VEREMDE ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Verem Savaş Dispanseri Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. H. Betül Abdüloğlu, 04–10 Ocak Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, verem hastalığında erken tanı ile doğru ve düzenli tedavinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Verem Savaş Dispanseri Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. H. Betül Abdüloğlu, 04–10 Ocak Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası kapsamında verem (tüberküloz) hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Abdüloğlu, veremin erken tanı ve uygun tedaviyle tamamen iyileştirilebilen bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirtti.

VEREM BULAŞICI BİR ENFEKSİYON HASTALIĞI

Verem hastalığının başta akciğerler olmak üzere birçok organ ve dokuyu etkileyebilen bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olduğunu ifade eden Dr. H. Betül Abdüloğlu, hastalıkla ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Mycobacterium tuberculosis isimli bakterinin neden olduğu verem hastalığı, genellikle solunum yoluyla alınan damlacıklar aracılığıyla bulaşır. Verem, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hızla ilerleyerek ölümcül olabilir; ancak erken tanı ve uygun antibiyotik tedavisiyle tamamen iyileştirilebilir. Hastalığın tedavisinde uzun süreli ve düzenli ilaç kullanımı çok önemlidir. Ayrıca, hastaların düzenli tedavisi ve çevrelerindeki insanlara bulaşmasını önlemek amacıyla koruyucu önlemlere dikkat etmeleri gerekir.”

VEREMLE MÜCADELE 1947’DEN BU YANA SÜRÜYOR

Günümüzde düzenli aşılamalar ve erken teşhis yöntemleri sayesinde hastalığın yayılma riskinin büyük ölçüde azaltıldığını belirten Abdüloğlu, tüberkülozun dünya genelinde hâlen küresel mücadele gerektiren önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Abdüloğlu, “Bu nedenle ülkemizde ‘Verem Eğitimi ve Farkındalık (Propaganda) Haftası’ etkinlikleri 1947 yılından itibaren düzenlenmektedir. Her yıl ocak ayının ilk pazar gününü izleyen hafta boyunca verem hastalığı ve hastalıkla mücadele hakkında bilgilendirmeler yapılmakta, kamuoyunun dikkati bu hastalığa çekilmektedir” dedi.

BELİRTİLER İKİ HAFTADAN UZUN SÜRERSE DİKKAT

Veremin, hasta kişilerin öksürme, hapşırma veya konuşma sırasında havaya saçtığı mikrodamlacıklar yoluyla bulaştığını ifade eden Abdüloğlu, belirtilerden birkaçının iki haftadan uzun sürmesi halinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.

GİZLİ VE AKTİF VEREM ARASINDAKİ FARK

Dr. Abdüloğlu, verem enfeksiyonunun gizli ve aktif olmak üzere iki şekilde görüldüğünü belirterek, “Latent tüberküloz, kişinin bakteriyle enfekte olduğu ancak bağışıklık sistemi güçlü olduğu için hastalığın aktifleşmediği durumdur. Verem enfeksiyonu olan kişilerin yaklaşık yüzde 10’unda yaşamlarının bir döneminde hastalık gelişebilir. Aktif verem ise bakterinin çoğalarak hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı aşamadır” ifadelerini kullandı.

TEDAVİ 6–9 AY SÜRÜYOR

Aktif veremin tedavisinin genellikle 6–9 ay sürdüğünü ve birden fazla antibiyotik kullanımını gerektirdiğini belirten Abdüloğlu, tedavinin yarım bırakılmasının bakteri direncine yol açabileceğine dikkat çekti.

VEREMİN EN YAYGIN BELİRTİLERİ

Veremin en sık görülen belirtilerinin; iki haftadan uzun süren öksürük, balgamlı veya kanlı öksürük, göğüs ağrısı, nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, gece terlemeleri, ateş, halsizlik, yorgunluk, ses kısıklığı ve lenf bezlerinde şişlik olduğunu kaydeden Abdüloğlu, özellikle risk grubundaki bireylerde bu belirtilerin daha erken dönemde ciddiye alınması gerektiğini söyledi.

TANI VE TEDAVİ ÜCRETSİZ YAPILIYOR

Verem tanı ve tedavisinin verem savaş dispanserlerinde ücretsiz olarak yapıldığını belirten Abdüloğlu, Doğrudan Gözetim Tedavisi (DGT), Tele DGT ve Video DGT yöntemleriyle hastaların yakından takip edildiğini ifade etti. Tedaviye başlandıktan 15–20 gün sonra bulaşıcılığın ortadan kalktığını vurgulayan Abdüloğlu, verem şüphesi olan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.

DENİZLİ VE TÜRKİYE VERİLERİ PAYLAŞILDI

Dr. H. Betül Abdüloğlu, Türkiye genelinde 2024 yılı verem hastalığı insidansının yüz binde 10,4 olduğunu, Denizli’de ise bu oranın yüz binde 7,8 olarak kaydedildiğini belirtti. Verem Savaş Dispanseri’nde 2024 yılında 87 hasta, 2025 yılında ise 95 yeni tüberküloz hastasının saptandığını açıkladı.