FİRMALARIMIZ ÇALIŞARAK BATIYOR…

ABD’nin Türkiye’den yapılan ihracata ek gümrük vergisi getirmesi, rakip ülkelere ise muafiyetler getirmesi TBMM gündeminde konuşuldu. Denizli Milletvekili Arpacı 3 yıl aradan sonra aynı araştırma önergesini verdi, “Sektöre son darbeyi Dostum Trump vurdu” diye seslendi.

ABD’nin Türkiye’den yapılan ihracata yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi getirmesi, buna karşın Türkiye’nin rekabet halinde olduğu Asya ve bazı pasifik ülkelerine muafiyetler tanıması, tekstil ve hazır giyim sektörünü zora soktu. Yaklaşık 3 yıl önce TBMM’ye sektörün sorunlarının araştırılması ve çözüm üretilmesi amacıyla araştırma önergesi veren Yeni Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı dün bir kez daha aynı önergeyi meclis başkanlığına sundu. Önerge gerekçesini açıklamak üzere uzun bir konuşma yapan Arpacı sektörün yaşadığı durumu ve tehlikeyi anlattı.

“MERAK ETMEYİN GEÇER” DEMİŞLERDİ…

Arpacı konuşmasına 3 yıl önce aynı önergeyi verdiğini hatırlatarak başladı ve şu ifadeleri kullandı:

* Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim. İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım" demiştim.
* "Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider" dediler…
* Komisyonumuza, geçen sene, özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi.
* Bakın, sektöre son darbeyi "Dostum Trump" vurdu. Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı, ABD ticaret temsilciliği, kamuya açık kayıtlarından, Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş  bildirilmediğini de söyledi.

* Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık.

İSTİHDAM KAYBI 500 BİNİN ÜZERİNDE, 10 BİN FİRMA KAPANDI

* AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim; kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin: Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde 15, hazır giyimde tam 11 sene önceye, geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor.
* Daha 5 sene önce 3,7 milyarla 6'ncı sıradayken şimdi tam 35 sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş.
* 2024-2025'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda, farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az.  
* Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar; Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor.

FİRMALARIMIZ ÇALIŞARAK BATIYOR

Hükümetin ‘büyüme’ olarak nitelediği gelişmelerin Türk Lirası enflasyonu nedeniyle şişmeden ibaret olduğunu savunan Yeni Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı; “Büyüme dediğiniz şey Türk lirası  enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmalar finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor, yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durumla, bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? Uyardık, çok söyledik;  yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik. Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme kadar her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor. Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3 bin 382… Yani insanlar artık  sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü  üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını  bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır” ifadelerini kullandı.