DÜNYANIN EN YAPAYALNIZ CANLILARI; BABALAR

Bu basit bir aforizma ya da süslü bir cümle değil; yılların getirdiği tecrübenin, sessizce yutkunulan dertlerin ve tek başına sırtlanılan yüklerin bir nevi dışa vurumudur. Bugün 21 Haziran. Takvim yapraklarının bize "Babalar Günü" olduğunu hatırlattığı, vitrinlerin telaşla süslendiği o malum gün. Peki, janjanlı hediye paketlerinin, indirimli gömleklerin ve sonu gelmeyen reklam kampanyalarının ötesinde, biz bu günü aslında neden kutluyoruz?

Cevap, tam da o "yapayalnızlıkta" gizli.

Annelerin o görünür, kapsayıcı ve dillendirilen şefkat denizinin yanında, babaların dünyası genellikle bir sessizlik adasıdır. Biz babalar düşeriz ama belli etmeyiz; içten içe kırılırız ama "Yoruldum" demeyi çoğu zaman kendimize bile yakıştıramayız. Evin sarsılmaz direği, her fırtınada sığınılacak o liman olmak zorundayızdır çünkü. Kendi babalarımızdan böyle görmüşüzdür; sevginin kelimelerle değil, koruyup kollamakla, gövdeyi siper etmekle, alın teriyle gösterildiğine inandırılmışızdır. Kendi içimizde kurduğumuz o sessiz, yalnız cumhuriyetin tek vatandaşıyızdır bazen.

İşte Babalar Günü, senede sadece bir gün de olsa, o görünmez zırhın ardındaki yorgun ama sevgi dolu kalbin fark edildiği, o yalnız adamın sırtının sıvazlanıp "Seni görüyoruz ve çabanı anlıyoruz" denildiği o nadide andır.

Bir babanın o sert, rasyonel ve aşılmaz gibi duran yalnızlık duvarını yerle bir eden tek bir mucize vardır hayatta: Bir kız çocuğunun gözlerindeki o ışıltı.

Elinize o minicik elleri ilk aldığınızda, dünyaya karşı ördüğünüz tüm duvarlar bir anda un ufak olur. Dışarıda ne kadar yorulursanız yorulun, hayatın o acımasız çarkları arasında ne kadar yıpranırsanız yıpranın, kapıyı açıp da boynunuza sarılan bir kızınız varsa, o yalnızlık pelerini vestiyerde asılı kalır. Onun için sadece bir baba değil; ilk kahraman, ilk güven, hayattaki ilk sarsılmaz çınar olursunuz. Kızının saçını tararken dünyanın en narin insanına dönüşen bir adamın yalnızlığından bahsedilebilir mi? Dünyanın en yapayalnız canlısı, o an itibarıyla dünyanın en şanslı kalbine dönüşür. O minik kızın yarınlarında güvenle yürüyebileceği, adil ve güzel bir dünya inşa etmek için atılan her adım, aslında o sessiz yalnızlığın en büyük anlamıdır.

Bugün, o alışveriş telaşının ötesine geçip o derinden gelen sessizliği dinleme vakti. Belki kelimelerle sevgisini her an haykıramayan, ceketinin cebinde ailesinin dertlerini bir ömür taşıyan, evladının gözünden düşecek tek bir damla yaş olmasın diye koca dünyayı karşısına almaktan çekinmeyen o adamların günü.

İçindeki o yalnız çocuğu, evlatlarının gülüşüyle susturan tüm babaların 21 Haziran Babalar Günü kutlu olsun.

Diğer Yazılar