PAÜ’DE DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Kardiyoloji Servisi’nde Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, erken tanının ve düzenli takibin önemine dikkat çekildi.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Çocuk Kardiyoloji Servisi’nde, Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Programa; Tıp Fakültesi Dekanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Türkçüer, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Muhammet Arslan, Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Gürbüz Akçay, Hastane Başmüdürü Dr. Murat Taşer, Çocuk Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Münevver Yılmaz, Dr. Öğretim Üyesi Eyüp Aslan, öğretim üyeleri, sağlık çalışanları ile çocuklar ve aileleri katıldı.
DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI CANLI DOĞUMLARIN YÜZDE 1’İNİ OLUŞTURUYOR
Etkinlikte konuşan Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Münevver Yılmaz, doğumsal kalp hastalıklarının doğumsal anomaliler arasında ilk sırada yer aldığını belirterek, tüm canlı doğumların yaklaşık yüzde 1’ini oluşturduğunu ifade etti. Türkiye’de her yıl yaklaşık 15 bin bebeğin doğumsal kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini kaydeden Yılmaz, bu bebeklerin yaklaşık yüzde 25’inin yaşamını sürdürebilmesi için girişimsel işlem ya da cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyduğunu söyledi.
En sık görülen tablolar arasında kalpteki delikler ile kapak ve damar darlıklarının yer aldığını belirten Yılmaz, kalp odacığı, kapak ya da büyük damarların hiç gelişmemesi gibi daha ağır ve karmaşık anomalilerin de görülebildiğini dile getirdi. Günümüzde erken tanı sayesinde hastalıkların büyük bölümünün başarılı şekilde tedavi edilebildiğini vurguladı.
ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR
Tanının doğum sonrası fizik muayene ve pulse oksimetre taramaları ile konulabildiğini aktaran Yılmaz, fetal ekokardiyografi sayesinde hastalığın anne karnında da tespit edilebildiğini belirtti. Bebeklerde emerken çabuk yorulma, terleme, hızlı nefes alıp verme, morarma, sık akciğer enfeksiyonu ve büyüme geriliğinin önemli belirtiler arasında yer aldığını kaydeden Yılmaz, daha büyük çocuklarda ise çabuk yorulma, çarpıntı, göğüs ağrısı ve bayılma görülebileceğini ifade etti. Bazı hastalarda ise herhangi bir belirti olmadan, başka bir nedenle başvuru sırasında duyulan üfürüm üzerine yapılan değerlendirmelerle tanı konulabildiğini söyledi. Ailelerin sabırlı olması ve takip süreçlerini aksatmamasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, bazı ameliyatların tek aşamada tamamlanamayabileceğini ve ilerleyen dönemlerde ek cerrahilere ihtiyaç duyulabileceğini belirtti. Ameliyat sonrası düzenli kontrollerin yapılması, çocukların beslenme, büyüme ve gelişimlerinin yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti. Yılmaz, “Doğumsal kalp hastalıklarında erken tanı ve doğru zamanda yapılan tedavi ile çocukların büyük çoğunluğu sağlıklı bir yaşam sürebilmektedir.” dedi.
“ÜNİVERSİTELER TOPLUMSAL SORUMLULUĞUN DA ÖNCÜSÜDÜR”
Tıp Fakültesi Dekanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Türkçüer ise konuşmasında, doğumsal kalp hastalıklarının dünyada ve Türkiye’de en sık görülen doğumsal anomaliler arasında yer aldığını ifade etti. Erken tanı, düzenli takip ve bilinçli bir toplum yaklaşımı sayesinde çocukların sağlıklı bir geleceğe adım atmasının mümkün olduğunu belirten Türkçüer, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma kurumları değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluğun da öncüsü olduğunu vurguladı. Düzenlenen etkinliğin farkındalığı artırmasını ve ailelere umut olmasını temenni ettiğini kaydetti.
ETKİNLİK HEDİYE DAĞITIMI VE FOTOĞRAF ÇEKİMİYLE SONA ERDİ
Etkinlik, hayırsever iş insanı Saffet Girgin tarafından çocuklara ulaştırılmak üzere bağışlanan hediyelerin dağıtılmasıyla devam etti. Çocukların söylediği şarkılar ve okunan şiirlerin ardından program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.




