GURBETİ YAŞAYAN BİLİR

Sevgili dostlar,

           Zordur vatandan başka ülkeye göç etmek. Üstelik giderken her şeyi geride bırakmak çok zordur. Her şey derken; kültür, dil, inanç, yiyecek, giyecek vb. gibi farklılıklar göze çarpar.  Saydığım her şeyin içinde de kaybolup gidenler olmuştur, kazananlarda olmuştur. Babam ilk izne geldiğinde hatırlıyorum da başında tüylü fötr şapkası, kravatlı takım elbiseyle geldi. Herkes ilgi göstermişti. Hele hele izne geldiklerinde sevinçten bayram ettiğim Mehmet amcama(zülo), Hüseyin amcama(Yazırlı) hiç unutmuyorum. Verdikleri bol harçlıkla bakkallara abone olurdum. Aynı zamanda Almanya ya ilk gidenlerden bonkörlüğü ile ünlü Ramazan dayıyı unutmak ne mümkün(hepsine Allah Rahmet eylesin). Gurbeti yaşayan bilir derler çok doğru. Gurbetçilerimizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

            Anlaşıldığı gibi ben de diğerleri gibi gurbetçi ailenin çocuğuyum. Almanya yı iyi bilirim, Fransa ya gittim. Babam 1969 yılında önce Fransa ya, sonra Almanya ya geçmiş. Ben de 1981 yılında Almanya ya işçi ailesi olarak gittim.  Sonra döndüm okudum, 2007 yılında öğretmen olarak ziyaret ettim. Ara sıra gidip geliyorum. Çünkü akrabalarım hala orada yaşıyorlar. Ara sıra kardeşlerime, yeğenlerime ve kuzenlerime ziyaret ediyor, hasret gideriyorum. 

          Gurbetçilerimiz, her an vatan hasretiyle yanıp tutuşan; vatan, bayrak, millet sevdalısı insanlardır. Gurbet ellerde ne kadar iyi olurlarsa iyi olsunlar izin zamanı geldi mi her şeye rağmen izinlerini Türkiye de geçirmeye çalışırlar. İzne geldiler mi baya baya para harcarlar. Yıl boyunca biriktirdikleri tasarrufu Türkiye de, harcamaya(emlak, araba vb. alımlar) çalışırlar. Bu fedakâr insanlar her alanda muhtaçlara yardım etmeye gayret ederler. Türkiye nin her yerinde onlar var desem yeridir. 

         Yıllık izinlerini geçirmek için hava yolu, kara yolu ve deniz yolu tercih edilir. Genelde kara yolu tercih edilir. Almanya dan yola çıkan gurbetçilerimiz, Avusturya ve Yunanistan da pek sıkıntı yaşamadıklarını, Sırbistan da ve Bulgaristan da sıkıntı yaşadıklarını söylüyorlar. Deniz yolu ile İtalya dan İzmir e geldiklerinde sıkıntı yaşamadıklarını söylüyorlar. O yüzden izine geliş ve dönüşlerde güvenli yerlerden alışverişlerini yapıp sıkıntılı ülkelerden hızla geçmeye çalışıyorlar. Gurbet yolunda sıkıntılarının giderilmesini diliyorum.

          Diğer sıkıntıları ise, sınır kapılarında uzun bekleyişler oluyor. Ülkemize ekonomik anlamda büyük katkıları olan bu fedakâr insanlara olabildiğince yardımcı olunursa iyi olur diye düşünüyorum. Gurbet elde yaşadıkları sıkıntıları unutabilmek için umutla özlemle sınır kapılarına, deniz ve hava limanlarına geliyorlar. Tatil bitimi de aynı yerlerden gurbetin hüzünlü yolculuğu ile yaşadıkları ülkelere geri dönüyorlar. 

         İzine gelen gurbetçiler trafik kazalarına kurban gidebiliyorlar. Gurbet elde yaşadıkları ülkelerin trafik kurallarına alıştıkları için, kullandıkları yollarda ve Türkiye de trafikte zor durumda kalabiliyorlar. Aslında trafik kuralları her yerde aşağı yukarı aynıdır. Belki uygulamalarda farklılıklar olabilir.  

          Kazalarda vefat gurbetçilere Rahmet, yaralılara da şifalar diliyorum. 

         Gurbet, ah gurbet sen yok musun sen! Kimi umutların yok olduğu, kimi umutların yeşerdiği yer değil misin sen! 

         Gurbete ilk gidenler vefat etmeye başladı. Birinci kuşağın çoğu gurbet elde emekli olup vatana döndüler. Emekliliğini yaşadıkları ülkede geçirenler de var. Babam Denizli de yaşıyor. İkinci kuşak nesiller meslek sahibi oldular, yaşam standartlar bir tık daha yükseldi. Üçüncü kuşak nesiller ise bürokrasiye girdiler yaşam standartlar bir tık daha yükseldi. Dördüncü kuşak nesiller artık yaşadıkları ülke şartlarında ulaşılması gereken yüksek yerler ulaşmaya başladılar. Ne kadar yaşadıkları ülkede yaşam standartları yükselse de bir gün vatana dönmeyi hayal eden gurbetçilerimiz çoğunlukta diyebilirim. Bunu izne gelen akrabalarımla konuşurken anlıyorum. Akrabalarımın çoğu meslek sahibi(avukat, doktor, öğretmen, hemşire, Polis, işletme sahibi vb.) oldular. 

         Aynı zamanda gurbetçilerimizin çoğu kendi kültürlerini kaybetmeden yaşadıkları ülkenin kültürüne uyum sağlamışlardır.  Bunun yanında asimile olup kaybolup gidenler de vardır. 

          Vatan özlemiyle yanıp tutuşan gurbetçi kardeşlerimizin sevinçlerini, hüzünlerini paylaşırsak iyi olur. Gurbetçinin halini gurbete giden anlar. Onların iyi niyetlerini suiistimal etmeyelim. Alışverişlerde olsun, gezilerde olsun, her nerede olursa olsun kazık atmamaya çalışalım yeter. Onlar bize her zaman lazım. Onlar bizim canımız kanımız. Onlar ülkemizi terk edenlerden değil, ülkesi için yanıp tutuşan, canını verecek kadar seven insanlardır. 

        Sevgili dostlar,

        Gurbet elde sevginin, hasretin, yalnızlığın, ayrılığın, kavuşmanın değeri bir başka olur. Hani derler ya; gurbetlik ne uçsuz bucaksız denizde olmak, ne de bir çöl ortasında tek başına olmaktır.  Gurbetlik sevdiklerinden uzak ve yalnız kalmaktır. 

          Vatanını, milletini ve bayrağını seven gurbetçilerimize selam olsun!..

Salih KOCABAŞ

Diğer Yazılar