"KAVRAMLAR BELİRSİZ, YETKİ TEK ELDE, KARAR İDARENİN TAKDİRİNDE"
Kamuoyunda Tapu Kanunu olarak anılan düzenlemeye ilişkin TBMM’de konuşan Denizli Milletvekili Öztürk teklif metnindeki belirsizliklere dikkat çekti; “Tüm vatandaşlarımızın mülkiyet hakkına giriyorsunuz” dedi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, TBMM’ye sunulan ve kamuoyunda Tapu Kanunu olarak anılan düzenlemeye ilişkin genel kurulda eleştirilerini sıraladı.
Teklif edilen düzenlemenin belirsizlikler içerdiğini kaydeden Öztürk, “Böyle bir düzenlemede sınırlar net çizilmeli. Bu düzenlemede kavramlar belirsiz, yetki tek elde, kararlar idarenin takdirinde. Kullanılmayan veya atıl olduğu değerlendirilen taşınmazların her bir metrekaresi Türk milletinindir, 86 milyonun ortak malıdır. İşte, bu sebeple, tüm vatandaşlarımızın mülkiyet hakkına giriyorsunuz” ifadelerini kullandı.
SAĞLIKLI BİR SÜREÇ DEĞİL
Düzenleme ile 14 ayrı kanunun ve bir de kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapıldığını kaydeden Öztürk; “Sonra bu tabloya sağlıklı yasama süreci denilmesi bekleniyor” diyerek itiraz etti.
Düzenlemenin atıl durumdaki hazine taşınmazlarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bedelsiz devredilmesine dikkat çeken Öztürk şu ifadeleri kullandı:
* Bununla da yetinilmiyor, bu taşınmazların satışından veya değerlendirilmesinden doğacak gelirlerin belirli oranlarla paylaştırılması da düzenleniyor.
* Şimdi, burada sorulması gereken çok temel sorular var. Kullanılmayan taşınmaz nedir? Atıl taşınmaz neye göre belirlenecektir? Bu değerlendirmeyi kim yapacaktır? Hangi idari merci hangi somut verilere dayalı bir taşınmazı atıl kabul edecektir? Ne yazık ki bu soruların hiçbirine kanun metninde açık ve net bir cevap verilmemektedir.
* Sorun tam da burada başlamaktadır çünkü siz kavramları tanımlamaz, sınırları çizmezsiniz hukuku güçlendirmiş olmazsınız, idarenin hareket alanını genişletmiş olursunuz. Düzenleme yapmış gibi görünür ama gerçekte belirsizliği kurumsallaştırırsınız.
* Mülkiyet hakkını ilgilendiren böyle bir düzenlemede kurallar açık olmalı, sınırlar net çizilmelidir ama bu maddede tam tersi yapılıyor, kavramlar belirsiz bırakılıyor, yetki tek elde toplanıyor ve sonuç doğuran kararlar idarenin takdirine bırakılıyor.
* Tam da bu noktada şu gerçeği hatırlatmak gerekiyor: Kullanılmayan veya atıl olduğu değerlendirilen taşınmazların her bir metrekaresi Türk milletinindir, 86 milyonun ortak malıdır. Bunu asla ama asla unutmayın. İşte, bu sebeple, tüm vatandaşlarımızın mülkiyet hakkına giriyorsunuz. Mesele sadece bu taşınmazları ekonomiye kazandırmak değildir. Asıl mesele bu süreçte Türk milletinin hakkının ne kadar güvence altında olduğudur.
* İşte, bu yüzden diyoruz ki bu düzenleme yapılırken esas alınması gereken şey sadece tasarruf değil aynı zamanda milletin mülkiyet hakkını koruyan güçlü bir hukuk güvencesidir. Aksi hâlde, bu madde teknik bir düzenleme olmaktan çıkar, milletimizin hakkını zayıflatan bir anlayışın somut göstergesine dönüşür.




