DENİZLİ'NİN PET ATAĞI

Herhalde siz de benim gibi mahallenizdeki pet shop ve veteriner kliniği artışını fark etmişsinizdir. Akıllı yatırımcılar yıllarca kadına ve çocuğa oynayarak yüksek satışlardan inanılmaz karlar elde etti. Ancak internetin devreye girmesiyle işler bu noktada değişti. Aslında ülkemizde her dönem ticari trendler oluşuyor ve biz de Denizli'de bunun yansımalarını net bir şekilde görüyoruz. Bir dönem patlayan çiğ köftecileri, adım başı karşımıza çıkan cep telefonu aksesuarcılarını hatırlayın.

Şimdi ise yeni trend pet sektörü. Hani az önce söylediğim kadına ve çocuğa oynayan yatırımcı zihniyeti var ya, şimdi hayvana oynuyor. 

Evde hayvan besleyenler bilir; maması, kumu, aşısı gibi rutin giderlerinin yanı sıra hayvanınıza biraz düşkünseniz oyuncağıydı, yatağıydı, suluğuydu derken ciddi bir harcama kalemi haline geliyor. Yüzlerce marka binlerce ürün karşınıza çıkıyor. Yok köpeğim bu mamayı beğenmedi, yok kedim bu kuma pislemedi derken sadece deneme yanılma süreci bile başlı başına maliyet. "Kedim Erikli'den başka su içemiyor" diyeni bile gördü bu gözler.

Bu ballı sektöre oynayanların hiçbirinin derdi tabi ki sokak hayvanları değil. Onlar, cebi para dolu hayvanseverlerin naif duygularını seviyor.        

Tabi bu gelişmeler bize, toplumumuzda hayvanlara olan sevginin, haliyle onların yaşamına olan saygının da giderek arttığını gösteriyor. Toplum bu noktaya evrildikçe de belediyelere büyük iş düşüyor. Daha kapsamlı barınaklar, donanımlı hayvan hastaneleri ve daha hassas bir yaklaşım gerekiyor. 

Son yerel seçim süreci bana gösterdi ki sokak hayvanları için proje üreten, yatırım yapan 3 puanı kapıyor. İlgililere duyurulur...  

 

Diğer Yazılar