KÖY ENSTİTÜLERİ…

Denizli Eğitim-Sen salonunda Köy Enstitüleri ve Eğitim Sistemimiz konulu, 2003 yılı Ocak ayında, bir panel yapıldı. Panele TÖS, TÖB-DER, Eğit-Der ve Eğitim-İş kurucularından, değerli eğitimci Feyzullah Ertuğrul ve Eğitim-Sen uzmanlarından bir öğretmen katıldı.

İlk sözü Feyzullah Ertuğrul alarak, eğitim tarihimizle ilgili bilgiler verdi. Bu tarih genel olarak yüzyıllık bir süreci kapsıyordu. Eğitim yaşamının önemli dönemeçlerinden olan, Köy Enstitüleri'ni anlattı. Köy Enstitüleri'nin eğitim tarihimizde, önemli bir çağdaşlaşma atılımı olduğunu söyleyerek, konuya giriş yaptı. Köy Enstitüleri ile ilgili, önemle üzerinde durulması gereken konulara değindi. Özellikle genç öğretmenler için, derslerle doluydu anlatılanlar. Köy Enstitüleri'nin yaratıcıları olan Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'un öncü bir rol üstlendiği, bu iki insan olmadan, eğitim tarihimizin ele alınamayacağı önemle vurgulandı.

SOSYAL VE EKONOMİK İHTİYAÇLARDAN DOĞDU

Köy Enstitüleri ideolojik, sosyal, ekonomik ve yönetsel ihtiyaçlardan doğmuştur. Kendi kendine yeter, kapalı bir ekonomiye sahip olan insanlarımızın, o zaman eğitim düzeyleri çok düşüktü. Bu kırsal kesim insanlarının, eğitilerek topluma kazandırılması, büyük ihtiyaç hâline geldi. İnsanımızın çalışıp, üretip yaşamlarını sürdürmeleri gerekiyordu. Ancak eğitimli, alanında yetişmiş ve bilgili insanlar, bu ilkel yaşam biçimini dönüştürebilirdi. Bu kurumların açıldığı zamanda, insanlar babadan, dededen kalma yöntemlerle üretim yapıyordu. Bu yapının değişime ve dönüşüme uğraması yaşamsal bir önem arz ediyordu. Üretimin artırılması için, yeni eğitim ve öğretim yöntemlerine ihtiyaç vardı. 

Aynı zamanda toplum yüzyıllardır süren, geri bir anlayışa sahipti.  Bu anlayıştan kurtulunması için, toplumsal dönüşümü gerektirecek eğitime ihtiyaç vardı. Toplumdaki bireyler, yüzyıllardır sürüp gelen, dinsel dogmaların ve bağnazlığın etkisi altındaydı. Bu geri anlayıştan kurtulunması için bilimsel, demokratik, akılcı ve lâik bir eğitim sisteminin kurulması kendini dayattı. İşte bu ihtiyaçlara tam anlamıyla, yanıt verdi Köy Enstitüleri.

KÖY YAŞAMININ CANLANDIRILMASINI SAĞLADI

Üretimin artırılması, lâik ve demokratik değerlerin toplumda yer edinebilmesi için, bilimsel eğitime ihtiyaç duyuldu. Özellikle köy çocuklarının okutulmasında, cehaletin ortadan kaldırılmasında, köy yaşamının canlandırılmasında, bu kurumlar aracılığıyla büyük bir yol katedildi. Buralardan yetişen çocukların ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamın geliştirilmesinde, çok önemli etkileri oldu.

KÖY ENSTİTÜLERİ…

Köy Enstitüleri'nde yaparak, yaşayarak öğrenme başat öneme sahipti. Aynı zamanda bu kurumların insanı dönüştürücü etkisi de oldu. Bu yeni tipte okullardan yetişen çocuklar, toplumsal yaşamda önemli roller üstlendi. Toplumun yoksul kesimlerinden yetişen çocuklar, kendilerinin ve güçlerinin farkına vardı; bir toplumsal uyanışı gerçekleştirdiler. Kendilerinin önemli bir güç olduğunu, her fırsatta ortaya koydular. Cumhuriyet değerlerini savundular, geri unsurlara karşı hep uyanık kaldılar, aydınlanmanın başını çektiler. Bu nedenle büyük toprak sahiplerinin ve varlıklı kesimlerin boy hedefi hâline geldiler.

UYANIŞIN KIVILCIMLARINI YAKTI

Uyanışın kıvılcımlarını yakan Köy Enstitüleri, bir süre sonra kapatıldı. Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna destek verenler, birer birer desteklerini çekti. Herkesin desteğini çektiği bir zamanda, iki kişi Köy Enstitüleri'nden yana tavır aldı; biri yazar Nurullah Ataç, diğeri ise opera sanatçısı Ferit Alnar'dır.

Ülkemizde ilköğretimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasında çok çaba göstermelerine rağmen, Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç çok yalnız bırakılmıştır. Onlar ilköğretimde başarılı olunmazsa, diğer eğitim ve öğretim kurumlarında başarılı olunamayacağını bilirler. Her ikisi de toplumsalcıydı. Köyü kendi kaynakları ve insanlarıyla canlandırmak gerektiğini söylüyorlardı. Köylülerin mutlu olmasının öznesi, yine köylülerin kendileriydi. Bu konuları çok düşünmüş ve hayata geçirmeye çalışmış olan İsmail Hakkı Tonguç'un " Mektuplarla Köy Enstitüsü Yılları " adında bir kitabı da vardır.

Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç, Köy Enstitüleri'ni özgür, demokratik, akılcı, lâik ve ilerici düşünen insanların yetiştiği, kurumlar hâline getirdiler. Bu nedenle eğitim tarihimizde, insan gelişiminin önemli kurumları olmuştur Köy Enstitüleri. Dönüştürmek, Köy Enstitüleri'nin önemli işlevleri arasındaydı. Köy Enstitüleri doğayı değiştirmede, toplumu dönüştürmede, örnek kurumlar hâline geldi.

Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmenler, feodal değerleri dönüştürmede önemli mücadele yürüttüler ve bunda etkili de oldular. Onların bu mücadeleci yönleri, büyük toprak sahiplerini ve çıkar çevrelerini rahatsız etti. Artık köy, bu kurumlar aracılığıyla uyanıyor, uyanışın ve bilginin merkezi hâline geliyordu.

ÖNEMLİ DEĞERLER YARATTI

Köy Enstitüleri, yurt ve dünya ölçüsünde değerler yarattı. Bu kurumlardan Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal ve Mehmet Başaran gibi değerler yetişti. Bu alanda ilk çıkışı, Mahmut Makal yaptı. Mahmut Makal, Köy Enstitüleri'nin ilk yazarıdır. " Bizim Köy " adlı kitabı yayınlandı ve hemen dikkatleri üzerinde topladı. Bizim Köy'ün ünü uluslararası düzeyde yankılandı; yurt dışında çevirileri yapıldı.
Köy Enstitülüler, mücadeleci geleneklerini, bir an olsun bırakmadı. Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmenler, öğretmen örgütlenmesinin de önünü açtı. Bağımsız öğretmen örgütlenmesi, böyle başlamıştır. TÖS ve TÖB-DER'in yaratılmadında, Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmenlerin mücadelesi, paha biçilmez değerdedir. Bu değerli öğretmenler, "Unutulmazlarımız" arasındadır.
 

Diğer Yazılar