ANJİYODA GÖRÜLEN HER DARLIK TEHLİKELİ Mİ?
Kalp Haftası kapsamında uyarıda bulunan Egekent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Fatih Çam, anjiyografide tespit edilen her damar darlığının ciddi risk anlamına gelmediğini belirterek, asıl tehlikenin “instabil” plaklarda olduğunu vurguladı.
13–19 Nisan Kalp Haftası dolayısıyla kalp sağlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Egekent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Fatih Çam, anjiyografi sonuçlarının doğru yorumlanmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Anjiyografinin damar içindeki daralma oranını gösterdiğini ancak tek başına kalp krizi riskini belirlemede yeterli olmadığını dile getiren Dr.Çam, bazı damar plaklarının sert yapıda olduğunu ve uzun yıllar stabil kalarak herhangi bir soruna yol açmayabileceğini söyledi.
Kalp krizlerinin önemli bir kısmının, anjiyoda çok belirgin daralma oluşturmayan ancak yumuşak ve çatlamaya eğilimli “instabil plaklardan” kaynaklandığına dikkat çeken Çam, bu tür plakların ani şekilde yırtılarak pıhtı oluşumuna neden olabildiğini belirtti.
“MODERN KARDİYOLOJİ YAKLAŞIMI DEĞİŞTİ”
Günümüzde kardiyoloji alanında yalnızca daralma oranına değil, damar duvarının yapısı, plağın karakteri, inflamatuvar aktivite ve yırtılma riskinin de değerlendirildiğini aktaran Dr. Fatih Çam, gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemleriyle daha ayrıntılı inceleme yapılabildiğini ifade etti.
Risk değerlendirmesinde en dar bölgenin değil, en dengesiz yapının belirleyici olduğuna vurgu yapan Çam, “Tehlike her zaman en dar yerde değil, en instabil plakta gizlidir” dedi.
“KORUYUCU KARDİYOLOJİ ÖN PLANDA”
Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Fatih Çam, Kalp Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde erken tanı, düzenli takip ve kişiye özel risk yönetiminin önemine dikkat çekerken, kalp krizi gelişmeden önce risklerin belirlenebileceğini ve bunun düzenli kontrollerle mümkün olduğunu belirtti.




