BİR SELAM SAL…
Bir güzelin hatırına dünyaya gelinir
bir güzelin hatırına dünyada ölünür
Yaşamak dediğin de işte budur erenler
aşka selâm durulur yâre secde kılınır.
Ozan Telli
Ozan Telli'nin şiirlerini uzun zamandır okur ve takip ederim. Birçok şiir kitabının yazarıdır. Yazdığı şiirlerle okuyucuların sürekli beğenisini kazanmıştır. Nitelikli okuyucular o güzel şiirleri ve yazarını unutmaz. Kitaplarının dışında günlük yazdığı şiirlerini de okurum.
Ozan Telli'nin şiirlerini okuma süreci üniversite yıllarından beri devam ediyor. İlk kez O'nun şiirlerini Yazko Edebiyat dergisinde gördüm. Başka şairleri ve yazarları da o dergiden tanıdım. Bir biyografisinde "Sanat Emeği" dergisinde de yazdığı söyleniyor. O dergiyi de severek ve beğenerek okurdum.
Ozan Telli, Karacaoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu ve Pir Sultan Abdal geleneğinin sürdürücüsü görünüyor. Dize kurmada onlardan esinlendiği anlaşılıyor. Gürül gürül akan ve okuyucuyu sarsalayan bir ses. Yüksek sesle okunabilecek şiirler yazıyor. Şiirlerini okurken kendimizi işi, aşı, ekmeği için mücadele eden on binlerce insanın yanında buluyoruz. Şiirlerde durmayın, hareketlenin, yürüyün...diyen dönüştürücü, hayır, daha iyisi olabilir diyen bir ses var.

Yıllar önce Şahkulu ve İshakça adlı kitaplarını okumuştum; deyim yerindeyse okurken tüylerim diken diken oldu. Şiir böyle yazılır, böyle yazılmalı, dedim.
Telli, halk şiir geleneği ile Toplumcu Gerçekçi şiir anlayışını birleştiren bir biçemle yazmaya başladı. Bu anlamda Toplumcu Gerçekçi akımın sürdürücüsüdür. Şiirlerinde su gibi akıp giden bir anlaşılırlık, duyarlılık ve coşku buluruz. Şiirlerini okurken hiç yorulmazsınız; ne diyor bu şair demezsiniz. O, ne diyecekse lâfı dolandırmadan, kestirmeden söyler. Derin düşüncelere dalıp gitmezsiniz; okuyucuların anlayacağı şekilde gerçeği olduğu gibi veriyor, dersiniz. Deyim yerindeyse, şiirlerini kitaplarında oya gibi işler.
Şiirlerinin özünde, yaşadıklarımızın yanlışlığını şiir diliyle ortaya koyar. Ozan Telli, hedefi bam telinden vurur. Şiirlerini okurken, kendinizi 18 yaşında bir delikanlı coşkusu ve duygusu içinde bulursunuz. Duygu yoğunluğu ve coşkusu şiirlerinin özünde hep vardır. Şiirini kaybetmiş topluma; işte şiir, seni anlatıyor, oku, kendine gel der, gibidir.
Yeni kitabında da aynı coşku ve duygu yoğunluğunu bulacaksınız.

Ozan Telli, 1977'de Vatan Gazetesi'nin açtığı şiir yarışmasında birincilik ödülü aldı. 1980'de Akademi Kitabevi Şiir Başarı Ödülü'nü Murathan Mungan, Turgay Fişekçi ile paylaştı.
Şahkulu ile 1983 Gösteri Dergisi Şiir Ödülü'nü; İshakça ile 1984 Natıroğlu Şiir Ödülü ikinciliğini ve 1992'de Kültür Bakanlığı Şiir Başarı Ödülü'nü kazandı.
Ozan Telli, İshakça ile birlikte destan türünde yazmaya başlar. Anadolu'daki halk hareketleriyle ilgili olan destanlarını, materyalist bir tarih anlayışıyla yazdı. Sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum özlemi şiirlerinin özünü oluşturur. Şiirlerinde işçi sınıfının sorunları, emekçi insanların duygu dünyaları diyalektik materyalizm çerçevesinde değerlendirilir. Şiirleri okuduğunuzda Halk Şiiri ile Toplumcu Gerçekçi Şiir'i birleştirme eğiliminde olduğu görülür.
Bu değerli şairin şiirlerini okuyun, çok seveceksiniz. Okurken, " işte kaybettiğimiz şiiri buldum." diyeceksiniz.
Diğer Yazılar




