BAŞKAN KUMAŞI

Yerel seçimlerden önce pek çok kez, bir belediye başkanının ne gibi özellikleri olmalı konulu yazılar yazdım. Tabi o günlerde adaylar sıkı bir rekabet içerisindeydi. Nihayet seçimler tamamlandı ve hak edenler seçmenin takdiriyle koltuklarına oturdu. 

Ülkenin pek çok şehrinde olduğu gibi Denizli'de de koltuklarda büyük değişimler yaşandı. Kuşkusuz en çok konuşulanı da "asla kaybetmez" denilen Osman Zolan'ın seçimi CHP'nin adayı Bülent Nuri Çavuşoğlu'na karşı kaybetmesi oldu.

Seçilen belediye başkanlarının büyük çoğunluğunu, gazeteci olduğum için öncesinden tanıyor ve takip ediyorum. Başkanlığa uzanan merdivenleri nasıl tırmandıklarını, nerelerde hata nerelerde doğru hamleler yaptıklarını analiz etmek de bu nedenle benim için pek zor değil.

Peki genel olarak Denizli'de yaşayan bizler nasıl bir belediye başkanı istiyoruz? Denizli'de yaşayanlar vurgusunu özellikle belirtiyorum çünkü demografik yapının, belediye başkanından beklentileri de direkt ilgilendirdiğini düşünüyorum.

Ege insanı olarak elbette ki "İçimizden biri" görüntüsünü seviyoruz. Sevecen, sıcak kanlı, esprili... Bunun yanında kararlı, hak yemeyen ve yedirtmeyen... Mümkünse şovenist, Denizli'ye asla laf söyletmeyen... Çocuklara karşı sevgili, yaşlılara saygılı, kadınlara nazik, hayvanlara dost...

Evet, yukarıda saydıklarımı istemeyenimiz yoktur herhalde. 

Tüm bunlara ek olarak ben, bir belediye başkanında başkan duruşu da görmek istiyorum. Oturduğu koltuğu dolduran, dahası adam gibi oturan; konuştuğunu dinleten, argoyu, şiveyi sadece dost meclislerine saklayan; görünüşüyle, duruşuyla kentimizi temsil eden; ancak mütevazı bir başkan görmek istiyorum. Yani, bulunduğu makamın ağırlığını ve sorumluluğunu bilen başkan kumaşını görmek istiyorum.

Hepinize iyi pazarlar.

Haftaya yine burada buluşmak üzere, saygılarımla... 


 

Diğer Yazılar