bir ürüne dönüşüyor…
Yaşadığımız ortamda birçok girişimci iş kadını var. Akademisyen kadınlarımız var. Tıp dünyasında harikalar yaratan bilim insanı kadınlarımız var. Ülke yönetiminde söz sahibi kadınlarımız var. Milletvekili, muhtar kadınlarımız var. Kadınlarımız iş hayatında, akademide, girişimcilikte harikalar yaratıyor. CEO olanı var, şirket kuranı var, uzaya gideni var.
Ama konu nafakaya gelince bir anda ev hanımı varsayımına dönmek biraz tuhaf olmuyor mu?
Bir de işin daha tuhaf tarafları var. Erkek yeniden evleniyor, çocuk sahibi oluyor, ama hâlâ geçmiş evliliğinin bedelini yıllarca ödemek durumunda kalıyor. Bu arada gücü yetmeyip belirlenen miktarı ödeyemeyip hapis yatan insanlar tanıyorum.
Bir de vefat eden babasının, annesinin maaşını alan var.
Hayat devam ediyor, her iki tarafta yaşamına yeni bir sayfa açmış ama muhasebe defteri bu şartlara rağmen inatla kapanmıyor.
Boşanmanın normal şartlarda mantığı nedir? Yolları ayırmak…
Ama süresiz nafaka bazen yolları ayırmıyor. Eski eş, hayatınızdan çıkıyor ama bütçenizden bir türlü çıkmıyor.
Belki de çözüm şöyle olabilir. Süreli ve mantıklı nafaka. Gerçek anlamda ihtiyacı olan kişiyi koruyup kollayan ama kimseyi ömür boyu sponsor yapmayan bir model.
Çünkü, evlilik dediğiniz şey zaten riskli bir kurum.
Üstüne bir de “ömür boyu ödeme garantisi” eklenince, bankadan ömür boyu sürecek "NAFAKA" kredisi çekmiş gibi hissediyor insan.
Adına boşanma dediğimiz müessese muhasebe departmanı gibi çalışmamalı.
Adalet dediğimiz şey biraz da budur. Kimse kimsenin eski eşi olarak ömür boyu maaş bordrosunda kalmamalı.
Sonuçta evlilik cüzdanı aile kurmak için tasarlanmış bir defter, otomatik ödeme talimatı için değil.
Doğal olarak mevzuya herkes başka pencerelerden bakabilir. Benim şahsi görüşüm bu.
Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın, sevgiyle kalın…
Diğer Yazılar




