NARKOTİK VERİLERİ GÖSTERİYOR Kİ DURUM ÇOK VAHİM!

Meslek hayatım boyunca herhalde bini aşkın uyuşturucu operasyonu haberi yazdım. Emniyet şeritlerinin arkasında, şafak vakti koçbaşıyla kırılan kapıların gürültüsünde, uykusuz gecelerde operasyonlara gazeteci olarak eşlik ettim. Barut kokusunu da, o zehrin yarattığı yıkımı da yakından tanıdığımı sanırdım. Ancak önümdeki Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın yayımladığı  2024 yılı verileri, durumun artık "tanıdık" bir tehlike olmaktan çıkıp tam teşekküllü bir toplumsal felakete dönüştüğünü haykırıyor.

Durum sadece ciddi değil; durum vahim, hem de çok vahim.

Elinizdeki bu rakamlar sadece buzdağının suyun üzerinde kalan, devletin "dur" diyebildiği kısmı. Bir an durun ve düşünün: Bu yakalananlar. Peki ya yakalanamayanlar? Sokak aralarından sızan, bir gencin damarına, bir diğerinin zihnine giren o devasa miktar nerede?

Rakamlar yalan söylemez, ama bazen can yakarlar. 2024 yılında 94 milyondan fazla sentetik ecza ele geçirildi. Galara’dan Gerica’ya kadar uzanan bu liste, sadece bir "madde" istatistiği değil; milyonlarca kayıp hayatın, parçalanmış ailenin belgesidir.

Beni asıl dehşete düşüren ise Metamfetamin verileri. Ülke tarihindeki en yüksek yakalama miktarına ulaşılarak 33 tonu aşkın "met" ele geçirilmiş. Bir önceki yıla göre %54,4 artış... Bu, zehrin sadece yayılmadığını, adeta bir sel gibi üzerimize geldiğini gösteriyor. Keza kokain yakalamalarındaki %23’lük artış, Türkiye’nin bir geçiş rotasından çok daha fazlası haline getirilmek istendiğinin kanıtı.

Sokaktaki Savaş

Sadece "büyük baronlar" ile değil, sokağın her zerresinde bir savaş veriliyor. 2024’te 309 bin 28 olaya müdahale edilmiş. Neredeyse her gün bine yakın operasyon! 374 binden fazla şüpheli yakalanmış. Bu bir ordu büyüklüğündedir. Ancak madalyonun diğer yüzü daha karanlık: Bu olayların %83,5’i doğrudan "kullanım" suçu.

Yani zehir artık kapımızın eşiğinde, okullarımızın çevresinde, çocuklarımızın sosyal medya hesaplarında. Narko-Siber birimlerinin binlerce kullanıcıyı takip etmesi, NARVAS sisteminin her mahalleden ihbar yağması tesadüf değil; bir yangının ortasındayız.

Bir Nesli Kaybediyoruz

Kafes-44, Kuyu-4 gibi operasyonlarla milyarlarca liralık mal varlıklarına el konulması, uluslararası şebekelerin çökertilmesi kuşkusuz umut verici. Emniyet güçlerimiz cansiperane bir mücadele veriyor, buna bizzat şahidim. Ancak sadece polisiye tedbirlerle bu bataklığı kurutmak mümkün mü?

22 milyondan fazla haşhaş kökü imha ediliyor, tonlarca kimyasal yakalanıyor ama arz iştahı kesilmiyor. Çünkü bu sadece bir asayiş sorunu değil, bir beka sorunudur.

Şunu unutmayın: Her yakalanan gramın arkasında, yakalanamayan bir tonun gölgesi; her tutuklanan zehir tacirinin yerini almaya hazır bir yenisi var. Eğer toplum olarak bu uyuşmuşluktan uyanmazsak, geleceğimiz uyuşturucu hapların ve sentetik tozların arasında eriyip gidecek.

Durum vahim. Hem de tahmin ettiğinizden çok daha fazla.

 

Diğer Yazılar