MALI DAĞI
Malı Dağı ve lavanta çiçekleri, ne kadar uyumlu bir renk oluşturuyor. Malı Dağı, Acıpayam tarafından çıplak, kayalık ve ağaçsız bir dağ görünümünde.
Güney ve Kurtlar köyünde yaşayanlar, Koca Dağ diye bilir. Akdeniz iklim kuşağındaki dağlarda, pırnal, çöyür armudu ve bodur meşe ağaçları çok görülür. Bu dağın bir özelliği de, su kaynaklarından yoksun olması. Kurtlar'a giderken Koca Öz'ün kıyısında, dağın dibinden Kakeç Pınarı kaynar. Şimdi onun da suyu çekilmeye, kaynağı kurumaya yüz tutmuş. Kakeç Pınarı, işten dönen, yakınından geçen yorgun köylülerin, soluklandıkları ve su içtikleri bir yerdir.
ÇÖYÜR ARMUDU
Koca Dağ'da, bu ağaçların yanı sıra, kendiliğinden çıkan çöyür armutları (yabani armut), çok bulunur. Köylülerimiz, çöyür armutlarını aşılayarak, iyi cins armutlar yetiştirirler. Bu armutlardan, Koca Dağ'da bizim de var; hepsi çöyür armudundan aşılanmış. Koca Dağ'da, 15-20 armut ağacımız bulunuyor. (Şimdi çalışabilecek durumdakiler, yurdun dört bir yanına dağıldı, bakan çeken yok.) Bu nedenle, yazın en bol yediğimiz meyveydi armutlar. Bunların Bursa Armudu, Yanal Armut, Kabak Armudu gibi türleri de var.
Armutların ihtiyaçtan fazlasını Kurtlar, Sırçalık, Tahtalı, Avşar, Karahöyük ve Salda köylerinde satardık. Bu armutların fazlası, dilim dilim doğranarak kurutulur, armut kakı yapılırdı. Dilimlenip kurutulmuş Armut Kakının, kışın güzel hoşafı olurdu. Bulgur pilavı gibi yiyeceklerin yanında, Armut Hoşafı iyi giderdi. O zamanlar hoşaf, en iştah açıcı tatlılar arasındaydı.

HÖŞMERİM
Koca Dağ'da yirmi dönüme yakın tarlamız var; orada buğday yetişirdi. Oraya traktör de çıkmadığından, buğday yığınları eşeklerle aşağıya, Kurtlar yolu kıyısına kadar indirilirdi. Dağdan indirilen buğday yığınlarını, öküz kağnısıyla, Güney Köyü'nün altındaki, Büyük Çayır'a taşırdık. Çayır'da toplanan buğday, arpa ve çavdar yığınları öküz, at, katır ve camızların (manda) çektikleri, dövenlerle dövülürdü. Bu harman kaldırma işi, bir ay kadar sürerdi. Saman ve tanelerin taşınması, zorlu bir süreçti. Harman kaldırma işi bittiğinde, bir of çekilir, köylülerin üzerindeki bir yıllık yorgunluk kalkardı. Harmanın kaldırılması onuruna, yumurtadan yapılan "Höşmerim" yenirdi. Höşmerim her zaman değil de, harmandan kurtulunduğunda, yapılır yenirdi.
ÇOCUKLUĞUMU HATIRLATIR
Höşmerim'in bir hikâyesi var; işten yorgun argın dönen kocanın önüne, bu yumurtadan yapılan yiyecek konulur. Koca, çok hoş olmuş der. Karısı da " Hoş mu erim, hoş mu erim!" diye mutlulukla sorar. Söz tekrar edile edile Höşmerim olmuş. Malı Dağı ve diğer adıyla Koca Dağ, bana çocukluğumun yoksul, çileli ve umutlu günlerini hatırlatıyor. O zamanlar umutluyduk, iyi çalışırsak, iyi eğitim alırsak, kendimizi geçindirecek, yaşamımızı sürdürebilecek bir meslek sahibi olacağımıza, inancımız tamdı. Onun için Güney Köyü'nün gençleri, okumaya dört elle sarıldı.
Diğer Yazılar




