SANAT VE MÜZİK RÜZGARI DENİZLİ’DEN ESİYOR
Denizli denince akla artık sadece Pamukkale ve Horozgelmiyor. Bu kentin ruhunun derinliklerinde bir yerlerde her zaman sanata, şiire ve müziğe özel bir ilgi vardır. Geçtiğimiz günlerde sokaklarında yaşadığımız bu güzel şehir, bambaşka bir heyecana ev sahipliği yaptı. Bu yıl 20.’si düzenlenen Uluslararası Halk Dansları Festivali, Ege’nin bu sıcakkanlı şehrinde muhteşem bir atmosfer yarattı. Vatandaşların oldukça sıkıntılı günler yaşadığı bir dönemde adeta can suyu oldu.
Halk dansları ekipleri, Dünyanın dört bir yanından şehrimize gelerek sergiledikleri muhteşem performanslarıyla hem gözlerimizin hem kulaklarımızın pasını sildiler. Meydanlardan, konser alanlarından yükselen gösteriler ve müzik, sadece gökyüzüne yayılmıyor aynı zamanda bir süredir günlük hayatın koşturmacası, geçim telaşı ya da hayatın getirdiği yorgunluklarla grileşen ruhlarımızı renklendirdi.
MÜZİĞİN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ
Bir gösteride, bir konserde yan yana durup, hiç tanımadığımız bir insanla müziğin o tarifsiz insancıl sıcaklığını ne ara bu kadar özlemişiz? Müziğin birleştirici gücü tam da burada devreye giriyor. Farklı hayatların, farklı düşüncelerin insanları, aynı ezginin ritminde tek bir yürek oluyor. Sanatçıların sahneden bizlere sunduğu o samimi enerji, Denizli insanının misafirperverliği ve coşkusuyla birleşince ortaya muazzam bir sevgi çemberi çıkıyor.
Bu gibi festivaller, konserler sadece bir etkinlik dizisi değil, birbirimize tebessüm etmeyi hatırladığımız, ortak bir zeminde neşeyle buluşabildiğimiz kıymetli bir köprü oluyor. Şehrimize estetik bir ruh katan, caddelerimizi melodiyle dolduran ve bizleri bu değerli sanatçılarla buluşturan bu süreç, Denizli’mizin kültürel hafızasında derin ve çok güzel izler bırakıyor.
EFLATUN SOKAKTAKİ HEYKELLER
Merkezefendi Belediyesi de kısa süre önce düzenlemesini bitirdiği, bazı insanların adına Eflatun Sokak bazılarının da Sevgi Yolu demeyi tercih ettiği özellikle gençlerin uğrak yeri olan şehrin oldukça hareketli merkezine, kitap okuyan kadın, gitar çalan horoz, telefonla konuşan adam gibi görsel olarak çok güzel heykeller yerleştirdi. Bu sanatsal çalışmalar bana göre sokağa çok ayrı bir hava vermiş.
Gelin, bu güzel günlerin, şehre yayılan bu naif enerjinin tadını çıkaralım. Konser alanlarını dolduran o güzel kalabalıkların bir parçası olalım, şarkılara eşlik edelim ve her şeyden önemlisi, sanatın bizi birleştiren o insani yönüne sımsıkı sarılalım. Çünkü hayat, paylaştıkça ve müzikle güzelleşiyor.
Hoş geldin sanat, hoş geldin müzik…
Denizli’ye çok yakıştın.
Diğer Yazılar




