İSMET ÖĞRETMEN…
İsmet öğretmen, köyümüzün en değerli, saygı uyandıran öğretmenlerindendi. Komşu köy Horoz'da da öğretmenlik yaptığını biliyorum. Oradan Güney Köyü İlkokulu'na geldi. Güney Köyü İlkokulu'nda müdürlük de yaptı. Emekli oluncaya kadar Güney'de çalıştı.
Kendisi bizim köylü olduğu için, Güney Köyü'ne yerleşti. Öğretmenlik denilince ilk aklımıza gelen İsmet öğretmendir. Güney Köyü'nde birçok insan onun öğrencisi olmuştur. İyi hatırlıyorum kardeşim Cengiz ve ablamın oğlu Orhan da İsmet öğretmende okudular.
İsmet öğretmen döneminde Rıza öğretmen, Duran öğretmen, İbrahim öğretmen de öğretmenlerimiz arasındaydı. Güney İlkokulu'nda Rıza öğretmen, Duran öğretmen, öğretmenliğin yanı sıra müdürlük görevi de yaptılar. Bu öğretmenlerin bizim yetişmemizde büyük katkıları oldu. Öğretmenlerimiz, yüreğimizin bir köşesine çıkmamacasına yerleştiler. Köye gittiğimizde, arkadaş sohbetlerinde hep iyilikle anılırlar. Evet bizim kuşağı onlar yetiştirdi.
MÜZİK TANIMI AKLIMDAN ÇIKMAZ
İsmet öğretmen ortaokulda müzik dersimize de girdi. Bir müzik tanımı yaptı, hiç aklımdan çıkmaz. " Kulağımıza hoş gelen seslere müzik denir. " Aklımızdan çıkmasın diye müzik defterimize bu tanımı not ettik. Kendisi bize mandolin çalarak müziği sevdirdi. O zamana kadar müzik aletini (saz, zurna, davul) düğünlerde görüyor, ondan çıkan hoş sesleri dinliyorduk. Buradan öğrenciler olarak şu sonuca vardık; her insanın asıl mesleği dışında, bir uğraşı alanı (hobisi) olmalıdır. Bu uğraş alanları resim, müzik, güzel yazı yazma becerisi, fotoğraf çekme, kitap okuma alışkanlığı, sportif faaliyetler, satranç olabilir.
GENÇLERİN ÜZERİNDE ETKİLERİ OLDU
İsmet öğretmen, hep saygı duyduğumuz bir öğretmen oldu. İsmet öğretmen, Abdullah öğretmen, Nihat öğretmen, Kemal öğretmen, Cemal öğretmen, Duran öğretmen, Hasan Hüseyin öğretmen... Güneyli gençler üzerinde çok etkili oldular; etkileri sürmeye devam ediyor. Kültürlüydüler, bilgiliydiler, eleştirel bir anlayışa sahiptiler; görünüşe aldanmayın derlerdi, ülkemizde ve dünyada olup bitenleri takip ediyorlardı. Güney köylüler de, onlara saygıda kusur etmezdi.
ÇAĞDAŞ VE NİTELİKLİ EĞİTİM ALDILAR
Bu öğretmenlerin çoğu, Isparta Gönen Köy Enstitüsü ve öğretmen okulu çıkışlıdır. Çağdaş ve nitelikli bir eğitim alarak bu okulları bitirmişler. Köy Enstitüleri'nin aydınlanma ışığını, örnek uygulamalarını onlardan öğrendik. Bilim ve sanat sevgisini de, Köy Enstitüsü ve öğretmen okullarından almışlar. Bir zamanlar Güney'de marangoz ve demirci atölyeleri vardı; bunlar Köy Enstitüleri'nin birer yansıması olarak düşünülebilir. Ülkemizde Köy Enstitüleri'nin etkisi uzun yıllar sürdü. Köy kökenli birçok yazar ve sanatçı, bu okullardan yetişti. Hâlâ Köy Enstitüleri üzerine yazılır, çizilir, konuşulur ve düşünce üretilir. Köylüler o öğretmenlerimizi, yeri gelince hep anlatırlar.

İsmet öğretmenle ilgili unutulmaz bir anım var, onu anlatmak zorundayım. İbrahim öğretmen bize evde yapmamız için, matematik ödevi verdi, problemleri bir türlü çözemedik. Davut Mustafa'nın dükkanının önünde öğretmenler, güneşe karşı oturuyordu; aralarında İsmet öğretmen de vardı. Çekine çekine yanlarına vardık; “öğretmenimizin verdiği problemi çözemedik” dedik; İsmet öğretmen çabucak problemleri çözerek bize verdi. Teşekkür ederek öğretmenlerin yanından ayrıldık. İsmet öğretmen ve arkadaşları alçakgönüllü insanlardı. Ellerinden geldikçe öğretmeyi öncellediler.
İSMET ÖĞRETMENDEN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİK
Öğretmen olduktan sonrada, İsmet öğretmenle sohbetlerimiz devam etti. Onun tatlı sohbetlerini dinlemeye doyum olmazdı. Sürekli öğrenen, öğretirken öğrenen, hep yeni şeyler anlatan bir insan oldu bizim gözümüzde. Türkçe'yi de hakkını vererek güzel konuşan, Türkçe'nin inceliklerini bilen öğretmenlerimiz arasındaydı. Ondan çok şey öğrendi bizim 78 Kuşağı gençleri. Öğretmenlik mesleğini seçmemizde, başta İsmet öğretmen olmak üzere, bu iyi öğretmenlerin etkisi yadsınamaz. Sohbetlerimiz sırasında Halk Evleri ve kitaplığı ile ilgili bilgiler de verirdi. O kitaplıktan zamanın köy gençleri yararlanırmış. Halk Kahvesi'nin olduğu yer, onun anlattığına göre Halk Evi imiş. Halk Evi'nin çatısındaki yel değirmeninden elde ettikleri enerjiyle, radyoyu çalıştırıp haberleri dinliyorlarmış. Halk Kahvesi'nin içinde tiyatro oynanacak bir bölüm de vardı. Oraya ağabeylerimiz, Oktay Arayıcı'nın "Zengin Mutfağı" adlı bir oyununu getirmişlerdi. Güney'de, kalabalık bir izleyici kitlesi oyunu heyecanla izlemişti. Köylüler çıt çıkarmadan oyunu izledi. Köylüler, ilk defa bir tiyatro oyunuyla karşılaşmıştı. Oyunda, 15-16 Haziran işçi mücadeleleri anlatılıyordu. Benim bildiğim orası hep kahvehane olarak çalıştırıldı. Bütün bu bilgileri, onun tükenmez bilgi hazinesinden öğrendik.
İsmet öğretmen, yazar Fakir Baykurt'u da anlatırdı. Onunla sohbetlerini, onun köye gidiş gelişlerini, tatlı bir sohbet havası içinde verirdi. İbrahim öğretmen de anlattı bize Fakir Baykurt'u. Cort Kemal dayı da çok anlatırdı bu büyük yazarı. Öğretmenimizin Çilli, Karınağrısı, Cüce adlı öykü kitabından örnek bir okuma yaptığını biliyorum. Okunan öyküyü, dikkatle ve keyif alarak, o çocuk halimizle dinlemiştik. Fakir Baykurt'u ve onun kitaplarını bu öğretmenlerin anlatılarından öğrendik. Çünkü onlar, Köy Enstitüsü ruhu ile yetişip gelmiş ışık taşıyıcılarıydı.
KÖYÜN CANLI HAFIZASIYDI
İsmet öğretmen Güney Köyü'nün konuşkan, bilgi dolu canlı hafızasıydı. Onunla sohbet etmekten hep keyif aldık. O, öğretmeyi severdi; son yıllarda Park Kahvesi'nde çok söyleşilerimiz oldu; işte bu canlı hafıza, 20 Ocak 2026'da aramızdan ayrıldı. Bilgi, kültür, zarafet ve güzel konuşma denilince, ilk aklımıza gelen İsmet öğretmendir. İsmet öğretmenin, Güneyli, Horozlu birçok gencin eğitiminde ve kişilik kazanmasında emeği büyüktür.
Biz öğrencileri olarak, İsmet öğretmeni unutmayacağız. Yaşadığı sürece eğitimde, öğretimde, gençlere insanî davranış kazandırmadaki etkisi unutulamaz. Güney Köyü ve öğretmen dünyası için acı bir kayıp. Güneylilerin belleğine sağlam bir şekilde kazınmış İsmet öğretmen, ışıklarda uyusun...
Diğer Yazılar




