BAŞINA GELMEYEN ANLAMAZ
Hepimizin başına en az bir kere gelmiştir... Kalabalık bir pazarda, bir alışveriş merkezinde ya da işlek bir caddede çocuğumuzun veya bir yakınımızın elini bir anlığına bıraktığımızda yaşadığımız o panik hali. Saniyelik bir yok oluşun, o an kalbimizde yarattığı o derin boşluk ve nefes kesen korku.
Şimdi, bu korkuyu hayatınızın her gününde, her saatinde, hatta her saniyesinde yaşadığınızı bir hayal edin.
Eskiler boşuna dememiş, "Başına gelmeyen bilmez" diye. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir hayat gibi görünse de; evinde Alzheimer, demans, otizm veya zihinsel engelli bir yakını olanlar için hayat, her an tetikte geçirilmesi gereken bir nöbet halidir. O evlerde gece deliksiz bir uyku uyumak neredeyse haramdır. Sevdiğiniz o insanın kapıdan çıkıp gitmesi, adını bile hatırlayamadığı bir sokak köşesinde çaresizce kalakalması ihtimali; ailenin sırtında görünmez, tonlarca ağırlıkta bir yüktür.
Geçtiğimiz günlerde, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun 2 yıllık icraatlarını anlattığı değerlendirme toplantısını takip ederken, tam da bu yaraya merhem olan bir projenin aslında ne kadar hayati olduğunu bir kez daha, çok daha derinden hissettim.
Bilenler bilir, "Bizimle Yalnız Değilsiniz" projesi aslında geçtiğimiz yılın, 2025'in Kasım ayında hayata geçmişti. Belki birçoğumuz o dönem haberi okuyup, "Ne güzel bir sosyal hizmet" deyip geçtik. Ancak Başkan Çavuşoğlu, o toplantıda anlatılan onca devasa yatırımın, kilometrelerce uzayan altyapı çalışmalarının ve bütçelerin arasında bu projenin üzerine öyle bir hassasiyetle, öyle bir vurguyla basarak durdu ki... İşte o an, bu işin rakamlara dökülemeyecek kadar büyük bir değere sahip olduğunu anladım.
Çünkü masaya konulan o saat şeklindeki küçük, GPS destekli cihaz, aslında bir teknoloji harikasından ziyade, uykusuz gecelere son veren bir "huzur" reçetesiydi.
Sisteme Denizli Büyükşehir Belediyesinin internet sitesi üzerinden başvuran ailelere ücretsiz verilen bu cihazlar sayesinde, yakınlar cep telefonu uygulamasından 7/24 takip edilebiliyor. Kaybolma riski taşıyan o özel bireylerimiz, artık sokaklarda sahipsiz birer gölge olmaktan çıkıp, her an güvende oldukları bir koruma kalkanına alınıyorlar.
Projeden yararlanan ailelerden Suna İlkay Hanım'ın anlattıkları aslında o toplantıdaki hissiyatımın en somut kanıtı. Kayınvalidesi Hanım Ayşe Teyze Alzheimer hastasıymış. Korkulan olmuş ve bir gün kaybolmuş. O an yaşadıkları çaresizliği düşünebiliyor musunuz? Ama kollarında bu saat olduğu için, cep telefonu uygulamasından nokta atışı bulmuşlar teyzemizi.
Suna Hanım'ın, "Cihaz olmasaydı bulamazdık... Başkanımızdan Allah razı olsun" sözü, milyonlarca liralık dev projelere bedel bir teşekkür bence. Bir duanın, bir minnetin en saf hali.
Şehre köprüler, yollar, binalar yapabilirsiniz; bunlar bir yerel yönetimin asli görevleridir. Ama insanın içine, kalbine dokunan, o korku dolu karanlıkları aydınlatan şefkat köprüleri kurmak bambaşka bir vizyonun eseridir. Başkan'ın o toplantıda altını çize çize söylediği “Denizli’de kimse kendini yalnız hissetmeyecek” cümlesi, belli ki sadece şık bir slogan değil, bu vizyonun tam kalbine yerleştirilmiş bir sözmüş.
Eğer etrafınızda, mahallenizde, akrabalarınız arasında bu derdi çeken, o ağır kaygı yükünün altında sessizce ezilen birileri varsa, lütfen onlara bu projeden bahsedin. Başvurular hem belediyenin internet sitesi hem de uygulamaları üzerinden devam ediyor.
Unutmayalım; hayat, biz birbirimizin elinden tuttuğumuzda, birbirimizin görünmez yüklerine omuz verdiğimizde çok daha yaşanılır oluyor.
Diğer Yazılar




