SORUMSUZLUK VİRÜSÜ
Yazımın başlığında kullandığım bu ifade biraz ağır biliyorum ama ne yazık ki son günlerde yaşananlar bu acı gerçeği haykırıyor. Bir hiç yoluna kaybettiğimiz canlar, doğal afetler, büyük savaşlar ya da çözülemeyen küresel krizler yüzünden değil, akıl almaz derecede basit, önlenebilir bireysel veya kurumsal ihmaller zinciri yüzünden sönüp gidiyor.
Bolu Kartalkaya da ihmaller zinciri yüzünden onlarca vatandaşımızın yanarak hayatlarını kaybedişi…
Gurbetçi bir ailenin İstanbul'daki otel odasında böcek ilacından zehirlenerek yok oluşu...
Sokak satıcılarından yenilen gıdalardan zehirlenmeler…
Okul kantinlerinden yedikleri tosttan gıda zehirlenmeleri yaşayan öğrenciler…
Gencecik bir kızımızın kahvesine su yerine deterjan konularak servis edilmesi…
Bir trafik magandasının seyir halindeyken cep telefonu kurcalama dikkatsizliğiyle karşı şeritteki masum bir ailenin ocağını söndürmesi...
Düğünlerde, asker uğurlamalarında GELENEK adı altında havaya sıkılan ve geri dönüp bir çocuğun, bir gencin hayatına mal olan o kurşunlar. Ya da basit bir iş güvenliği tedbirinin ihmal edilmesi sonucu inşaatlarda, madenlerde yaşanan katliamlar. Gencecik bir damat adayının sorumsuzca sıkılan bir tabancadan çıkan kurşunla yaşamını yitirmesi, bir işçinin emniyet kemerini takmadığı için metrelerce yüksekten düşerek hayatını kaybetmesi. Türkiye'de son dönemde yaşanan bu tarz ölümler, her biri parçalanmış hayaller, yarım kalmış hikayeler ve dinmeyen bir acı…
Tüm bu trajedilere sebep olan ne biliyor musunuz? Genellikle, SORUMSUZLUK VİRÜSÜ
Bütün bu yaşananların ardında, “Bana bir şey olmaz”, “Bir kereden ne çıkar?” ya da “Zaten hep böyle yapılıyor” kolaycılığı yatıyor. Kurallar, yasaklar, denetimler elbette önemli. Ancak hiçbir kural, vicdanın ve sorumluluk bilincinin yerini tutamaz. Her birimiz, kendi hayatımızdan ve çevremizdeki insanların hayatından sorumlu olduğumuzu idrak etmek, şu an yaptığım şey ne gibi bir felakete yol açabilir diye sormak zorundayız.
Soruyorum size, bir otel görevlisi, içerisinde müşteri olan insanların bulunduğu otelin kapısını kilitleyerek yemek yemeye gidebilir mi? Bir hastane düşünün iki küçük çocuk, anne, baba zehirlenme şüphesiyle acil servise geliyor, gerekli tetkikler yapılmadan, önemli bir şey yok denilerek geri gönderiliyor. Bu sorumsuzluk, bu vurdumduymazlık, artık telafisi mümkün olmayan boyutlara ulaştı. Bizim acilen, topyekun bir “SORUMLULUK AŞISI” yaptırmamız gerekiyor.
Çünkü bu mesele sadece kanunlarla, çözülebilecek bir konu olmaktan çıkmış durumda. Empati yapıp insan hayatına mutlak saygı duymayı, insan hayatının her şeyden daha değerli olduğunu idrak etmemiz bu kadar zor olmasa gerek.
Artık anlamalıyız, bu Sorumsuzluk Virüsü dediğim şey, koronavirüsten bile daha tehlikelidir. Çünkü o virüs görünmez bir tehlikeydi. Bu ise, kendi elimizle yarattığımız ve her gün canımızı yakan bir virüs.
Çok daha keyifli bir konuyla bu sayfalarda buluşmak ümidiyle, sevgiyle kalın.
Diğer Yazılar




