CHP İL BAŞKANI İSTİFA ETTİ
CHP’de Temmuz ayında il başkanlığına getirilen Ayhan Oran’ın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa ettiği öğrenildi.
CHP Denizli İl Başkanı Ayhan Oran görevinden istifa etti. Oran genel merkeze istifa dilekçesini gönderdi.
Oran; CHP hakkındaki mutlak butlan kararı ve ardından Yeni Parti’nin kuruluş süreci ile birlikte yönetim kadrolarını kaybeden Denizli örgütünde, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından 10 Temmuz’da il başkanlığına atanmıştı. Oran yaklaşık 3 ay bu görevi yürüttükten sonra istifa etti.
Oran istifasına sağlık sorunlarının neden olduğunu belirtti. Genel merkeze gönderdiği istifa metninde; “Son dönemde yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle, doktorlarım tarafından yapılan değerlendirmeler ve özellikle son dönemde tarafıma yapılan ciddi uyarılar doğrultusunda, bu yoğun çalışma temposunu ve siyasi faaliyetlerin gerektirdiği ağır süreci aynı şekilde sürdürmemin sağlık açısından doğru olmadığı açıkça ifade edilmiştir.
Doktorlarımın ısrarlı ve ciddi uyarıları üzerine, istemeyerek ve büyük bir üzüntü içerisinde, Cumhuriyet Halk Partisi Denizli İl Başkanlığı görevimden ayrılma kararı almak zorunda kaldım” ifadelerini kullandı.
Metnin devamında; “Ben makamdan ayrılıyorum; fakat Cumhuriyet Halk Partisi’nden ve bu büyük mücadelenin kendisinden ayrılmıyorum.
Bu nedenle, şahsıma güvenerek bu görevi veren ve bu süreçte yanımda olan tüm büyüklerimden, yöneticilerimizden ve yol arkadaşlarımdan özür diliyorum. Sağlık koşullarım nedeniyle böyle bir karar almak zorunda kalmış olmaktan dolayı duyduğum üzüntüyü özellikle ifade etmek isterim.
Sizlere olan saygımın ve sevgimin ölçüsü yoktur. Bana duyduğunuz güveni, gösterdiğiniz yakınlığı ve bu süreçte verdiğiniz desteği her zaman kalbimde taşıyacağım.
Bugün bir görevden ayrılıyor olabilirim; ancak kalbim ve gönlüm her zaman sizinle, Cumhuriyet Halk Partisi ile ve partimizin onurlu örgütüyle birlikte olacaktır.
Çok şükür ki hayatımın her döneminde, yaptığım işlerde ve üstlendiğim bütün görevlerde olduğu gibi, bu onurlu görevi yürüttüğüm süre içerisinde de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilke ve değerlerine yakışır şekilde hareket etmeye, dürüstlüğümden ve doğrularımdan hiçbir zaman taviz vermemeye gayret ettim.
Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyerek; kişisel hesapları, makamları ve beklentileri bir kenara bırakarak, her zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve örgütümüzün menfaatini her şeyin üzerinde tuttum.
Bana verilen bu görevi bir makam olarak değil, büyük bir sorumluluk ve onurlu bir emanet olarak gördüm. Görev yaptığım süre boyunca hiçbir kişisel menfaati partimin menfaatinin önüne koymadan, vicdanımın ve doğrularımın gösterdiği yolda yürümeye çalıştım.
Bugün görevimden ayrılırken içimde en küçük bir pişmanlık taşımıyorum. Çünkü görevimi yaparken vicdanımın, doğrularımın ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerinin dışına çıkmadığımı bilmenin huzurunu taşıyorum” ifadelerine yer verdi.




