BİR KAP SU, BİR CAN
Önümüzdeki dört beş gün, Denizli için sıradan bir yaz sıcağından ibaret değil. Hissedilen sıcaklığın 50 dereceye dayanacağı bir dönemden bahsediyoruz. Asfalt kızaracak, gölgeler daralacak, biz klimalı evlerimize, ofislerimize sığınacağız. Peki ya sokakta yaşayan, bizim gibi bir kapıyı açıp serine girme lüksü olmayan canlar?
Bu satırları onlar için yazıyorum.
Bunun ne büyüklükte bir mesele olduğunu anlamak için birkaç rakama bakmak yeter. Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin sokak hayvanları için kurduğu barınma ve rehabilitasyon merkezi, hizmete girdiği günden bu yana elli bini aşkın sokak hayvanına kucak açtı; yalnızca geçtiğimiz yıl bu sayı yirmi dört bin civarındaydı. Bu şehri, on binlerce can dostumuzla paylaşıyoruz. Ve bu sıcakta onların hiçbiri kendi başına bir bardak suya ulaşamıyor.
Bir kedi susuz kaldığında birkaç gün dayanabilir; bir köpek biraz daha uzun süre idare edebilir. Ama "dayanmak" ile "yaşamak" aynı şey değil. Bu sıcaklarda susuzluk, sadece bir rahatsızlık değil; böbrek yetmezliğinden sıcak çarpmasına kadar giden, çoğu zaman geri dönüşü olmayan bir tehlike demek. Bir hayvan susuzluktan öldüğünde, o ölüm sessiz gerçekleşir. Kimse duymaz, kimse görmez. Ertesi gün sokakta bir can eksik olur, hepsi bu.
Oysa önlemesi bu kadar kolay bir şeyden bahsediyoruz. Elinizdeki eski bir kap, bir kase, hatta kırık bir tencere kapağı bile yeter. Evinizin önüne, iş yerinizin girişine, apartmanın bahçesine bir kap su koymak, hayatınızdan otuz saniye alır. Ama o otuz saniye, bir hayvan için o günü atlatıp atlatamayacağı anlamına gelebilir.
Bunu yaparken kimseden büyük bir fedakârlık istemiyorum. Bahçesi olan bir kap su koysun, balkonu olan balkonundan sarkıtsın, apartman girişi olan girişe bıraksın. Esnaf dükkânının önüne, market sahibi mağazasının kenarına, taksi durağındaki şoförler bekleme yerlerine birer kap koysun. Belediyelerimiz de bu günlerde sokak hayvanı su noktalarını sıklaştırsın, mahalle muhtarlarımız bu çağrıyı kendi mahallelerinde duyursun.
Çünkü bu şehir sadece bizim değil. Bu sokaklarda yıllardır yaşayan, çoğu zaman bizim atıklarımızla beslenen, bizim şefkatimize muhtaç olan dostlarımız var. Onlar bize güvenerek bu şehirde yaşamayı seçmediler; biz onları burada bulduk, onlar burada doğdular. Şimdi onlara borcumuzu, bir kap suyla ödeyebiliriz.
Önümüzdeki birkaç gün boyunca dışarı her çıktığınızda, bir an durun ve düşünün: evinizin önünde bir kap su var mı? Yoksa, şimdi koyma vakti. Çünkü bu sıcaklarda bir kap su, bazen bir hayat demektir.
Diğer Yazılar




