UNUTMANIN EŞİĞİNDE HATIRLAMAK

Ilgaz’ın çocukluğundan beri en çok sevdiği şeylerden biri, babaannesi ile sohbet etmekti.

Onun anlattığı hikâyeler sıradan değildi.

Her biri yaşanmış, hissedilmiş ve zamanın içinden süzülüp gelmişti. Ailesine ait yaşanmışlıkları ondan dinlemek müthiş hissettiriyordu.

Aynı hikâyeyi defalarca anlatsa bile Ilgaz hiç sıkılmazdı.

Çünkü o hikâyeler sadece geçmişi değil,

bir insanın kim olduğunu da anlatıyordu.

 

Ama son zamanlarda  bir şeyler dikkatini çekmeye başlamıştı.

Babaannesi bazen kelimeleri bulmakta zorlanıyordu.

Bazen cümlenin ortasında duruyor,

sonunu getiremiyordu.

Bir gün, yıllardır anlattığı bir hikâyenin ortasında durdu.

“Devamı neydi?” diye sordu.

Ilgaz  o an  bir şeylerin ters gitmeye başladığını hissetti.

Bu bir unutkanlık değildi sadece.

Bu… kaybolmanın başlangıcı olabilir miydi?

 

O gece uzun süre uyuyamadı.

Aklında tek bir soru vardı:

“Bir insanın anıları yavaş yavaş silinebilir mi?”

 

Ertesi gün araştırmaya başladı.

Karşısına çıkan bilgiler onu hem korkuttu

hem de düşündürdü.

Alzheimer Hastalığı

ve Demans

sadece yaşlanmanın doğal bir sonucu değildi.

Bunlar, beynin yapısını ve işleyişini etkileyen süreçlerdi.

Ama aynı zamanda…

Yaşam tarzının da bu süreç üzerinde etkili olabileceği anlatılıyordu. (1)

 

Beslenme.

Uyku.

Stres.

Zihinsel aktivite…

Ve Ilgaz’ın son zamanlarda tanıştığı bir alan daha:

Doğal yağlar ve aromaterapi.

 

Başta bu fikre biraz mesafeli yaklaştı.

Ama derinleştikçe fark etti ki, bazı bitkisel yağların içerdiği bileşenler

beyin sağlığıyla ilişkili mekanizmalar üzerinde çalışılıyordu.

Özellikle antioksidan etkiler…

İltihaplanma karşıtı özellikler…

Sinir hücrelerini korumaya yönelik potansiyel etkilerdi… (2)

 

Mesela Çörek Otu Yağı üzerine yapılan çalışmalarda,

içerdiği timokinon bileşeninin

nöroprotektif etkileri araştırılıyordu.

Benzer şekilde Keten Tohumu Yağı,

omega-3 içeriğiyle beyin sağlığı açısından dikkat çekiyordu.

 

Bu bilgiler Ilgaz için bir “çözüm” değil,

bir “yön” oldu.

Çünkü ilk kez şunu fark ediyordu:

Beyni korumak, hastalık başladıktan sonra değil,

çok daha önce başlayan bir süreçti.

 

O günden sonra küçük değişiklikler yaptı.

Babaannesiyle daha fazla zaman geçirmeye başladı.

Onu dinlemeye, onunla konuşmaya, birlikte gülmeye…

Ama sadece bu değil.

Beslenmesine daha çok dikkat etti.

Bazı doğal yağları hayatına dahil etti.

Stresini azaltmaya çalıştı.

Ve en önemlisi…

Kontrol edemeyeceği şeylerden çok,

edebileceği şeylere odaklandı.

Çünkü artık biliyordu:

Hafıza sadece geçmişi hatırlamak değildi.

Hafıza, kim olduğumuzu taşıyan en sessiz bağdı.

 

Bir akşam yine babaannesinin yanına oturdu.

O gün hikâye yarım kalmadı.

Ama Ilgaz bu kez farklı dinliyordu.

Sadece sözleri değil,

o anın kendisini de hatırlamak ister gibi…

 

Ve içinden şu cümle geçti:

“Belki her şeyi kontrol edemem…

ama hatırlanan anları çoğaltabilirim.”

 

(1) Lifestyle factors and risk of dementia: a systematic review – Nature Reviews Neurology

(2) Neuroprotective effects of natural products in neurodegenerative diseases – Frontiers in Neuroscience

Diğer Yazılar