BUĞDAYIN TÜRKÜSÜ

Halkım ben, parmakla sayılmayan

Sesimde pırıl pırıl bir güç var

Karanlıkta boy atmaya

Sessizliği aşmaya yarayan

Ölü, yiğit, gölge ve buz, ne varsa

Tohumda dururlar yeniden

Ve halk, toprağa gömülü

Tohumda durur bir yerde

Buğday nasıl filizini sürer de

Çıkarsa toprağın üstüne

Güzelim kırmızı elleriyle

Sessizliği burgu gibi deler de

Halkız biz, yeniden doğarız ölümlerle.

PABLO NERUDA

Şili halkının ulusal şairidir. Yalnız Şili halkının değil, dünyanın en büyük şairlerindendir. Şili parlamentosunda bir dönem, Şili Komünist Partisi'nden senatör olarak görev yaptı. Dünyanın birçok ülkesinde diplomatik görevlerde de bulundu. Salvador Allende'nin danışmanlığını da yaptı. 1971 yılında Nobel Edebiyat Ödülü Pablo Neruda'ya verildi. Devlet Başkanı Allende, 70 bin kişinin önünde şiir okumasını önerdi.

BUĞDAYIN TÜRKÜSÜ

Şiirlerinin çoğu Türkçe'ye kazandırıldı. Enver Gökçe, Sait Maden, Erdoğan Alkan ve Adnan Özer şiirlerini Türkçe'ye kazandırdı. Hepsi de birbirinden güzel çeviriler. Bu güzel çevirileriyle âdeta Neruda'yı Türkçe konuşturmuşlar. Birde, Evrensel Basım Yayın tarafından basılan, Ahmet Arpat tarafından Türkçe'ye çevrilen, Yaşadığımı İtiraf Ediyorum adlı, anılarını anlattığı kitabı vardır. Şair, yaşadıklarını bu kitabında da, güzel anlatmış. Şili işçi sınıfının ve emekçi halkının evrensel şairini saygıyla anıyoruz. Şiirleriyle ve yazdıklarıyla yaşıyor.

Şiirin Çevirisi: Hilmi Yavuz

Dünya Şiir Antolojisi, 2. Cilt, Sayfa 410 - 411

Diğer Yazılar