TÜRKİYE'NİN NAZAR BONCUĞU SALDA GÖLÜ
Burdur'un Yeşilova ilçesinin yanı başında bir göl. Burdur'un en güzel, suyu temiz, kirletilmemiş bir doğa parçasıdır. Benim çocukluğumda Yeşilova ile Burdur arasında irili ufaklı birçok göl vardı; o zamanlar nerdeyse her yer sulak alanlarla kaplıydı. Yeşilova'dan Burdur'a giderken, o gölleri otobüsün camından heyecanla izlerdik.
Burdur da bir göl kenti. Burdur, gölün kıyısında boylu boyunca yatıyor. Burdur Gölü, kente âdeta can katıyor. Burdur'u Burdur yapan yanı başındaki göldür. Burdur'u gölünden ayıramazsınız; gölsüz bir Burdur değerinden çok şey yitirir. Burdur Gölü'nün de sularının çekildiği, eski güzelliğinden çok şey kaybettiği söyleniyor. Bütün bunlar plansızlığın, sağlıksız kentleşmenin sonucudur. Gölleri besleyen dereleri ve çayları koruyamadığımızda, kaçınılmaz bir sonuçla karşılaşıyoruz. Göller ve sulak alanların korunması konusunda yöre insanı, tüm Türkiye duyarlı olmalıdır. Doğal güzellikler kaybedildiği zaman, bir daha geri gelmez.

TÜRKİYE'NİN MALDİVLERİ
Salda Gölü, Göller Yöresi'nin en güzel göllerinden olduğu kadar, Türkiye'nin de nazar boncuğudur. Salda Gölü için son yıllarda Türkiye'nin Maldivler'i olarak tanıtımlar yapıldı. Aslında Salda Gölü'nün tanıtıma ihtiyacı yok. Salda Gölü ve yakınındaki Eşeler Dağı doğal bir park görünümündedir. Bu konuya ilgi duyanlar ve tüm dünya bunu biliyor. Tanıtım yapılırken, bu doğal güzelliğin yok oluşuna zemin hazırlamamak lâzım. Salda Gölü beyaz kumsalı, tertemiz suyu ve mavi rengiyle göz alıcı bir güzelliğe sahiptir. Dağların arasından masmavi sularıyla insanlara göz kırpıyor. Bu olağanüstü güzellikten etkilenmemek mümkün mü?
SULTAN PINARI
Bir de Yeşilova'ya yakın gölün kıyısında, yolun altında Sultan Pınarı var. Oradan geçerken durulur ve soğuk sularından mutlaka içilir. Oradaki dinlenme yerinde çayımızı yudumlarken, gölün mavi sularını seyretmeye doyum olmaz. Ayrıca serin dağ rüzgârlarını içinize çekerken ferahlarsınız. Serinliğiyle, güzelliğiyle, temiz havasıyla, doğallığıyla âdeta kendinizden geçersiniz. Hep içimden geçmiştir; bu güzelliği bozmaya aklından geçirenler olmasa diye.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bir ara Millet Bahçesi yapılacağı gazetelere yansıdı. Bu söylenenler hayata geçerse, Salda Gölü'nün doğal güzelliği kaybolur. Buranın yapılaşmaya açılması doğallığı yok edeceği gibi, gelecek insan akınını denetim zorlaşacaktır. Lüks ciplerle kumsalların üzerinde dolaşanlar olduğu söyleniyor. Buraya gelenlerin nasıl davranacaklarını bilemesek de, aşağı yukarı ne olacağını kestirebiliriz. Kumsalların üzerinde ayakkabılarla dolaşılması bile, kumsalların kararmasına neden olabilir diyor, bilim çevreleri.

DÜNYA MİRASI
Bilim insanları, sulak alanlar ve göller konusunda insanları uyarmaya devam ediyor. Salda Gölü'nün jeolojik yapısı, Mars gezegeninin jeolojik yapısına benziyormuş. Aynı özellikleri taşıyan bir yer daha varmış; o da Kanada'da imiş. Bulunduğu yer ve doğal güzellikler bakımından Salda Gölü, birinci derecede korunması gereken bir dünya mirasıdır. Bu dünya mirasını korumak her sorumlu yurttaşın görevidir.
Pamukkale şimdi koruma altındadır; kimse ayakkabıyla travertenler üzerinde dolaşamıyor. Bilim insanları, sulak alanlar ve göller konusunda uzman insanlar, Salda Gölü'nün kumsalları üzerinde de dolaşılmamalı diyor. Yapılaşma olursa gölün ve çevresinin doğal yapısı bundan olumsuz etkilenebilir. Belki bir kısım insan iyi paralar kazanabilir ama bu güzellik bir daha geri dönmemesiye ortadan silinir. Salt şimdiyi değil, gelecek kuşakları, doğadaki canlıları ve doğal çiçekleri düşünmek insan olmanın gereğidir. Gelecek kuşaklara bırakacağımız kumsalı kararmış, suları kirlenmiş, doğal güzelliği bozulmuş bir göl manzarası olmamalıdır.

EŞELER DAĞI
Salda Gölü'nün bitişiğinde yukarı doğru çıkıldığında, dorukları karla kaplı Eşeler Dağı ile karşılaşıyoruz. Bu dağ yaylasıyla, soğuk sularıyla, türlü türlü çiçekleriyle donanmıştır. Düzlük olan sulak yerlerden baygın baygın yarpuz kokuları gelir. Köylüler peynirin içine yarpuz koyarak daha iştahla yenmesini sağlar. Eşeler Yaylası'ndaki yabani çaylar da çok önemlidir. Çocukluk dönemimizde köylüler yayla çayı toplayarak, o çayı misafirlere sunarlardı. Bu yörenin dağlarıyla, gölleriyle, dereleri ve çaylarıyla doğallığı bozulmamalıdır. İsteyen herkes, o yörenin ve Eşeler Dağı'nın güzelliğinden yararlanabiliyor.
Çocukluğumdan beri Salda Gölü'ne gider gelirim; o güzelliğe hep hayran kalmışımdır. Hep şunu dedim; insan eli değerse bu güzellik solar gider. Salda Gölü'nün doğallığı ve güzelliği kaybolmasın, çocuklarımıza verebileceğimiz bir yanıtımız hep olsun! Salda Gölü yalnız ülkemizin değil, dünyanın da korunması gereken bir insanlık mirasıdır.
FOTOĞRAFLAR: OSMAN ÜNLÜ
Diğer Yazılar




