KARACA’DAN MAARİF VAKFI'NA ŞEFFAFLIK VE DENETİM ÇAĞRISI

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, TBMM Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu'nda Türkiye Maarif Vakfı’nın bütçe yönetimi, denetim mekanizmaları ve eğitim müfredatına ilişkin kritik sorular yöneltti.

TBMM Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu'nda gerçekleşen Türkiye Maarif Vakfı sunumunda söz alan CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, vakfın mali yapısı ve denetim süreçlerini gündeme taşıdı. Sayıştay’ın Milli Eğitim Bakanlığı denetim raporlarında yer alan "Denetim Kurulu’nun yasaya uygun oluşturulmadığı" yönündeki bulguyu hatırlatan Karaca, bu eksikliğin giderilip giderilmediğine dair yazılı yanıt talep etti. Kamu kaynaklarının kullanıldığı her yapıda şeffaflığın zorunlu olduğunu ifade eden Karaca, vakfın Sayıştay denetimine tam olarak açılması gerektiğini vurguladı.

BÜTÇE VE KAYNAK AKTARIM KRİTERLERİ

Vakfın 2025 yılı bütçesinin yaklaşık 6,7–6,8 milyar TL bandında olduğuna dikkat çeken Karaca, merkezi bütçeden aktarılan payın yanı sıra toplanan bağış miktarlarının da açıklanmasını istedi. Kaynak aktarımı süreçlerinde hangi nesnel ölçütlerin kullanıldığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Karaca, "Kamu kaynağı aktarılan bir yapı denetimden ve şeffaflıktan kaçamaz. Kaynak aktarım kriterleri ve karar süreçleri daha şeffaf bir biçimde raporlanmalıdır" ifadelerini kullandı.

MÜFREDAT VE CUMHURİYET DEĞERLERİ

Vakfın yurt dışındaki okullarında uygulanan eğitim içeriklerine de değinen Biçer Karaca, kurumun misyon ve vizyonunda yer alan "değerler" kavramının içeriğini sordu. Yurt dışı faaliyetlerinde Cumhuriyet değerlerinin esas alınıp alınmadığının açıklığa kavuşturulmasını isteyen Karaca, okullarda uygulanan müfredatların kamuya açık ve erişilebilir olması gerektiğini dile getirdi. Karaca, bu talebin bir müfredat dayatması değil, doğrudan bir denetlenebilirlik ihtiyacı olduğunu kaydetti.

"YÜZ YILLIK ANOMALİ" TARTIŞMASI

Komisyon görüşmeleri sırasında AKP Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel tarafından kullanılan "yüz yıllık anomali" ifadesi, Karaca tarafından tutanaklara geçirildi. Bu ifadenin neyi kastettiğinin açıklanmasını isteyen Karaca'nın sorusu üzerine, söz konusu ifadenin 1991 yılında hazırlanan bir rapora atıf olduğu bilgisi paylaşıldı. Öte yandan Karaca, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'ndaki dijital riskler raporu görüşmelerinde de çocuk haklarına değinerek, koruma mekanizmalarının yasaklarla değil, çocuk katılımını esas alan hak temelli yaklaşımlarla kurulması gerektiğini savundu.